Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
Ağustos 20, 2018, 11:03:01 ÖS

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Profil Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt
B O Y K O T   Ü R Ü N L E R I
+  �mmetin Sanal Kur'an Kursu...... www.ilminadresi.com
|-+  İslam Tarihi, İslam Coğrafyası
| |-+  İslam Coğrafyası
| | |-+  Şehadet Şerbetini İçenler
| | | |-+  Usame Bin Ladin'in Şehadeti Mübarek Olsun!
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Usame Bin Ladin'in Şehadeti Mübarek Olsun!  (Okunma Sayısı 7301 defa)
007SERHAN

Onursal Üye
*******


DUA : 456
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3151

Zulmün karşısında susan dilsiz şeytandır


« : Mayıs 16, 2011, 02:14:30 ÖÖ »



Rabbimizden, ümmetimize sabır dileyerek, Kur'an'da diriliş ve direniş ruhunu sürdürecek azim niyaz ediyoruz!


Emperyalist ABD işgal ordusunun gerçek anlamda terörist katil güçleri, bugün Pakistan’da işbirlikçi Pakistan yönetimi güçlerinin mihmandarlığında gerçekleştirdikleri bir saldırı sonucunda İslam ümmetinin direnişçi evladı Usame bin Ladin’i şehid etmişlerdir. Amerika’nın “demokratik” yönetimi ve onu destekleyen, emperyalist soygunlarla beslenen vatandaşları, yıllardır başına ödül koydukları Usame Bin Ladin’i alçakça katletmelerini bir bayram sevinciyle kutlamaktadırlar.

Emperyalistlerin bayram olarak kutladıkları bu olay karşısında, emperyalist işgal ve sömürüye muhatap mazlum Müslüman halklar büyük bir üzüntü yaşayacaklardır. Çünkü şehid Usame emperyalizme kaşı, mazlum Müslüman hakların hak, özgürlük ve bağımsızlıkları için direnişin bayrağını yükselten mücahidlerin önderlerindendi. Ama işgale, istilaya, sömürüye, adaletsizliğe, haksızlığa, zulme baş kaldırıp hesap soran Müslümanlara, emperyal projelerinin önündeki engelleri kaldırmak için “terörist” damgası vuranlar, ona da bu damgayı vurmuşlardı. Bu damgayla mahkum ettikleri ümmetin direnişçi çocuklarını, katil ordularıyla tasfiye etmeye yönelen emperyalistler, onun başına da ödül koymuşlardı. Öncelikle kendi zulüm, sömürü, işgal ve katliamlarını sorgulayıp, çıkardıkları küresel fesaddan dolayı utanıp, mazlum halklardan özür dilemesi gerekenler, üstelik sanki kendileri haklıymış da, kendilerine haksızlık eden bir teröristi öldürmüşler gibi davranmaktan utanmıyorlar. İnsana ve Rablerine yabancılaşarak düştükleri hayvandan aşağı konumlardan rücu edip, ıslah çabası göstermesi gereken emperyalist devletler ve destekçileri olan halklar, mazlum hakların kendilerinin bu zulümlerine karşı direnen evlatlarını katlettikleri için bayram yapacak kadar alçaldıklarını bile fark etmiyorlar.

