Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
Ekim 19, 2018, 06:32:03 ÖÖ

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Profil Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt
B O Y K O T   Ü R Ü N L E R I
+  �mmetin Sanal Kur'an Kursu...... www.ilminadresi.com
|-+  İslamı Öğreniyorum
| |-+  Fıkıh ve Akaid
| | |-+  Oy vermek şirk midir?
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Oy vermek şirk midir?  (Okunma Sayısı 2450 defa)
kervan

Editör
******


DUA : 453
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2119


« : Nisan 11, 2014, 01:08:01 ÖS »

Oy vermek şirk midir?

Müslümanımızın bilgi ve bilinç seviyesini gösteren hususlardan biri de budur; her seçim zamanı böyle söyleyen ve bunu yaymakla kendilerince şirkten kaçınmaya çağıran vatandaşlarımız olur.

Mantık şudur: Türkiye Cumhuriyeti bir şeriat devleti değildir. Demokrasi de İslam değildir. Partiler demokrasinin kurumlarıdır. O halde herhangi bir partiye oy vermek Allah'ın hükmünden başka bir hükmü, yani başka bir yönetim biçimini istemek, onu kabullenmek demektir. Oysa 'Kim Allah'ın indirdikleriyle hükmetmezse ya kâfirdir, ya zalimdir, ya da fasıktır' (5/44,45,47).

Önce malumu bir kez daha ilam edelim:
Türkiye elbette bir şeriat devleti değildir.

Demokrasi de elbette İslam değildir, İslam da demokrasi değildir.

İslam bir devlet kuracak olsa elbette bugünkü anlamıyla demokratik bir devlet kurmayacaktır. Ne var ki demokrasi içi boş bir şablondur. İnsanlara bir değer ya da inanç dayatmaz. Demokrasinin temel rüknü, halkın kendisini yönetenleri seçmesi, beğenmediğinde de değiştirebilmesidir. Bunun dışında demokrasi için söylenenlerin hepsi doğal hukukun ve evrensel ahlakın verileridir, demokrasi değildir. Bu iki şartı İslam da kabul eder. Dolayısıyla İslam demokrasi değildir ama demokrasinin içi İslam'la doldurulabilir.

Ayrıca demokrasi en iyi yönetim biçimi değil, kötülerin en az kötü olanıdır.

Şeriat dinin bütünü demek olduğuna göre, bir Müslümanın da şeriat istemesi doğaldır, hatta imanı açısından zorunludur.

Şimdi başlıktaki sorumumuza dönelim. Bir ülkede sınırsız demokrasi bulunsa, komünist partisinden şeriat partisine kadar her fikirde parti yönetime talip olsa, orada bir Müslümanın başka partiye oy vermesi, Allah'ın hükmünü bırakıp başkasını seçmesi anlamına gelebilir. Gelebilir diyoruz çünkü yine de farklı durumlar olabilir: Mesela o ülkede şeriat isteyenlerin sayısı azınlıkta olup şeriat partisine oy vermeleri, oylarının tamamen etkisiz kalmasını, böylece en az kötü yerine daha kötü olanın seçilmesini sonuç verecekse orada bile maslahat-mefsedet hesabı yapılabilir.

Maslahat kuralı İslam'ın temel kurallarındandır. Hatta İslam'ın tamamı maslahat-mefsedet hesabından ibarettir.

Buna kâr-zarar hesabı da diyebilirsiniz. Mesela Allah der ki: 'İçkide ve kumarda sizin için birtakım faydalar vardır ama onların zararı (günahı) faydasından çok daha büyüktür'. Bunun için de yasaklanmışlardır.
Yararımıza olanı yapmamız maslahat olduğu gibi, zararımıza olanı terketmemiz de maslahattır.
Bazı şeyler safi maslahattır, onlar zaten İslam'ın kendisidir.
Bazı şeyler de safi zarardır, onların da giderilmesi İslam'dır.

Bunların dışındakilerde maslahat ve mefsedet beraber bulunur. İşte fıkıhçının görevi burada başlar ve İslam terazisi ile bunları tartar, hangisi galipse hükmü ona göre verir.

Her ikisi çatışırsa, öncelikle mefsedetin giderilmesi esastır, varsın maslahat da yapılmamış olsun. Yani 'def-i mazarrat celb-i menafi'dan evladır'.

Şimdi tekrar başa dönelim: Şeriatın esamisi olmayan bir ülkede söz gelimi sadece A ve B partisi bulunsa. İslam terazisine vurulduğunda bunların birisi kötü, diğeri ise çok kötü olsa, yüz tane de seçmen bulunsa ve bu seçmenlerin on beş tanesi şeriatçı olsa ne olur? Elbette Müslümanın görevi hep iyiliği yerleştirme, kötülüğü daha aza indirme olacaktır. Ama şartlar bu on beş oyun iyiliği getirmesine yetmez. O halde yapabilecekleri şey kötülüğü aza indirmek olacaktır.

Az kötüyü seçmek de yine kötülükten yana olmaktır der ve oy vermezlerse ne olur? Verselerdi yüz seçmenin mesela elli beşi az kötüyü iktidara getirecek ve çok kötü kırk beş kişide kalacakken, vermedikleri takdirde az kötü kırka düşecek, çok kötü yüzde altmış oyla iktidara gelmiş olacaktır. Bu durumda işte o çok kötünün seçilmesini sağlayanlar bu akıllı şeriatçılardır.

Yani siz o ülkede bulunduğunuz sürece hiç oy vermemeniz, en kötüye oy vermeniz demektir. Siz istemeseniz de seçmensiniz, o halde neden en kötünün seçilmesine alet olasınız? Müslümanın basiretli olmama hakkı var mıdır?

Kısmen de olsa iyilerin bulunması durumunu anlamak ise daha açıktır.



http://yenisafak.com.tr/yazarlar/Faruk_Beser/oy-vermek-sirk-midir/51026
Kayıtlı

Sertlik zayıf ve ezik insanların tavrıdır.
Güçlü olan kavga ettiğini yok etmek için değil doğru davranmasını sağlamak için uğraşır.
ABDULKADIR

Süper Üye
*****

DUA : 57
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 673


« Yanıtla #1 : Mayıs 29, 2014, 01:52:13 ÖS »

Güzel bir konu Ellerinize sağlık abim... Bu arada bizde idarede bir yerde görev aldık rabbim utandırmaz inşAllah.
Kayıtlı

Keşke Kandil ve diğer Geceler Hristiyanların Günah Çıkarma İnancına Benzetilmese.

Mü'min Kadının En Güzel Makyajı, Günde 5 Defa Aldığı Abdestidir..Ve en güzel süsü ' Edep ' tir.
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


|Site Map|Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Home
Powered by SMF 1.1.13 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC
SMF Theme By: MPDesignZ.com

Dost Sitemiz: ZeynepDer.Org

Valid XHTML 1.0 Transitional