Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
Eylül 26, 2018, 02:25:11 ÖÖ

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Profil Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt
B O Y K O T   Ü R Ü N L E R I
+  �mmetin Sanal Kur'an Kursu...... www.ilminadresi.com
|-+  İslamı Öğreniyorum
| |-+  Hutbe - Vaaz ve Nasihatler
| | |-+  Muharrem ayı (Hicri Yılbaşı)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Muharrem ayı (Hicri Yılbaşı)  (Okunma Sayısı 2830 defa)
kervan

Editör
******


DUA : 453
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2119


« : Kasım 15, 2012, 11:59:40 ÖÖ »

Muharrem ayı (Hicri Yılbaşı)



  Peygamber Efendimiz Muhammed aleyhisselam, miladi 571’de 20 Nisana rastlayan, Rebiul-evvel ayının on ikinci Pazartesi sabahı, Mekke’de doğdu. 622’de Mekke’den Medine’ye hicret etti. 20 Eylül Pazartesi günü, Medine’nin Kuba köyüne geldi. Bu tarih Müslümanların Şemsi yılbaşı oldu. O yılın Muharrem ayının birinci günü de, Kameri yıl başı oldu. Muharrem ayının birinci gecesi Müslümanların kameri yılbaşı gecesidir.

Bu geceyi ihya etmeli ve saygı göstermeli. Saygı göstermek, günah işlememekle olur. Zilhiccenin son günü ve Muharremin birinci günü oruç tutan, o yılın tamamını oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. Bir hadis-i şerifte, (Ramazandan sonra en faziletli oruç, Muharrem ayında tutulan oruçtur) buyuruldu.

* Hicrî (İslâmî) ayların birincisi, Muharrem ayıdır.
* Yeni yıla oruçla başlamak için, birinci günü oruç tutmak tavsiye edilmiştir.
* Ramazan'dan sonra en fazîletli oruç, Muharrem ayında tutulan oruçtur.
   Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam Âşura Gününe denk getirmemek için, Muharrem’in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir.
* Muharremin birinci gününde üç defa okunacak duâ vardır.
* Yine Muharrem'in birinci ve onuncu günleri okunacak duâ vardır.
10 Muharrem Aşure günü, 70 defa "Hasbünallâhu ve nı rnelvekîl, ni'melmevlâ ve ni'mennasîr" denilmelidir.
Ayrıca Aşure günü abdest, namaz, erzak alma, duâ ve yapılacak bazı fazîletli ameller vardır.

Muharremin Birinci Günü Oruç Tutmak


İbn-i Abbâs -radıyallâhu anhümâ-'nın rivayet ettiği bir hadîs-i şerîfte:
"Zilhicce'nin sonuncu günü ile Muharremin birinci günü (yılbaşı günü) oruç tutan, geçmiş yılı oruçla bitirip, yeni yıla oruçla başlamış olur. Allâh Teâlâ o orucu onun elli yıllık günâhına keffâ-ret eder." buyuruluyor. (Gunye 2/54)

Ramazan'dan Sonra En Faziletli Oruç

Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- buyuruyorlar:
"Ramazan'dan sonra en faziletli oruç, Allâh'ın ay'ı olan, Muharrem'de tutulan oruçtur. Farz namazdan sonra en faziletli namaz, gece namazıdır." (Tâc Tercemesi 2 /146)
Ebû Hüreyre -radıyallâhu anh-'den şöyle dediği nakledilmiştir:!
Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz'e farz namazdan sonra hangi namazın ve Ramazan ayı orucundan sonra hangi orucun efdal olduğu soruldu da:
"Farz namazdan sonra en faziletli namaz, gece yarısı kılınan namazdır. Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allâh'ın ay'ı olan Muharrem orucudur." buyurdular. (Sahîh-i Müslim! Tercemesi ve Şerhi 6 / 235)

Hazret-i Ali (r.a.) demiştir ki:

