Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
Aralık 11, 2018, 11:35:06 ÖÖ

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Profil Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt
B O Y K O T   Ü R Ü N L E R I
+  �mmetin Sanal Kur'an Kursu...... www.ilminadresi.com
|-+  Kur'an-ı Kerim
| |-+  Tefsir
| | |-+  Kur'an Üzerine Literatür
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Kur'an Üzerine Literatür  (Okunma Sayısı 14823 defa)
KonurAlp

Değerli Üye
******

DUA : 265
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1196


« : Mart 16, 2009, 11:35:37 ÖÖ »

Kur’ân-ı Kerîm üzerine yapılan çalışmalar; biri Kur’an’ın açıklanması ve yorumuyla ilgili eserler, diğeri Kur’an’ın toplanıp mushaf haline getirilmesi, tertibi, muhtevası ve özellikleri, kıraati, dil ve üslûbu, i‘câzı, fezâili gibi onu çeşitli yönlerden inceleyen eserler olmak üzere başlıca iki gruba ayrılır. Bu iki alanda oluşan zengin literatüre Batı’da Kur’an üzerine yapılan çalışmaları da eklemek gerekir.

A) Tefsirler. Kur’an’a dair en hacimli çalışmalar olması bakımından tefsirler Kur’an literatürü içerisinde önemli bir yer işgal eder. Hz. Peygamber’in Kur’an yorumu önceleri sözlü hadis rivayet-lerinin bir parçası olarak varlığını sürdürürken hadislerin tedvini üzerine ''Kitâbü't-Tefsîr'' adıyla ayrı bir bölüm olarak hadis mecmualarında yerini aldı. Zamanla tefsir ilmi hadisten ayrılarak müstakil hale geldi ve özgün eserler vücuda getirildi.

1. Rivayet Tefsirleri. Resûl-i Ekrem’in ve ashabın Kur’an yorumlarını ihtiva eden ve bizzat sahâbe tarafından kaleme alınan herhangi bir çalışma bulunmuyorsa da onlardan gelen rivayetler derlenerek bazı tefsir kitaplarının oluşturulduğu bilinmektedir. Bunların en meşhuru Fîrûzâbâdî tarafından derlenen İbn Abbas tefsiridir. İbn Abbas’ın yorumları bazı çağdaş araştırmacılar tarafından da kitap haline getirilmiştir. Tâbiîn müfessirlerine nisbet edilen tefsir sayısı fazla olmakla birlikte bunların kendi telifleri mi yoksa talebelerinin derlemeleri mi olduğu hususu tartışmalıdır. Kaynaklarda Hasan-ı Basrî’ye izâfe edilen bir tefsire henüz rastlanamamışsa da çeşitli kaynaklarda dağınık halde bulunan yorumları derlenerek yayımlanmıştır (Tefsîrü'l-Hasan el-Basrî, nşr. Muhammed Abdürrahîm, III, Kahire 1992). Mücâhid b. Cebr’e nisbet edilen ve iki ayrı neşri yapılan eser de (Tefsîrü'l-İmâm Mücâhid b. Cebr, nşr. M. A. Ebü'z-Nîl, 1989 [Dârü'l-Fikri'l-İslâmî]; Tefsîrü'l-Mücâhid, nşr. Abdurrahman Sûretî, III, Beyrut, ts.), büyük bir ihtimalle Mücâhid’den sonra bir araya getirilmiştir. Tebeü't-tâbiînden Mukatil b. Süleyman’a ait Tefsîrü Mukatil b. Süleymân (nşr. Abdullah Mahmûd Şehhâte, IV, Kahire 1979) müellifinin elinden çıkan ilk tam Kur’an tefsiridir. Bunu Süfyân es-Sevrî, Yahyâ b. Sellâm ve Abdürrezzâk es-San‘ânî’nin eserleri takip eder. Bunların ardından kaleme alınan daha sistemli tefsirlerin başında Muhammed b. Cerîr et-Taberî’nin Câmi'u'l-beyân’ı gelir. Eser, gerek metodu gerekse muhtevasının zenginliğiyle rivayet tefsirlerinin temel kaynağı olmuştur. Rivayet tefsirlerinin diğer önemli örnekleri arasında Ebü'l-Leys es-Semerkandî, Sa‘lebî, Vâhidî, Ferrâ el-Begavî, Ebü'l-Ferec İbnü'l-Cevzî, İbn Atıyye el-Endelüsî, Ebü'l-Fidâ İbn Kesîr, Süyûtî, İbn Akıle, Sıddîk Hasan Han, Cemâleddin el-Kasımî ve Melihâbâdî’nin eserleri anılabilir.

