Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
Temmuz 16, 2018, 12:37:05 ÖS

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Profil Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt
B O Y K O T   Ü R Ü N L E R I
+  �mmetin Sanal Kur'an Kursu...... www.ilminadresi.com
|-+  Son Mesajlar
Sayfa: [1] 2 3 ... 10

 1 
 : Temmuz 13, 2018, 05:42:26 ÖS 
Başlatan HAnefi - Son mesaj Gönderen: Vera
Dün ben de senin gibi idim
Unutma Hüdayı
Yarın sen de benim gibisin
Oku Fatihayı

Hacı Şemsi oğlu Derviş Ahmet

 2 
 : Temmuz 05, 2018, 03:12:30 ÖS 
Başlatan kervan - Son mesaj Gönderen: kervan
Artık doktorun gözünde hasta değil müşterisin…

•   Doktorlara rüşvet veren, bilim adamlarına sahte raporlar yazdırarak etkisiz/tehlikeli ilaçlara izin alan, devletleri dolandıran ilaç mafyasından bahsedelim: Dev ilaç firmaları yani Big Pharma.
•   Bu firmalar uzun zamandır ABD ve Avrupa’ya hâkim oldular. Lobi, rüşvet vb ile ulus-devletlerin yargı gücünü zayıflattılar. Türkiye de dâhil, sosyal güvenlik sistemi bulunan her ülkede kamu parasına göz dikiyorlar.
•   Biz bu silsilede ABD’de işlenmiş birkaç suçun ayrıntısına gireceğiz. Ama gerçekte bütün ilaç firmaları buna benzer suçlar işliyorlar. Doktorlar, hemşireler ve eczacılar da bu suça zorla ortak ediliyor. Direnenlere her türlü taciz, baskı, iftira, mahkeme, itibar zedeleme yapılıyor. Nasıl çalışır?
•   İlaç tanıtma amacıyla gelen firma temsilcileri, doktorlara belli kotalar koyuyor. Doktor bölgesinde o ilacı sattırabilirse lüks tatil veya yüksek ücretli konferans verme hakkı kazanıyor. Firmanın ilaçlarını övmek şartıyla doktorlar bir saatlik bir konuşma için yüzbinlerce dolar kazanabiliyorlar.
•   İlaç ve aşı üreticisi Merck’te çalışan iki bilim adamı, kan örneklerine hayvan antikorları ekleyerek aşıyı daha etkili göstermeye çalışırken suçüstü yakalandı.
•   GlaxoSmithKline, doktorlara rüşvet vermek, Amerikan gıda ve ilaç güvenliği kurumu olan FDA’ya yalan söylemek, klinik araştırma verilerini gizlemek ve yalan reklâm yüzünden 3 milyar dolar para cezasına çarptırıldı.
•   Pfizer, eczane perakendecileri tarafından, jenerik (aynı molekül kullanan rakip) kolesterol ilaçlarını piyasadan uzak tutmak ve böylece kendi kârlarını artırmak için ” rekabete aykırı” hareket ettiği iddiasıyla dava edildi.
•   İlaç üreten küresel devler (Big Pharma) ürünlerinin güvenli ve etkili olduğunu kanıtlayacak bilimsel veriler sunmak yerine mafya taktikleri kullanıyorlar. Suç ortağı olan doktorları ve bilim adamlarını tropikal tatil cennetlerine aileleriyle beraber gönderiyorlar. İtiraz edenlerin itibarını zedeliyorlar.
•   Rüşvet, bilimsel dolandırıcılık, müfettişlere, halk sağlığını koruyan kurumlara ve tüketicilere zarar veren tekelci uygulamalar… Bütün bu suçlara ait delillerin ortaya çıkması, büyük ilaç firmalarını, ürettikleri ilaç ve aşıları ve bunları savunan doktorları “şüpheli” hale getiriyor.