Usame Bin Ladin ise, saraylarda yaşamaya Allah uğrunda dağlarda mücadeleyi tercih eden onurlu bir Müslümandı. Onun ya da el-Kaide’nin adı kullanılarak yapılan yanlış eylemlerde ne kadar dahli var bilinmiyor. Hangi şartlarda yaşadı, hangi zorluklar karşısında ve ne tür sıkıntılar içinde hangi hataları yaptığına dair somut bilgilerimiz yok elimizde. Ancak ilk dönemde, İslam düşmanı Rus işgalcilere ve daha sonra da ABD katil gücüne karşı onurlu bir mücadeleye, ilkeli bir duruş ve büyük fedakarlıklarla öncülük ettiğine şahidlik ettik. Gizlenmek zorunda kaldığı süreçte onun adına ya da kurduğu el-kaide adına yapılanların, ölçüsüz saldırıların, İslam’a ve Müslümanlara zarar veren ilkesiz şiddetin, meşru olmayan mezhepçi saldırıların ona ait olmama ihtimali güçlüdür. Nitekim son dönemde el-Kaide adına Zevahiri tarafından yapılan açıklamalar da bunu göstermiştir. Mezhep eksenli bombalamaların, camilerdeki patlamaların kendileri tarafından yapılmadığını açıkladılar. Onların dağlarda zor şartlarda gizlenmek durumunda kaldıkları süreçte, CIA ve MOSAD tarafından dünyanın pek çok yerinde, özellikle de masum insanlara ve farklı Müslüman kesimlere yönelik el-kaide adı altında pek çok provokasyon gerçekleştirildiği ve onların bu konularda açıklama yapma imkanı bulamadıkları da söylenmektedir. Ayrıca Türkiye’de de olduğu gibi, kimi iyi niyetli fakat olayları değerlendirmede ve İslami ölçülere dayalı tutum belirlemede sorunlu kimi Müslümanların yaptıkları yanlış eylemler de, Usame’yi seven ama onun kontrolü dışında gerçekleştirilen ve doğrudan bu Müslümanların hatalı şiddet uygulamaları olarak görülmelidir. Tabii ki bu konularda Zevahiri’nin yaptığı açıklamalar da geç kalmış açıklamalardır. Ancak, onların hangi şartlar altında yaşadıklarını ve bugüne kadar bu tür açıklamaları yapmaya müsait olup olmadıklarını da bilmiyoruz. İnşAllah bu açıklamalar doğrudur. Elimizde somut bir aksi delil olmadıkça bu açıklamalara itibar etmek zorunda olduğumuza inanıyoruz.

Hatta dünya çapında ses getiren, Amerikan hedeflerine yönelik saldırıların hepsi de bütün boyutlarıyla meşru görülmeyebilir, ama anlamaya çalışılmalıdır. Velev ki, sivil insanların da zarar gördüğü kimi eylemlerin bazılarını bizzat bu Müslümanlar yapmışlar ve ölçüsüz şiddet kullanarak masum insanların haksız yere ölümüne sebep olmuşlarsa, şüphesiz yanlış olan bu eylemlerin bile faturası, öncelikle onlara değil emperyalist katil ABD'ye kesilmelidir. Kimi Müslümanların yaptıkları bu tür eylemler, sonuçta bazı masum insanlara da zarar vermesi sebebiyle meşru görülmese de, mazlum halkların çocuklarının bu çığlığı anlaşılmaya çalışılmalıdır. Bu tür eylemler, mazlum halkların, kendilerine yönelik on yıllardır süregelen emperyalist işgal, istila, sömürü, zulüm, işkence, tecavüz ve katliamların etkisiyle ortaya konan ve son derece haklı gerekçelere dayanan itirazlardır. Bu çığlığı temsil eden mazlum halkların çocuklarının, kimi şer’i ölçülere aykırılıklarının ve yanlışlarının meşru görülmesi söz konusu olmasa da, işgal, istila, sömürü, tecavüz, işkence ve çok boyutlu zulüm ve kitlesel katliamlarıyla onları bu yanılışa zorlayan emperyalist devletler gerçek sorumlular olarak görülmelidir. Dünya çapında oluşturdukları küresel zulüm sisteminin yol açtığı tüm haksızlıklar için, her halükarda bu zalim emperyalistlerle hesaplaşma öne çıkarılmalıdır. Bu sebeple, emperyalistlerin gerçekleştirdikleri zulümlerin altından yükselen çığlık değil, öncelikle bu canhıraş çığlığa yol açan bunca zulmü ve katliamları yapanlar emperyalistler sorgulanmalıdır. Mazlum Müslümanların, bu emperyalist sömürgeci katillerin zulmünün etkisiyle yaptıkları yanlışlıklardan kaynaklanan kimi haksızlıkların faturasının da onlara kesilmesi ve bunların hesabının bile onlara sorulması daha adil bir davranış olacaktır.

