Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
Kasım 17, 2018, 06:43:57 ÖÖ

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Profil Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt
B O Y K O T   Ü R Ü N L E R I
+  �mmetin Sanal Kur'an Kursu...... www.ilminadresi.com
|-+  İslamı Öğreniyorum
| |-+  Hutbe - Vaaz ve Nasihatler
| | |-+  En İyi Yatırım İnsana Yatırımdır
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: En İyi Yatırım İnsana Yatırımdır  (Okunma Sayısı 1199 defa)
nisa

Çalışkan Üye
****

DUA : 30
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 350


« : Mayıs 27, 2010, 08:13:30 ÖÖ »



En İyi Yatırım İnsana Yatırımdır

 
Allah adına yapılan yatırımların en kıymetlisi, en makbulü insana yapılan yatırım, insana yapılan hayır hasenattır. İnsan yetişmesi için yapılan masraflar, in san yetişmesi için verilen emekler, insanın gelişmesi için girişilen gayretler, Allah indinde gayretlerin, mas­rafların en makbulü, en kıymetlisidir.
 
Neden öyle?
 
Çünkü bizi idare edenler insanlardır. Eğer içimiz den çıkan bizim çocuklarımız mezun olmuş, yöneti me geçmişler ve bizimle mücadele verir hale gelmiş lerse bu insanı fevkalâde ürküten bir neticedir. Kendi çocuklarımız içimizden çıkıyor, yönetime geçiyorlar ve bizimle mücadele eder hale geliyorlar.
 
Tabi ki, mücadele verir. Çocuğuna sahip çıkmadın, meşgul olmadın, başkaları senin elinden aldı, kendi inancını zerketti ona. Baktın ki, başörtüsüyle, imam-hatiplerle mücadele eden, halkın dindarlığından kor kan bir yönetici kadrosu çıktı ortaya. Meselenin en büyüğü, derdimizin en acısı burasıdır.
 
Çocuklarımızın yetiştirilmesi, dinini imanını koru yarak mezun olması, yönetime dinli imanlı mazbut insanların geçmesidir. Siyasetle, politikayla, üstten in mecilikle bu mesele hallolmaz.
 
Bu meselenin kökten hallolması, aşağıdan yukarıya, kadro yetiştirilmesiyle mümkündür. Yani çocuklarımız okullarında, yurtla­rında, kolejlerinde bizim alakamızı çekmeli, meşgul olmalıyız onlarla, bizden ne hizmet bekliyorlarsa on lara o hizmeti vermeliyiz.
 
Şöyle bir olaya şahit olmuştum. Camide oturmuş kendi halimde tefekkür ederken, dışarıdan imam gel di, kulağıma eğildi, dedi ki:
 
"Avluda iki hanım var. Sizi bekliyorlar. Meseleleri varmış/'
 
Kendi halimden çıkmayı pek istemedim, ama ma dem gelmişler, ne soracaklar diye dışarıya çıktım. İki hanım beni görünce hemen oturdukları yerden ayağa kalktılar. Tesettürlü hanımlardı. Bazı şeyler sorduktan sonra birisi dedi ki:
 
"Hocam sizin talebeleriniz var mı?" Cevap verme ye kalmadan, "Evet sizin talebeleriniz var, biliyorum, o talebeleriniz içinde şöyle bir talebeniz de var mı?" dedi.
 
Yine benim cevap vermemi beklemeden, "Var, o talebeniz şu anda herhalde burada yok, ama ne olur o talebeniz buraya gelirse, benim adıma onun alnından öpün" dedi. Ben şaşırdım. "Ben onun alnından, yü zünden öpecektim, ama namahremim, o cürette bu lunmaktan korktum, düşündüm ki, geleyim, bu duy gumu size arzedeyim, bana vekaleten siz öpün."
 
"Nedir hanımefendi, ne oldu da bu talebeye bu ka dar minnetarsmız?" dedim. Şöyle cevap verdi:
 
"Benim oğlum vardı, derslerinde başarısızdı. Bu bi zi çok üzüyordu. Bu talebe benim oğlumla tanışmış, 'Sen neden başarısızsın? Ben gelip seni okutayım' de miş. Oğlum da demiş ki:
 
"Okut, ama, bizim böyle hocaya verecek paramız ok."
 