2. Dirâyet Tefsirleri. Tarihi eski olmakla birlikte gelişmesi rivayet metodundan sonraya kalan dirâyet metoduna göre yazılmış tefsirlerin ilk örnekleri Mu‘tezile ekolü âlimlerince kaleme alınmıştır. II. (VIII.) yüzyıldan itibaren telif edilen lugavî tefsirleri bu kategori içerisine almak mümkündür. İşârî ve bâtınî tefsirler geniş anlamda dirâyet yönteminin ürünleri sayılırsa da  bunların dirâyetin ana çizgisinden farklı özellikleri bulunmaktadır. Dirâyet metodunun kullanıldığı tefsirlere örnek olarak Mâtürîdî, Fahreddin er-Râzî, Kadî Beyzâvî, Ebü'l-Berekât en-Nesefî, Hâzin, Ebû Hayyân el-Endelüsî, Mahallî ve Süyûtî, Bikaî, Ebüssuûd Efendi, Şehâbeddin Mahmûd el-Âlûsî, Elmalılı Muhammed Hamdi, Muhammed Tâhir b. Âşûr, Mevdûdî, Emîn Ahsen Islâhî, Saîd Havvâ, Vehbe ez-Zühaylî ve Süleyman Ateş tarafından yazılan eserler zikredilebilir.

3. Lugavî Tefsirler. II. (VIII.) yüzyılın ortalarından itibaren Arap dili üzerine yapılan köklü çalışmalar, Kur’an dilini tanıma ve Kur’an’ı dil bakımından yorumlama gibi hususları da içine almış, ilk dilcilerin pek çoğu aynı zamanda Kur’an’ın dili ve edebî yönüyle ilgili çalışmalar yapmıştır (ilk telifler için bk. İbnü'z-Nedîm, s. 37-38, 45-97; Cerrahoğlu, Tefsir Tarihi, I, 272-279). Garîbü'l-Kur’ân’a dair günümüze ulaşan eserler içerisinde İbn Kuteybe, İbnü'l-Mülakkın ve Fahreddin et-Turayhî’nin Garîbü'l-Kur'ân’ları, Mekkî b. Ebû Tâlib’in el-'Umde, Râgıb el-İsfahânî’nin el-Müfredât, İbnü'l-Cevzî’nin el-Erîb, Ebû Hayyân el-Endelüsî’nin Tuhfetü'l-erîb ve İbnü't-Türkmânî’nin Behcetü'l-erîb’i önemlidir (diğerleri için bk. Ali Şevvâh İshak, III, 289-308; Abdülhamîd Seyyid Taleb, tür.yer.; DİA, XIII, 380). İ‘râbü'l-Kur’ân hakkında Sîbeveyhi’nin el-Kitâb, Ahfeş el-Asgar’ın el-Kitâbü'l-Ferîd, Nehhâs’ın İ'râbü'l-Kur'ân ve İbn Hâleveyh’in İ'râbü selâsîne sûre adlı eser-leri anılmalıdır (geniş bilgi için bk. DİA, XXII, 376-379). Ferrâ ile Ahfeş el-Evsat’ın Me'âni'l-Kur'ân, Zeccâc’ın Me'âni'l-Kur'ân ve i'râbüh, Mahmûd b. Ebü'l-Hasan en-Nîsâbûrî’nin el-İ'câzü'l-beyân 'an me'ani'l-Kur'ân adlı çalışmaları da günümüze ulaşmıştır. Ma‘mer b. Müsennâ’nın Mecâzü'l-Kur'ân’ı, İbn Kuteybe’nin Te'vîlü müşkili'l-Kur'ân’ı, Şerîf er-Radî’nin Telhîsü'l-beyân fî mecâzâti'l-Kur'ân’ı da önemli lugavî tefsirlerdendir. Başta Zemahşerî’nin el-Keş-şâf’ı olmak üzere bazı dirâyet tefsirleri de lugavî tefsirlerin özelliklerini taşımaktadır.