Takip edebildiğimiz kadarıyla, Usame kardeşimiz, lüks ve rahat içinde yaşayabilme imkanlarına sahip olduğu halde, dünya nimetlerini, süslerini değil ahiret ekinini tercih edip, mazlum Müslüman halkların hakları uğrunda, mazlum halkların direnişçi çocuklarının safında yerini almıştır. Suud Sarayında daha büyük zenginliklere ulaşma hırsıyla hayatını geçirmeye razı olmayarak, her an öldürülme pahasına zalimlerin yüzüne hakkı haykırarak mağaraya sığınan Ashab-ı Kehf misali, o da saray hayatına Afgan dağlarında mücadeleyi, zor şartlarda, dünyanın en güçlü silahlarıyla donatılmış katil ordulara karşı Allah için cihadı tercih etmişti. Aslında sürekli takip edilmeye ve tedaviye muhtaç ağır hastalıkları olan bu yiğit Müslüman pek çoğumuzun göze alamayacağımız büyük fedakarlıklarla mağaralarda yaşamayı, ölüm kusan silahlara göğsünü siper edip mazlum Müslüman halkların haklarını savunmayı ve Allah'ın hükmüyle hükmedilen adalet vasatını sağlamayı ve böylece Allah'ın rızasını kazanmayı hedef edindi. Bu kadar zor şartlarda, hastalıkları sebebiyle de ölebilmesi mümkün iken, Rabbi de ona layık olduğu şehadeti, hem de en büyük İslam düşmanı ABD'nin katil askerlerinin elinden lütfetmiş, onu layık olduğu izzetli bir ölüm olan şehadetle şereflendirmiştir.Tabii ki, ABD işbirlikçisi Zerdari ve Pakistan askeri güçleri de ona kurulan tuzakta katillere yardım ve yataklık etme zilletinin, alçaklığının rezilliğini dünyada, elim azabını da inşAllah cehennemde tadacaklardır.

Emperyalistlerin işbirlikçileri, sırayla memnuniyetlerini açıklamaya başlayıverdiler. Geçmişte, en zalim emperyalist olan ABD’deki rahat koltuğundan Fethullah Gülen, "en nefret ettiğim adam Usame bin Ladin'dir" diyebilmişti. Üstelik de o sırada Katil Şaron Filistin'de, yaşadığı ülkenin Bush'u da bütün İslam coğrafyasında on binlerce, yüz binlerce Müslüman’ı katlederken, onlara hiçbir eleştiri yapmadan yüklenmişti Usame Bin Ladin’e… Tıpkı bunun gibi, bugün de, yıllardır ABD ve NATO'nun katil ordularının safında asker bulundurarak işbirlikçilik yapan Türkiye'nin NATO’cu ordusunun başkomutanı Abdullah Gül aceleyle verdiği beyanatında, onu "terörist başı" ilan edip, ölümüne sevindiğini, büyük memnuniyet duyduğunu aynı işbirlikçilik haletiruhiyesiyle kolayca ifade ediveriyor.

Vatikan dahi siyaseten bile olsa, “bir insanın öldürülmesinden memnun olunamayacağı” açıklaması yaparken, Abdullah Gül’ün katil emperyalist ordular tarafından şehid edilen bir Müslüman hakkındaki, emperyalist jargonlara dayalı şu açıklaması ibret vericidir: "Bu şunu gösteriyor; teröristler ve terör örgütlerinin başlarının sonu, eninde sonunda canlı veya cansız ele geçirilmektir. Dünyanın en tehlikeli ve sofistike başının da bu şekilde ele geçirilmiş olması, herkese ibret vesilesi olmalı. Büyük memnuniyetle karşılıyorum."

Bu kadar ABD eksenli düşünmek, bu kadar yaranma çabası göstermek ve böyle bir konuda bu kadar hazır ve aceleci bir şekilde memnuniyet beyan etmek ne anlama gelmektedir? Yüz binlerce mazlum Müslüman’ın katili olan Şaron ya da Bush öldüklerinde, aynı memnuniyetini açıklayabilecek midir? Bulunduğu konum itibariyle, gerçek katillerle işbirlikçiliği sebebiyle, üzüldüğünü söyleyemese de, hiç değilse susamaz mıydı, daha nötr ifadeler kullanamaz mıydı? Bu kadar acele, bu kadar rahat ve kolay bir biçimde memnuniyet izharı, işbirlikçiliğin yol açtığı tahribatın bir sonucu mu, yoksa malum “ulusal çıkar”ların bir başka gereği mi??

Biz ise, kardeşimizin içinde bulunduğu şartların etkisiyle kendisinin ya da kontrol edememesi gibi sebeplerle kendi adına yapılan hatalarının affını, mağfiretini Rabbimizden niyaz ediyor, şehadetinin Rabbimiz katında mübarek olması ve dünyada itibar etmeyip dağları tercih ettiği sarayların, nimetlerin kendisine cennette lütfedilmesi için dua ediyoruz. Allah rahmet ve mağfiretiyle muamele eylesin.