"Adamın biri gelip, Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve selem- Efendimize sordu:
Ramazan'dan sonra hangi ayda oruç tutmamı emredersin?
Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz:
"-Ramazan'dan sonra oruç tutacaksan, Muharrem ayında tut Çünkü o, Allâh'ın ayı'dır. O ayda bir gün vardır ki, o günde Allâh geçmiş kavimlerden birinin tevbesini kabul etmiştir.Yine o nünde gelecek diğer kavimlerin de günahlarını afv eder." buyurdu. (Tâc Tercemesi 2/146)
Hadis-i şerîfi Tirmîzî rivayet etmiş ve hakkında «hadis ha-sendir» demiştir.
Haram Aylarda Oruç Tutmak
Haram (hürmetli) aylar: Zilka'de, Zilhicce, Muharrem ve Receptir.
Haberde:
«Haram aylarda üç gün,  yâni Perşembe, Cuma, Cumartesi günleri oruç tutan kimseye Allâh Teâlâ hazretleri her gününe mukabil yedi yüz senelik ibâdet sevabı yazar.» denilmiştir, (ihya Tercemesi, 1 / 670)

Muharrem Ayının Birinci ve Onuncu Günü Üçer Defa Okunacak Duâ
Her kim, Muharrem ayının birinci ve onuncu (Aşure) günü sabahleyin, aşağıdaki duâyı üç kere okursa, Allâh Zülcelâl haz-re erinin o kimseyi tâ, gelecek senenin Muharrem ayına kadar,    cemî belâlardan emîn ve muhafaza buyuracağı rivayet olunmaktadır.


Bismillâhirrahmânirrahîm
Elhamdü lillâhi rabbil âlemîn. Vessalâtü vesselâmü alâ sey-yidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. Allâhümme entel ebediyyül kadîmül hayyül kerîmül hannânül mennân. Ve hâzihî senetün cedîdetün es'elüke fîhel ismete mineşşeytânirra-cîm. Vel-avne alâ hâzihin nefsil emmârati bis-sûi. Vel-iştiğâle bi-mâ yukarribünî ileyke. Yâ zel-celâli vel-ikrâm. Bi-rahmetike yâ erhamer-râhimîn, Ve sallâllâhü alâ seyyidinâ Muhammedin vel alâ âlihî ve sahbihî ve ehl-i beytihî ecmaîn.

Mânâsı: Rahman ve Rahîm olan Allâh'ın adıyla.. Hamd, âlemlerin rabbi olan Allâh'a mahsustur. Salât ü selâm da Pey-aamber Efendimize, ehl-i beytine ve bütün ashabına olsun. Ey Rabbim, sen ebedî, ezelî, hayy, kerîm, hannân, mennânsın. Bu gelen, yeni bir yıldır. Ya Rabbi, kovulmuş şeytanın şerrinden bu yıl muhafaza olmayı istiyorum. Ve içimde, bana kötülüğü emreden nefsimle mücadelemde senden yardım diliyorum. Beni sana yaklaştıracak meşguliyetleri bana nasîb et, ey celâl ve ikram sahibi Rabbim. Rahmetinle, ey Merhametlilerin en merhametlisi... Efendimiz Muhammed-sallâllâhu aleyhi ve sellem-'e, onun âline, ashabına ve bütün ehl-i beytine salât olsun..

Bu yeni yılın müslümanların uyanışı ve yek vucud olarak Kelime-i tevhid Bayrağı altında toplanmasına vesile olmasını Yüce Mevlâdan niyaz ederiz.

Geçireceğimiz bu yeni yılda Allah'ın rızasına muvafık ameller işleyerek, gelecek yeni yıla kavuşmamızı Rabbimiz nasıp etsin.
Kayıtlı

Sertlik zayıf ve ezik insanların tavrıdır.
Güçlü olan kavga ettiğini yok etmek için değil doğru davranmasını sağlamak için uğraşır.
reyyan

Onursal Üye
*******


DUA : 551
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3546

"ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM"


Site
« Yanıtla #1 : Kasım 16, 2012, 08:55:14 ÖÖ »

Amin....Allah razı olsun kardeşim.