4. İşârî ve Tasavvufî Tefsirler. Tasavvuf ehli Kur’an tefsirinde bâtınî yorumları öne çıkarmıştır. Tefsir ilminde bir otorite ve tasavvuf tarihinde önemli şahsiyetlerden biri kabul edilen Hasanı Basrî, bâtınî yorumları öne çıkarmamakla birlikte bazı açıklamaları sebebiyle ilk dönem işârî tefsirlerinde görüşlerine geniş yer verilmiştir. Kur’an’ı sistematik olarak tefsir eden ilk mutasavvıfın Sehl et-Tüsterî olduğu kaydedilir. Onun günümüze ulaşan Tefsîrü'l-Kur'âni'l-'azîm’i ile Sülemî’nin Haka'iku't-tefsîr, Kuşeyrî’nin Letâ'ifü'l-işârât, Rûzbihân-ı Baklî’nin 'Arâ'isü'l-beyân, Necmeddîn-i Dâye’nin Te'vîlât-ı Necmiyye (Bahrü'l-haka'ik ve'l-me'ânî), Hüseyin Vâizi Kâşifî’nin Tefsîr-i Hüseynî (Mevâhib-i 'Aliyye), Ni‘metullah b. Mahmûd Nahcuvânî’nin el-Fevâtihu'l-ilâhiyye, İsmâil Hakkı Bursevî’nin Rûhu'l-beyân ve Eşref Ali Tehânevî’nin Beyânü'l-Kur'ân adlı eserleri önemli tasavvufî tefsirlerden-dir. Muhyiddin İbnü'l-Arabî’nin eserlerinde de işârî tefsirin geniş örnekleri vardır (M. Hüseyin ez-Zehebî, II, 337-416; Ateş, İşârî Tefsir Okulu, tür.yer.; DİA, XXIII, 424-428).

5. Mezhebî Tefsirler. Ehli sünnet dışında yer alan mezhep ve fırkalar içinde tefsir ilmine en fazla katkıda bulunan ekol Mu‘tezile olmuştur. Bu mezhebin hareketi uzun soluklu olmamışsa da ilk dönemde yazılan dirâyet tefsirleri içerisinde önemli bir yeri vardır. Ebû Bekir el-Esam ve Ebû Ali el-Cübbâî’nin tefsirleri, Ebû Müslim el-İsfahânî’nin Câmi'u't-te'vîl’i, Kadî Abdülcebbâr’ın Tenzîhü'l-Kur'ân 'ani‘lmetâ'in’i ile Müteşâbihü'l-Kur'ân’ı ve Zemahşerî’nin el-Keşşâf’ı Mu‘tezile ekolünün önemli tefsirleridir. Sonuncusunun Sünnî müfessirler üzerinde de geniş etkisi olmuş ve hakkında çalışmalar yapılmıştır. Şîa âlimleri de birçok Kur’an tefsiri hazırlamışlardır. İmâmiyye Şîası’ndan Muhammed el-Bâkır, Câbir el-Cu‘fî, Zeyd b. Ali, Ca‘fer es-Sâdık ve Ebü'l-Hasan el-Askerî’ye çeşitli tefsirler nisbet edilmişse de (İbnü'z-Nedîm, s. 36; Brockelmann, GAL, I, 203; Suppl., I, 104, 313-314, 333; Goldziher, s. 303-304) bugün mevcut olan en eski Şiî tefsirleri, Muhammed b. Hacer el-Becahtî’nin 311’de (923) tamamladığı Beyânü's-sa'âde fî makami'l-'ibâde’si ile Ali b. İbrâhim b. Hâşim el-Kummî’nin eseridir. Bu konuda en yaygın olanı ise Tabersî’nin Mecma'u'l-beyân’ıdır. Ebû Ca‘fer et-Tûsî’nin Tefsîrü't-Tibyân’ı, Feyz-i Kâşânî’nin Tefsîrü’ssâfî’si, Muhammed Hüseyin Tabâtabâî’nin el-Mîzân fî tefsîri'l-Kur'ân’ı diğer önemli çalışmalar arasında sayılabilir. Şîa’nın Zeydiyye koluna mensup âlimler çok sayıda tefsir kaleme almış olup (M. Hüseyin ez-Zehebî, II, 280-284; Cer-rahoğlu, Tefsir Tarihi, I, 504-509) bunların en meşhuru Şevkânî’nin rivayet ve dirâyet metodunu birlikte kullandığı Fet-hu'l-kadîr’idir. Hâricî âlimlerinin de birçoğu günümüze ulaşmayan tefsirleri vardır. Muhammed b. Yûsuf Ettafeyyiş’in Himyânü’z-zâd’ı, özellikle İbâzıyye kolunun görüşlerini ortaya koyması bakımından dikkate değer bir çalışmadır (M. Hüseyin ez-Zehebî, II, 314-336; mez-hebî tefsirler için ayrıca bk. Goldziher, s. 286-336).