Allah’ın izniyle, şehid Usame Bin Ladin, emperyalizme, küfrün küresel ifsadına karşı onurlu bir direnişin simgesi olarak tüm Müslümanların gönüllerinde yaşayacaktır. İnşAllah ümmetin mücahid çocukları, onun çok zor ve sıkıntılı şartlarda geçen hayatında ve mücahedesinde yaşananlardan da vahyin ölçüleri içinde dersler çıkarıp, yanlışlarını ıslah edip doğrularını biriktirerek, bu değerli birikim üzerine kendi birikimlerini ve tecrübelerini de ekleyerek, aynı direniş ruhunu, ümmet tevhidi ölçülerde bağımsız ve izzetli günlerine tekrar kavuşuncaya kadar sürdüreceklerdir.

Rabbimizden, ümmetimize sabır dileyerek, Kur’an’da diriliş ve direniş ruhunu sürdürecek azim niyaz ediyoruz!

Ahmed KALKAN – Hakan AKSU – Hamza ER – Harun ÜNAL - Mehmet PAMAK – Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Kayıtlı

HATALIYSAM LÜTFEN ARAMIZDA KALSIN


Davamız muvaffak olsun da; isterse bizim yerimiz Câminin pabuçluğu olsun
007SERHAN

Onursal Üye
*******


DUA : 456
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3151

Zulmün karşısında susan dilsiz şeytandır


« Yanıtla #1 : Mayıs 16, 2011, 02:26:08 ÖÖ »

Abdullah azzam kendisi için,O öyle bir insanki Onca mal varlığına rağmen bu topraklarda cihadı yeşillendirdi ve mütavazi bir hayat sürdü' Demiştir.

Dünya üzerindeki tüm insanlar müslüman halkı özellikle Taleban ve El Kaide'yi terorist olarak tanıyor. Kimse müslümanlara neden Cihad Sorusunu sormuyor.. Afganistan tamamen medrese eğitimi almış insanlardır.Ve onları yine devlete geçirseler Onlardan ŞERİAT haricinde bir yönetim beklemek gayrimümkündür.

UNUTMAYIN SİZLERE TERÖRİST diye Tanıtanlar,Kafirler idi..Kafirler cihad fikri olmadığı için elbette cihad eden topluluğa TERÖRİST diyeceklerdi peki ya sizlerin bunu demesi ve düşünmesi ve bu yalana alet olmak ne kadar doğru.
Allah Kuranı Kerimde şunu buyurmuştur:'Fasıkların getirdiği haberlere inanmayın ve bu haberleri araştırın.''

KÜRESEL YALANLAR VE GERÇEKLER

Şeyh Usama bin Laden'in CIA ajanı olduğuna dair yalan...

Şeyh Usama bin Laden hayatı tüm açıklığıyla ortadadır. Hayatında gizli kalmış herhangi bir durum yoktur. Düşünceleri, inançları,duyguları,yaşam tarzı büyük bir aleniyet içindedir.
Şeyh Usama bin Laden in CIA ajanı olduğuna dair iddia tamamen, Amerikan tandanslı medya tarafından ortaya atılmıştır. Bu küresel yalanda temel maksat, Sünni Müslümanlar içinde Şeyh'e karşı oluşan olumlu kanaatleri yoketmektir. Şeyh in CIA ajanı olduğuna ilişkin iddia ispatlanmasa da dünya üzerindeki büyük kitlelerde sui zann oluşmasına neden olacaktır. Bu durum bile hareketin ve cihad aksiyonunun yayılmasına engel olmaktadır. Bu iddia bilinçli ve adice bir yalandır.
Üsame bin Laden' in Amerikan ajanı olması için iki ihtimalin bulunması gerekir.