•   GlaxoSmithKline mahkemenin vereceği mahkûmiyet kararından kurtulmak için rüşvet, sahtecilik ve diğer suçlarını itiraf etti. (Bkz. “pleads guilty”) 9 yıl süren federal soruşturmadan sonra “suç” Kabul edilen fiiller için 1 milyar dolar, kamuya verdiği zarar için 2 milyar dolar ödeyecek. İlaç devi GlaxoSmithKline’nın suçu ne?
1.   Doktorlara lüks tatil ve konferans bahanesiyle yüklü ödeme,
2.   Denetim kurumu FDA’ya yalan bilgi,
3.   Sosyal sigortayı dolandırmak,
4.   Tehlikeli ilaçları hastaya bilgi vermeden satarak milyarlarca dolar kazanmak.
•   Fakat 3 milyar $ ceza sizi aldatmasın. Firma bunu ödeyip hayatına devam ediyor. Meselâ ünlü bir doktora 275.000 $ ödemiş. Neden? “Wellbutrin” adlı anti-depresan ilacı övsün diye. http://naturalsociety.com/top-radio-doctor-paid-by-glaxosmithkline-to-push-drugs/
•   Merck’te çalışmış viroloji uzmanları Stephen Krahling ve Joan Wlochowski’ye göre firma: (https://www.naturalnews.com/036328_Merck_mump…)
1.   Kabakulak aşısını %95 başarılı göstermek için en az 1999’dan beri deney sonuçlarını değiştirmiş,
2.   Bağışıklık sistemini uyarılmış/stimüle göstermek için hayvan antikorlarını kan testine eklemiş,
3.   Aşıyı etkili göstermek için virüsün “uysal” türlerini kullanmış ama sonuç yine de yetersiz olunca deney sonuçlarını mühürletip arşive saklamış,
4.   Bilim adamlarını suç ortaklığına zorlamış, iftira ve hapis cezasıyla korkutmuş,
5.   Bu sahte sonuçlarla ABD hükümetini birkaç yüz milyon $ dolandırmış.
6.   Merck bu sahte başarıyla Amerikan gıda ilaç güvenliği kurumu olan FDA’yı ve Avrupa’yı (European Medicines Agency) aldatmış.
7.   Merck, 2006 ve 2009 yıllarındaki önemli kabakulak salgınlarından sonra bile, kabakulak aşısının zayıflığı konusunda gerçekleri gizlemeye devam etmiş.
•   Bunların bütün belgeleri şurada: (2010 False Claims Act) https://www.naturalnews.com/gallery/documents…
Uzmanlara göre hiç bir faydası olmayan bu aşı için ABD hükümeti Merck’e bir kaç yüz milyon dolar vermiş. Çünkü deney sonuçları uzmanlarca değiştirilmiş. Başka ülkelerde de sahtekârlık yapan Merck’in en çok soyduğu devlet ABD.
•   Uzmanların tabiriyle “… Merck’in aşı sahtekârlığının gerçek mağdurları her yıl boş yere gereksiz ilaçları vücutlarına enjekte ettiğimiz milyonlarca çocuk oldu. Hiçbir etkisi olmayan bu aşı yüzünden hastalık daha çok yayıldı çünkü mücadele edilmedi …”
•   Obama ve dönemin adalet bakanı Eric Holder, bütün bu sahtekârlıkları öğrendiler; raporları okudular. Ama Merck’e karşı hiç bir şey yapmadılar. 2006-2007 kabakulak salgınında hasta sayısı 20 katına çıktı, sadece o sene aşının korumadığı 15 insan öldü.
•   İlaç mafyası kanunların üzerinde. Milyarlık ceza çok görünebilir ama onlar bu cezaların yüzlerce katı kâr ediyor. Firmalar ceza ödese bile patron hapse girmiyor. Dahası, sattıkları aşılar çocukları korumak yerine yeni hastalıklar yayıyor. Kazayla mı yapıyorlar yoksa kasıtlı mı?


http://www.derindusunce.org/2018/06/14/artik-doktorun-gozunde-hasta-degil-musterisin/


 3 
 : Haziran 23, 2018, 02:05:26 ÖS 
Başlatan kervan - Son mesaj Gönderen: kervan
Ölümün tecrübesi olmaz