6. İlmî, İçtimaî, Edebî Tefsirler. Batı’da gözlenen bilimsel ve sosyolojik gelişmeler, özellikle XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yazılan Kur’an tefsirlerini değişik şekillerde etkilemiştir. Misyoner-lerin yoğun faaliyet gösterdiği Hint alt kıtasında Seyyid Ahmed Han, Arap dünyasında Muhammed Abduh ve Muhammed Reşîd Rızâ bu harekete öncülük etmişlerdir. Ahmed Mustafa el-Merâgı’nin Tefsîrü'l-Merâ³i’si, Seyyid Kutub’un Fî Zılâli'l-Kur'ân’ı ve Tantâvî Cevherî’nin el-Cevâhir’i bu türün diğer örnekleridir.

7. Ahkâm Âyetleri Tefsirleri. Kur’an’ın yalnız ahkâma dair âyetleri üzerine yazılan tefsirlerin tarihi bir hayli eskidir. Konuyla ilgili ilk sistematik eser Mukatil b. Süleyman’ın Tefsîrü'l-hamsi mi'e âye mine'l-Kur'ân’ıdır. İmam Şâfiî (Ahmed b. Hüseyin el-Beyhakı tarafından derlen-miştir), Ebû Ca‘fer et-Tahâvî, Cessâs, Kiyâ el-Herrâsî ve Ebû Bekir İbnü'l-Arabî’nin Ahkâmü'l-Kur'ân’ları, Süyûtî’nin el-İklîl’i ilk dönemden itibaren yazılan önemli ahkâm tefsirleridir. Kurtubî’nin el-Câmi' liahkâmi'l-Kur'ân adlı geniş tefsiri de ahkâm âyetlerinin yorumuna geniş yer vermesi sebebiyle aynı kategoride değerlendirilebilir. Son dönemde kaleme alınan eserler içerisinde Sıddîk Hasan Han’ın Neylü'l-merâm, Mehmed Vehbi Efendi’nin Ahkâm-ı Kur’âniyye, Zafer Ahmed Tehânevî, Muhammed İdrîs Kandehlevî, Muhammed Şefi‘ ve diğerlerinin birlikte yazdıkları Ahkâmü'l-Kur'ân, Muhammed Ali es-Sâyis’in Tefsîru âyâti'l-ahkâm ve Muhammed Ali es-Sâbûnî’nin Ravâ'i'u'l-beyân’ını saymak mümkündür (ayrıca bk. AHKÂMÜ'l-KUR’ÂN; M. Hüseyin ez-Zehebî, II, 430-473; tefsirlerle ilgili daha geniş bilgi için bk. TEFSİR).
Kayıtlı
KonurAlp

Değerli Üye
******

DUA : 265
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1196


« Yanıtla #1 : Mart 16, 2009, 07:19:29 ÖS »