1)Parasal Çıkar
2)Siyasal çıkar

İki çıkar çeşidininde Üsame bin Laden i etkilemesi imkansızdır.Şeyh Üsame bin Laden' in şahsi serveti 300 milyon dolardır. Bu para kesinlikle miras ve kişisel emekleri ölçüsünde kazanılan bir paradır. Dolayısıyla 300 milyon doları olan bir kimsenin şehirde dünya zevklerine kapılması varken, dağlarda cihad yapması, o şahsın idealist kahramanlığına delalet eder. Ayrıca cihaddan vazgeçmesi karşılığı 5 milyar dolar teklif eden Suudi kralının teklifini reddetmesi de bu konudaki hassasiyetini gösterir. Suudilerin 5 milyar dolarını kabul etmeyen, ABD nin parasını asla kabul etmez.Etmemiştir. Münafıklar ,bunu ispatlayamamakla birlikte adice iftira etmektedir.
Siyasal çıkar bakımından..

Üsame bin Laden siyasal çıkar elde etmek isteseydi,Suudi Arabistan ABD yi yanına alarak Arabistanda bir darbe yapabilirdi. Böylece Suudi Arabistan ın yeni kralı olurdu. Bu güç ve etkinlik portföyüne her zaman sahip oldu. Ama O siyasal yaşamında hiç bir siyasal entrikaya tevessül etmedi. Üsame bin Laden, ne parlamenter madrabazlara ne de üç kağıtçı diktatörlere benzemez. Evrensel ve siyasal temelli İslam mesajını tüm dünyaya tebliğ etmektedir. Bu mesajı dayanak yaparak hiç bir siyasal makam ve başkanlık davası gütmemiştir. Suud yönetiminin belli zamanlar yaptıkları makam tekliflerini bugüne kadar kabul etmemiş, bu da siyasal çizgisinin idealist yönünü ortaya koymaktadır.
Bu yalanı akim bırakan en önemli kanıtta Üsame bin Laden in CIA ajanı olduğuna ilişkin hiç bir kanıtın bulunmamasıdır. Çünkü varolamayan birşeyin delili de olamaz.Varolan bir şeyin ispatı kolaydır. Buna ilişkin delil öne sürüldüğünde var olan şey ispat edilmiş olur. Ancak bir şeyin delili yoksa o iddia sadece iftiradır. İslam fıkhında bu durum önemli bir kavaidi külliyedir.
Mesela denilse ki Ahmed İstanbul üniversitesi Mimarlık Fakültesinden mezun olmuştur. Bu durum buna ilişkin her türlü belgeyle iddia edilebilir. Ancak mezun olduğuna dair bir belge gösterilemiyorsa Ahmed üniversiteden mezun olmamıştır. Bunu iddia edenlerin iddialarını ispat etmesi gereklidir.İspat edilemediğine göre Üsame bin Laden aleyhinde bu iddialar alçakça ve köpekçe söylenen yalan ve iftiralardır.
Mustafa Kemal in getirdiği 1926 tarihli aşırı laik gayri Medeni Kanunda bile beyyine külfeti adı verilen durum vardır. Yani her müddei, iddiasını ispatla mükelleftir.



-Şeyh Usama bin Laden in terörist olduğu yönündeki iddialar...

Bunlarda tamamen kötüleme ve karalama propagandasının doğal bir sonucu.. Küçüklüğünden beri, Hollywood filmleriyle büyüyen ve beyinleri Amerikan hormonuyla beslenen talihsiz nesiller elbette, Yüce Amerika Devleti!nin bu propagandasını rahatlıkla hazmedeceklerdir. Hatta bu öyle bir iman haline gelecektir ki Üsame bin Laden e terörist değil demek, afaroz fermenıyla eş anlamda olacaktır. İşte bu tamamen şeytanın iğvasıdır. Beyinleri bulanmamış akıllı insanlar elbette bu propagandaya aldanmazlar. Çünkü büyük müminler her zaman bu tarzda damgalarla damgalanmışlardır. Mesela Hz. Muhammede(sav) de aynı yakıştırmalar yapılmıştı. Amr bin As. Necaşiye Hz. Rasûlüllahı tasvir ederken,:''Muhammed kavmi arasında fitne ve fesad çıkartan birisi' tabirini kullanmaktadır. Evet o devirde de Hz. Muhammedi(sav) düşmanları katil ve cinayetler işleyen vahşet şebekesinin başı olarak görüyorlardı. Şimdi müslüman insan aynı benzetmeyi Hz. Muhammed için kabul edebilir mi?Elbet O' nun için edemeyecekse, O' nun sünnetinden ayrılmayan bir kimse adına kabul etmemesi lazımdır. Zira Şeyh Usama bin Ladene terörist demek, şehit ve gazilere hakarettir. Bu aynı zamanda Şeyh şamil'e, Bediüzzaman'a, Ömer Muhtar' a, Afrika fatihi Şeyh Hamahullah' a,Kudüs Mücahidi Selahaddin Eyyubiye hakarettir. Kafirlerle aynı bakış açısını sergileyenin imanında bir problem yoksa akli manada bir eksikliği var demektir. İşte kafirlerin oyunlarını bozmak için gerçekleri haykırmak imanın bir iktizasıdır. Bu dava yalnız Üsame bin Laden in davası değildir. Eğer ona müslüman bir kimse terörist demişse, Çanakkale, Sarıkamış şehitlerine, Bedir,Uhud, Hendek,Sevük,Tebük,Hayber,Yemame mücahidlerine de terörist diyerek hakaret etmiştir.