"Hayır, ben para istemiyorum, sadece evinize gelip, sana bir-iki saat ders anlatayım' demiş.
Çocuk geldi, bana söyledi, ben de merak ettim, kim böyle seva bına gelir de bu kadar vaktini oğluma .ayırır diye.' Gelsin' dedim. Bu talebe bize gelmeye başladı, gelir, hemen zile basar, kapıyı açarız, hiç kimseye bir şey söylemeden, kapının yanındaki odaya girer, oğlumla bir-iki saat meşgul olur, bir çayımızı dahi içmeden çı kıp giderdi. Böyle uzun müddet devam ettikten son ra, bir gün dedi ki: 'Benim başka öğrencilerim de var, ben artık gelemiyorum, sen benim bulunduğum yur da gel, orada başka Öğrencilerin arasına karış, onlarla beraber oku' dedi.
 
"Bu defa oğlum da kalktı, onun yurduna gitti. Ço cuğum bir müddet yurda devam ettikten sonra, bir gün geldi bana dedi ki: 'Anne, ben evde değil de yurt ta kalsam ne olur?' 'Oğlum olur mu, sen böyle alışkın değilsin' dedim. 'Hayır anne, orası çok sıcak, çok sa mimi bir hava var.'
 
Sonra oğlumu gönderdim, yurtta kalmaya başladı, bu defa çok seyrek eve geliyordu. Her gelmesinde bana, 'Anne senin bu giyimin hiç ho şuma gitmiyor, uzun bir elbise giysen daha iyi olmaz mı?' demeye başladı. Ben çocuktan etkilendim, başımı örttüm, elbisemi de mazbut hale getirdim.
 
Fakat bu defa bey karşı çıktı. 'Bu ne böyle, kapıcı karısı gibi ol­muşsun. Ben böyle bir kıyafet istemem' deyince, ben utan utan, çocuğundan utan, bak çocuğun bana tel kin etti, ben ondan aldığım etkiyle böyle tesettüre gir dim' dedim. Bunun üzerine çocuk yine bir gün eve geldi, dedi ki: 'Anne, bu yurtta abilerin arası ne kadar güzel.
 
Toplanıyoruz, birisi cübbesini giyiyor, sarığını sarıyor, mihraba geçiyor, toplu halde öyle huzurlu bir namaz kılıyoruz ki, ben o anda başka alemlere göçü yorum. Ben veya babam öne geçse imam olsa da, şöy le ailecek evimizde de böyle huzurlu bir namaz kılsak nasıl olur?'
 
"Oğlumda bu kadar güzel halleri görünce, baktım, hem derslerinde başarılı olmaya başladı, hem de ahla ken çok değişti. Kendisinin değişmesiyle kalmadı, be nim tesettüre girmeme de sebep oldu, ailemizin ha vasını değiştirdi. İşte ben bu talebeye hiçbir şey vere­medim, kabul etmedi, sadece minnettarlığımı ifade etmek için, o talebe yanınıza gelince, benim yerime gözlerinden öpün, onu tebrik edin" diyorum.
 
Bunun için diyorum ki, artık sevap anlayışımızın şöyle bir gözden geçirilmesi lâzım. Eskiden yol yap mak, çeşme yapmak, köprü yapmak sevaptı. Devlet artık bunları yapıyor. Bundan sonra bize düşen görev, sevabın yönünü biraz değiştirip, insana yapılan yatı rımın en büyük sevap olduğunu düşünmeli, himme timizin en büyüğünü insan için yapmalı, insan yetiş tirmeye, kendi çocuklarımızı kurtarmaya yöneltmeli yiz. İnsanın varsa her şeyin vardır. Adamın yoksa hiç bir şeyin yok demektir.

Ahmed şahin
Kayıtlı
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


|Site Map|Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Home
Powered by SMF 1.1.13 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC
SMF Theme By: MPDesignZ.com

Dost Sitemiz: ZeynepDer.Org

Valid XHTML 1.0 Transitional