B) Kur’an İlimleri. Erken dönemler-den başlayarak Kur’an ilimleriyle ilgili müstakil eserler kaleme alınmıştır. Özellikle III. (IX.) yüzyıldan itibaren bu çalışmalarda önemli bir artış olmuş ve MekkîMedenî, esbâb-ı nüzûl, nâsihmensûh, Kur’an’ın isimleri, toplanması, çoğaltılması ve tertibi, sûre ve âyet bilgileri, münâsebâtü'l-âyât ve's-süver, kıraat ve tecvid bilgileri, fezâilü'l-Kur’ân, havâssü'l-Kur’ân, vücûhnezâir, emsâlü'l-Kur’ân, aksâmü'l-Kur’ân, üslûbü'l-Kur’ân, muhkemmüteşâbih, i‘câzü'l-Kur’ân gibi ilimlerle diğer konularda yüzlerce eser meydana getirilmiştir (DİA’daki ilgili maddeler yanında ayrıca bk. İbnü'z-Nedîm, s. 27-42; Taşköprizâde, II, 380-595; Sıddîk Hasan Han, II, 172-202). Bir dönemde bu ilimler tek tek ele alınırken özellikle IV. (X.) yüzyıldan itibaren ''ulûmü'l-Kur’ân'' başlığıyla kapsamlı müstakil eserler yazılmıştır. İbnü'l-Merzübân’ın el-Hâvî, Ali b. İbrâhim b. Saîd el-Havfî’nin el-Burhân ve İbnü'l-Cevzî’nin Fünûnü'l-efnân’ı bu alandaki ilk eserlerdendir. Ancak daha sistematik ve geniş çalışmalar Zerkeşî’nin el-Burhân’ı ile başlamış, Süyûtî’nin el-İtkan’ı, İbn Akıle’nin ez-Ziyâde ve'l-ihsân’ı, Zürkanî’nin Menâhilü'l-'irfân’ı ile devam etmiştir (bu alandaki eserler için bk. ULÛMÜ'l-KUR’ÂN; Subhî es-Sâlih, s. 121-126; Turgut, s. 12-67). Kur’an’a dair fikrî ve ilmî mahiyette çeşitli dillerde yazılan kitap ve makaleler ise sayılamayacak kadar çoktur (bu çalışmaları tanıtan eserler için bk. KİTÂBİYAT [Tefsir]).
Kayıtlı
KonurAlp

Değerli Üye
******

DUA : 265
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1196


« Yanıtla #2 : Mart 17, 2009, 08:50:28 ÖS »