Selam ve dua ile...
Kayıtlı


Ya Olduğun Gibi Görün Yada Göründüğün Gibi Ol (H.z Mevlana)
 
kervan

Editör
******


DUA : 453
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2119


« Yanıtla #2 : Ekim 15, 2015, 03:19:39 ÖS »

HİCRİ YILBAŞI

İslâm'dan önce Arabistan'da yaşayan Arapların belli bir takvim ve tarih sistemleri yoktu. Tarih tesbiti bazı büyük ve önemli olaylar esas alınarak yapılıyordu. Ay hesabına göre, Arapların kullandığı on iki ay sırayla şunlardı: Muharrem, Safer, Rabiülevvel, Rabiülâhir, Cemaziyelevvel, Cemaziyelâhir, Receb, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade, Zilhicce. İhtilaf olan takvim başlangıcı idi. Genellikle o zaman göçebe bir hayat yaşamakta olan Arap kabilelerinin belki de buna pek ihtiyacı yoktu. Fakat ne zaman ki İslâmiyet geldi, kısa zamanda birçok beldeleri hâkimiyeti altına aldı. Bütün kurumlarıyla bir İslâm devleti kuruldu. O zaman bir takvim ihtiyacı da vazgeçilmez bir hal aldı. Çünkü idari işleri düzenlemede birçok aksaklıklar sırf bu yüzden meydana geliyordu. Rivayete göre, bir seferinde Hz. Ömer (r.a.) halife iken kendisine bir borç senedi getirildi. Alacaklı ile borçlu bu senedin tarihi hakkında anlaşmazlığa düşmüşlerdi. Alacaklı senedin üzerindeki "Şaban" ayı yazısının bu yıla ait olduğunu söylerken, borçlu gelecek yıla ait olduğunu iddia ediyordu. Bu ve bunun gibi karışıklıklar üzerine Halife Hz. Ömer danışma kurulunu topladı. Meseleyi onlara anlattı, bir tarih tesbitinin gerekliliğini ortaya koydu. Bunun üzerine Ashab arasında bu mesele görüşüldü. Çeşitli teklifler ileri sürüldü. Bazıları diğer milletlerin tarih ve takvim başlangıçlarını teklif etti. Sa'd bin Ebi Vakkas, Rasûlullah Aleyhissalâtü Vesselamın vefatının tarih başlangıcı olmasını, Hz. Talha da (r.a.) bi'setin, yani peygamberlik vazifesinin Allah Rasûlüne verilmesinin esas alınmasını teklif etti. Hz. Ali'nin (r.a.) teklifi ise, Hicretin tarih başlangıcı olarak alınması idi.

Bu arada bazı Sahabiler, Peygamber Efendimizin doğum tarihinin esas alınmasını ileri sürmüşlerdi.
Bütün bu teklifler görüşüldü, gözden geçirildi. Sonunda Hz. Ali'nin (r.a.) teklifi olan Hicretin tarih başlangıcı olması oybirliğiyle kabul edildi.

Bilindiği gibi, Hicret 12 Rabiülevvel 622'de gerçekleşmişti. Ancak Araplarda ötedenberi Muharrem ayı sene başı olarak kabul gördüğünden, aradaki iki aylık bir farklılık dikkate alınmadı. Böylece 1 Muharrem 622 tarihi Hicrî birinci yılın başı oldu. Takvim ayın yörüngesi üzerinde dönüşüne dayanılarak düzenlendiği için buna "Hicri Kameri” veya “Sene-i Kameriye” gibi adlar verilmiştir. Bu takvime göre ayın dünya çevresindeki dönüşü yirmi dokuz buçuk gün olarak kabul edilir. Bu sebeple bir ay 29, bir ay da 30 gün olarak kabul edilir. Böylece miladi takvimde bir yıl 365 gün, Kameri’de de 354 gün olarak hesaplanır. Bu yüzden hicri aylar miladi aylardan her yıl on bir gün önce gelir. Bu durum, hicri ayların mevsimlere denk düşmesine sebep olur. Bu yüzdendir ki, hicri takvimin bir ayı olan Ramazan, bazen kış, bazen de yaz mevsimlerine veya diğer mevsimlere rast gelerek, yılın bütün mevsimlerini, haftalarını, aylarını ve günlerini dolaşır. Otuz altı yıl oruç tutan biri de yılın her ay ve günlerinde oruç tutmuş olur.