- Üsame bin Laden' in sivilleri öldürdüğü yönündeki iddialar...

Üsame bin Laden' in misyonunu anlamak için, müslümanın kafasını ortaçağın skolastik düşünce tarzından kurtarması gerekir. Bu suretle olayları iyice tahlil edebilsin. Dikkat edilecek olursa Üsame bin Laden 2001 11 Eylül saldırılarına kadar ağırlıkla ve özellikle askeri hedeflere saldırmıştır. Fakat Amerika ve müttefikler bunun cevabını sert misillemeler yaparak, müslüman çocuklarını öldürerek vermişlerdir. Bu durumda müslümanların şiddet daha da artmış ve Amerikan-Yahudi ve müttefiklerinin, İslam aleminin çektiği acıyı anlaması adına bazı mesajlar verilmiştir. Bu mesajlar gayet başarılı operasyonlarla kafirlere iletilmiştir. 600 bin Iraklı çocuğun bir hiç yüzünden öldüren Üsame bin Laden miydi? Afganları senelerdir mülteci yapan Üsame bin Laden miydi?Halepçede Kerkükte, Kürt dağlarında insanları öldüren Üsame bin Laden miydi? Son 60 yıl içinde Filistinde onbinlerce kişiyi katleden Üsame bin Laden miydi? Iraklı, Filistinli, Afgan, Boşnak kadınların ırzlarına musallat olan ve buna gözyuman Üsame bin Laden miydi?Kosovada, Arnavutlukta, Bosnada yaşanan acılara dua demekten başka bir şey yapamayan insanlık müsveddelerine rağmen onlara yardım eden kimdi?
Yüzlerce yıldır, Haçlı, Yahudi, Kapitalist,Komünist cephelerinin dalga dalga İslam memleketlerinde öldürmüş olduğu milyonlarca insan, karşısında hangi islam komutanı, kafirler üzerinde periyodik katliam yapmıştır. Üsame bin Laden' in senelerdir süren işgallere tepkisi olarak katlettiği insan sayısı kaçtır?Milyonlara karşı yüzleri zorlayan rakamlar karşısında nedense kafirler daha büyük kayıplar vermiş gibi gösteriliyor. İşte bu apaçık bir beyin yıkama ve sihirdir. Rasûlü ekrem (sav)savaşlarda öldürdüğü insana mukabil,El Kaide hareketide sünneti seniyyeye mukabil hareket etmektedir.Buna da terörizm deniyorsa, Allaha sığınırız. Allah en büyük hüküm verendir.

- İslam devleti olmadığından cihad ilan etmenin caiz olmadığı yönündeki iddialar..

Bu konuda fazla bir şey aktarmaya gerek yok..Böyle bir iddia ilmsiz olan kör cahillerin kendilerini aldatma faaliyetidir. Zira cihad, müslüman tarafından bireysel olarak bile ilan edilebilir. Bu konuda bütün mezhep imamlarının, tabiinin ve tebei tabiinin görüşlerinde ittifak vardır. Gayri islami uygulamalar karşısında, bireysel olarak cihad farzdır. Bu konuda müslüman tek başına dahi olsa küfür ve zulüm çetelerine karşı eyleme girişebilir. Bu konuda ittifak eden ünlü alimler, Süfyan-ı Sevri, Maliki, Hanefi, Malik bin Enes,Hasanı Basridir. Bu konuyu kerih gören sadece İmamı Şafiidir.O da bu konuda şunu nakleder:Ferdi cihada giren müslüman elde ettiği ganimetlerin beşte birini Allah ve Rasûlü adına ayıramadığından, ferdi cihad bu noktada sakıncalıdır demiştir. Demekki ille cihad yapmak için, İslami bir devletin kurulmasını beklemeye gerek yoktur. Zaten budist rahipler gibi tapınakta sabahtan akşama kadar dua etsenizde, bu şekilde İslami devlet kurulmaz. Cihad, farzlar üstü farzdır. Bu konuda yalancı gazete fetvacılarına aldanmayın..