C) Batı’da Kur’an ve Tefsir Araştırmaları. Hıristiyan ve yahudilerin İslâm’la ilgili çalışmalarının tarihi sahâbe dönemine kadar gitmekteyse de sistematik Kur’an araştırmaları daha sonradır. Başlangıçtan XIX. yüzyıla kadar yapılan çalışmalarda en temel konu Hz. Peygamber’in kişiliği ve onun Kur’an’la ilişkisi olmuş, Kur’an ise ilâhî kaynaklı olmayan ve Hz. Muhammed’le ona yardım edenler tarafından uydurulan bir kitap olarak nitelen-dirilmiştir. Ancak Batılılar’ın gerek Kur’an gerek Resûl-i Ekrem’le ilgili iddiaları arasında ayrıntıda bir birlik olmadığı görülmektedir. I. (VII.) yüzyılda Kur’an’a ve Resûl-i Ekrem’e dair ilk eleştiri, Yuhannâ ed-Dımaşkı diye bilinen John of Damascus (Jean Damascene [ö. 750]) tarafından De Haeresibus adlı kitapta yapılmış (Daniel, s. 13-15), onu Theodore Ebû Kurre (ö. 825) takip etmiştir (ilk eserler için bk. Harman, s. 98-99). 781’de Bağdat’ta Abbâsî halifesiyle bir tartışma yapan Doğu Suriye Kilisesi piskoposu Timothy, Kur’an ve Hz. Peygamber’le ilgili nisbeten ılımlı düşünceler ortaya koymuş ve Kur’an’ın Allah’ın kelâmı olabileceğini ifade et-miştir (görüşleri için bk. Cate, s. 197-200; Browne, XXI [1931], s. 38-45).  Abdülmesîh b. İshak el-Kindî’nin (III./IX. yüzyıl) Peter the Venerable diye bilinen ve Fransız âlimi Pierre Maurice de Montboissier tarafından ortaya çıkarılan Risâle’si ilk dönem tartışmaları açısından önemlidir. Sir William Muir, bu çalışmayı The Apology of alKindî adıyla İngilizce’ye çevirerek (London 1882) tekrar ilim dünyasına sunmuştur (Cate, s. 176-180). Eserde Kur’an’ın kaynağı ve Resûl-i Ekrem’in konumuyla ilgili geniş bilgiler bulunmakla birlikte iddialar gerçekleri yansıtmaktan uzaktır. Ayrıca kitabın Kindî’ye nisbeti de şüphelidir (Daniel, s. 22, 29-30, 327). Bizanslı münazaracı Nicetas of Byzantium, Refutation du Coran adlı eserinde Kur’an’ın vahiy ürünü olmadığını iddia etmiştir (Harman, s. 100). IX. yüzyılda yaşayan Théophane le Confesseur, Resûl-i Ekrem’in saralı bir hasta olduğunu ileri sürmüş, onun bu görüşü sonraki hıristiyan yazarlar tarafından da benimsenerek günümüze kadar gelmiştir. İspanya’da sistemli Kur’an ve İslâm araştırmalarını başlatan Peter the Venerable, İngiliz Robertus Ketenensis ile Dalmaçyalı Hermannus’u Kur’an’ı Latince’ye çevirmeye teşvik etmiştir. İkisinin 1143 yılında (baskısı: Bale 1543) yaptıkları ortak çeviri (Watt, Bell’s Introduction to the Qur’an, s. 173) uzun yıllar kullanılmış, İtalyanca, Almanca ve Hollandaca Kur’an tercümelerine kaynaklık etmiştir (Cerrahoğlu, AÜİFD, XXXI [1989], s. 105). Bu kötü ve tarafgir tercümenin (Cate, s. 184) etkisiyle Batı’da Kur’an hakkında çeşitli reddiyeler yazılmıştır (Islamochristiana, V [1979], s. 312). Kur’an’ı 1290’da Latince’ye çeviren Dominiken misyoner Riccoldo da Monte di Croce, Confutatio Alcorani adlı eserinde Peter the Venerable’in görüşlerini takip et-miştir. Onun Kur’an’la ilgili olarak öne sürdüğü eleştirilerin bir kısmı İncil’i de ilgilendirmektedir. Ayrıca Kur’an’ın kaynağı olarak hem şeytanı hem Tanrı’yı göstermesi ciddi bir çelişkidir (Cate, s. 211, 215). Alexandre du Pont’un Le Roman de Mahon (Mahomet) adlı kitabı da pek çok iftira ve iddiayı içermektedir (Arnaldez, s. 45-46). Nicolas de Cuse 1461’de Cribratio Alcorani adıyla bir eser yazmış (nşr. Ludwig Hageman, Hamburg 1986), XV. yüzyıl şarkiyatçılarından Ludovico Marraccio ise Kur’an’ı Alcorani textus universus adıyla Latince’ye ter-cüme etmiştir (Daniel, s. 165, 321-322). Martin Luther, Kur’an’ın ve İslâm’ın ilâhî yapısını tamamen inkâr eder ve bunları Osmanlı Türkleri’nin şahsında değerlendirip Türkler’i katillikle suçlar. Esasta Peter the Venerable ve Riccoldo da Monte di Croce’nin görüşlerini benimsemekle birlikte nisbeten daha yumuşak bir üslûp kullanan Luther fikirlerini On War Against the Turks (trc. Charles M. Jacobs, Luther’s Works, ed. Helmut T Lehmann, Philadelphia 1967, XLVI, 157-205) adlı kitabında ortaya koymuştur (Cate, s. 211-212; Akdemir, XXXI [1989], s. 188-189). Voltaire’in eserlerinde de Kur’an ve Hz. Peygamber’le ilgili aşırı düşünceler yer alır (Cerrahoğlu, XXXI [1989], s. 116-117).