Yarın, hicri takvime göre yeni bir yılın başlangıcı olan Muharrem ayının ilk günü. Bu ay ‘aşure' gibi önemli bir günün yanı sıra ‘Kerbela' gibi hüzünlü bir vakayı da içinde barındırıyor. Hz. Ömer zamanında takvim başlangıcı olarak kabul edilen bu günde Allah dostlarının Müslümanlara en önemli tavsiyesi geride kalan yıl ile ilgili bir muhasebe yapmak. Peygamber Efendimiz'in (sas) ‘Allah'ın ayı' olarak ifade buyurduğu Muharrem, İlâhî bereket, feyz ve keremin bollaştığı bir ay. Ayrıca tarih boyunca peygamberlerle ilgili birçok kurtuluş mucizelerinin yaşanmasına sebep oluşundan dolayı, diğer dinlerde de kutsal ay olarak kabul ediliyor. Nitekim Peygamber Efendimiz (sas) Medine'ye hicret ettikten sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi ve orucu ne niyetle tuttuklarını sordu: “Bugün Allah'ın Musa'yı düşmanlarından kurtardığı, Firavun'u boğdurduğu gün. Hz. Musa, şükür olarak bugün oruç tutmuştur.” dedi, Yahudiler. Bunun üzerine Kâinatın Efendisi de, “Biz, Musa'nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz.” buyurdu. O gün oruç tutan ve tutulmasını da emreden Allah Rasûlü, ertesi sene Ramazan orucu farz kılınınca yalnızca isteyenlerin tutmasını söyledi. Şu hadis-i şerif de bu mübarek zaman diliminin mahiyetini özetler nitelikte: “Zilhicce'nin son günü ve Muharrem'in birinci günü oruç tutan, o yılın tamamını oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur.”

Ahir zamanın vermiş olduğu ve insanların kendi arzu ve isteklerine göre hareket etmeleri, inanç sistemlerini hayatlarında yaşamamaları her gün zaman akışında sorunları da akabinde getirmektedir. Ne zaman ki, müslümanlar özüne dönerseler; yani kurana sahip çıkılarak sünnete de uyuldugu zaman, yanlışlardan uzaklaşarak doğrular takip edildiği zaman, insanlık dünya ve ahiret huzurunu elde edilmiş olur. Değişik sorunlardan dolayı kararan kalplerimizi, hicretle başlayan ve yeşeren insani ve İslami değerlerle yeniden ihya etmesini yüce Rabbimizden niyaz ederiz.

Peygamberimiz (S.A.V.)’in “Hakiki hicret kötülükleri terk etmektir” hadisini hatırlayarak gerçek hicretin; tüm haramlardan uzaklaşarak; Saygı, sevgi , ibadet ve dualarla birlik beraberlikle bütünleşen samimi ve şuurlu bir kul olgun ümmet olmayı unutmamalıyız. Bu vesileyle hicri yılbaşının bizelere ve tüm İslam âlemine huzur ve saadet bereket güzellikler selamet getirmesini diliyoruz. Amin…

Kayıtlı
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


|Site Map|Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Home
Powered by SMF 1.1.13 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC
SMF Theme By: MPDesignZ.com

Dost Sitemiz: ZeynepDer.Org

Valid XHTML 1.0 Transitional