El Kaide hareketinin Hasan Sabbah Hareketinden esinlenmiş olduğu yahut ortak özellikler gösterdiğine ilişkin yalanlar..

El Kaide tüm felsefi alt yapısını Kuran ve Sünnet'den alır. Buna göre yapılan tüm eylemler Kuran ve Sünnetten esinlenerek, alimlerin istişareler sonucu ictihadlarına dayalı olarak yapılır. Bunda beis yoktur. El Kaide hareketinde keyfilik, malayani yahut nefsani bir hareket yoktur. En büyük maksat Allah rızasıdır. Bu maksatla İslam dünyası üzerinde ve mukaddes topraklar üzerinde varolan kafir istilalarının sona ermesidir. Yoksa kan akıtmak,yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak değildir. Bu Kuran ve Sünnetde birçok yerde tekrar edilmiştir. Bunu idrak etmek için bitarafane Kuranın ve Sünnetin tedkik edilmesi, önyargılardan uzak olunması gereklidir. Kaldı ki dünya çapında El Kaide hareketi İslama büyük hizmetler etmektedir. İRA militanları başta olmak üzere,birçok insan dinlerini bırakarak,müslüman olmaktadır. İşte El Kaideyle İslamı tanıyan ve müslüman olanlardan birkaçı, Abdurrahman Green(İngiliz kökenli)Omer Willscton(Amerikan kökenli) Muhammed Sayif Ower(Avustralya kökenli),Muhammad lizsty(Yahudi kökenli)Kasım El Mansur(Rus kökenli)ve nice mücahidler, bu insanlar El Kaide saflarında cihada devam ediyor.Bunların sayısı her geçen gün artıyor.
İslama hizmet eden bir hareket hangi mantıkla Hassan Sabbah gibi bir şarlatanla aynı kefeye konur. Bunu söyleyenler asıl Hasan Sabbah ın ruh ikizleridir. Allah' ın laneti gerçeği çarptıranların üzerine olsun...


İmam Usama bin Laden'in Vehhabi olduğuna ilişkin iddialar...

İmam Üsama bin Laden hiç şüphesiz ve apaçık Ehli Sünnet inancındadır. Bugüne kadar herhangi bir şekilde Vehhabi olduğuna dair emare yahut kanıt bulunmuş mudur?Oysa Usama bin Laden'in Ehli Sünnet olduğuna dair binlerce kanıt vardır.Mesela bütün konuşmalarında İmam Usama bin Laden Sünni kaynaklardan yararlanarak hadis ve tefsirler nakletmektedir. Bunun yanında çevresindeki tüm insanlar Ehli Sünnet vel Cemaattendir. Düşnamları olan kafirler bile İmam' a'Sunni İslamic terorist'demektedir. Bugüne kadar İmam hiç kimseye Vehhabi doktrinine dayalı bir şeylerde empoze etmemiştir. Ancak ne hikmetse yalancı ve iki yüzlü münafıklar mesnedsiz iftiralarını söylemekten çekinmemektedirler. Bazı İslamcılar da bu iftiralara çanak tutmaktadır. Maksat Üsame bin Laden'in İslam kamuoyunda kötü gösterilmesi ve yeni cihad askerleri bulmasına engel olmaktır. Bunun en önemli nedeni budur. Allah Kuranı Kerimde şunu buyurmuştur:'Fasıkların getirdiği haberlere inanmayın ve bu haberleri araştırın.''




ALINTI
Konu Derleme ile oluşmuştur.**
Kayıtlı
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


|Site Map|Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Home
Powered by SMF 1.1.13 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC
SMF Theme By: MPDesignZ.com

Dost Sitemiz: ZeynepDer.Org

Valid XHTML 1.0 Transitional