Kur’an’a ve Hz. Peygamber’e yönelik olarak XVIII. yüzyılın sonuna kadar devam eden katı eleştiriler XIX. yüzyılda yeni bir üslûp tarzına bürünmüştür. Özü aynı olmakla birlikte daha bilimsel ve objektif görünen bu tarz, diyaloga zemin hazırlamanın bir yolu olarak kullanılmıştır. Bu dönemde çoğu kilise menşeli olan İngiliz misyoner-oryantalistleri daha faal bir durumdadır. Karl Gottlieb Pfander’in münazara türündeki Balance of Truth adlı çalışması (London 1867) misyonerlerin önemli kaynaklarındandır. Hintli âlim Rahmetullah el-Hindî’nin İzhârü'l-hak adlı kitabı Pfander’in iddialarına cevap niteliğindedir (DİA, XXIII, 507-508). Bu dönemde Kur’an’la ilgili çalışma yapan Batılı âlimler ve eserleri şunlardır: Gustav Weil, HistorischKritische Einleitung in den Koran (Leipzig 1844, 1872); Aloys Sprenger, The Life of Mohammad from Original Sources (Allahâbâd 1851), Das Leben und die Lehre des Muhammad (Berlin 1861-1865), Mohammad und der Koran (Hamburg 1889); John Davenport, An Apology for Mohammad and the Koran (London 1869); Stanley LanePoole, The Speeches and TableTalk of the Prophet Mohammad (London 1882; başta girişi olmak üzere çeşitli bölümlerinde Hz. Peygamber-Kur’an ilişkisine yer verilmiştir); Arthur N. Wollaston, Half Hours with Muhammad (London 1886); Charles Catler Torrey, The CommercialTheological Terms in the Koran (Leiden 1892; Kur’an’ın bölgesel kültürün bir ürünü olduğu tezini ispat için yazılmıştır); Hubert Grimme, Mohammad (Münster 1892-1895); T. D. Hughes, Notes on Muhammadanism: Being Outlines of the Religious System of Islam (London 1894); E. M. Wherry, A Comprehensive Commentary on the Quran (London 1896; 1881’de Hindistan’da yazılan kitabın ''Muhammad the Author of the Quran'' [s. 107-110] başlığı özellikle dikkat çeker); Edward Sell, Essays on Islam (Madras 1901, s. 218-241), The Life of Mohammad (London 1913), The Historical Development of the Qur’an (London 1923, 4. bs.), Inspiration (Madras 1930); Hartwig Hirschfield, New Researches in the Composition and Exegesis of the Qoran (London 1902); J. Murdoch (ed.), Selections from the Koran with an Introduction Copious Explanatory Notes and a Review of the Whole (LondonMadras 1902; kitabın ''Reasons for Denying the Koran to be the Word of God'' [s. 131-186] adlı bölümü dikkate değerdir); I. Schapiro, Die haggadischen Elemente im erzählendenteil des Korans (Leipzig 1907); William Henry Temple Gairdner, The Qur’anic Doctrine of Man (Madras 1913), The Qur’anic Doctrine of Salvation (Madras 1914), The Qur’anic Doctrine of Sin (Madras 1914), The Qur’anic Doctrine of God (Madras 1916); Frank Ballard, Why not Islam (London, ts. [The Epworth Press]); H. U. Weitbrecht Stanton, The Teaching of the Qur’an with an Account of its Growth and a Subject Index (LondonNew York 1919); Josef Horovitz, Koranische Untersuchungen (BerlinLeipzig 1926); Régis Blachère, Le problème de Mahomet (Paris 1952), Le Coran (IIII, Paris 1947-1950), Introduction au Coran (Paris 1959); H. Spencer, Islam and the Gospel of God (Delhi 1956); Jacque Jomier, The Bible and the Koran (Fransızca’dan trc. Edward P. Aroez, New York 1964); Maxime Rodinson, Mahomet (Paris 1967).
Kayıtlı
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


|Site Map|Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Home
Powered by SMF 1.1.13 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC
SMF Theme By: MPDesignZ.com

Dost Sitemiz: ZeynepDer.Org

Valid XHTML 1.0 Transitional