21 Haz 2018, Perşembe

Büyük devletler kurmuş, asırlar boyunca üç kıtaya hakim olmuş, devleti ve saltanatı din-i mübinin, dolayısıyla ahlak ve adaletin emrine vermiş, İslam ümmetinin hayırlı bir parçası olan, beşeriyet icabı kusurları olsa da “hasenât seyyiatı, sevaplar bir kısm günahları siler” müjdesine göre gök kubbede hoş sadâ bırakmış ve inşAllah Allah katında rızaya ermiş bir milletin çocukları olarak, ecdadımızın fetih ve imar ederek bize bıraktığı bu topraklar üzerinde yaşıyoruz, ama onları, kulca büyük ve hayırlı yapan pek çok değeri koruyabilmiş değiliz.
Ne imiş?

Bu iktidar şımarmış, maneviyatını kaybetmiş, içlerine sokulabilmiş sinekler yüzünden kamu menfaati zarar görüyormuş, yanlışlar yapılıyormuş…

Diyelim ki, bunlar kısmen doğru tespitlerdir.

Bu hareketin lideri ve asıl kadrosu hala hayırlı olma niteliklerini korumuyor mu?

Bence koruyorlar.

Madde ve manada kazanımlar devam etmiyor mu?

Herkes biliyor ki, ediyor.

Ufukta, hizmete talip olarak daha hayırlı bir lider ve kadrosu görülebiliyor mu?

Kesinlikle hayır.

İç ve dış düşmanlar bu iktidarı devirmek için plan üstüne plan, kumpas içinde kumpas kuruyorlar mı?

Uykuda olmayanlar bunu da açıkça görüyorlar.

Gerçek tablo bundan ibaret iken hala hiyanete benzer sonuçlar doğurabilecek gafletin ve yanlış hesapların piyasaya sürülmesi, milletini ve
memleketini seven, düşünen, büyük emeklerin ve fadâkârlıkların ürünü olan kazanımların kaybı ihtimali bile uykularını kaçıran hayırlı insanımızı derin endişelere sevkediyor.

Ölüm tecrübe edilemez ve son pişmanlığın faydası yoktur.

Bizim insanımız oyunu kullanırken bu defa da gaflete düşmeyecek, Recep Tayyip Erdoğan’ı cumhurbaşkanı, partisini de iktidar yapacaktır; bu ümit ve dua ile yolumuza devam edelim vesselam.

Hayrettin Karaman


https://www.yenisafak.com/yazarlar/hayrettinkaraman/olumun-tecrubesi-olmaz-2046149



 4 
 : Mayıs 16, 2017, 06:45:35 ÖÖ 
Başlatan kervan - Son mesaj Gönderen: kervan
ABD: Esed insanların cesetlerini yaktı

ABD, Esed'in Saydnaya Hapishanesi'nde binlerce insanı öldürdüğünü ve cesetlerini fırınlarda yaktığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakan Yardımcılarından Stuart Jones, basın toplantısı düzenleyerek, Saydnaya'da öldürülen mahkumların hapishanenin bir bölümünde inşa edilen fırında yakıldığını söyledi.

Jones, Başkent Şam'a yaklaşık 45 dakika uzaklıkta bulunan hapishanede günde ortalama 50 kişinin öldürüldüğüne inandıklarını belirtti.
Stuart Jones, "Bu fırının, Saydanaya'da öldürülen mahkumların cesetlerini yakarak, delilleri ortadan kaldırmak için inşa edildiğine inanıyoruz." dedi.



http://www.timeturk.com/abd-esed-insanlarin-cesetlerini-yakti/haber-633506

BU ZULME ORTAK OLANLARA LANET OLSUN,

BU ZALİME DESTEK OLANLARA LANET OLSUN

RABBİM MAZLUMLARI  ESED GİBİ ZALİMLERİN ELİNDEN KURTARSIN

AMİN.  AMİN.   AMİN.
[/color]

 5 
 : Nisan 27, 2017, 11:07:39 ÖÖ 
Başlatan kervan - Son mesaj Gönderen: kervan
'IŞİD, İsrail'den özür diledi'


 
Eski İsrail Savunma Bakanı Moşe Ya'alon, İsrail'in Suriye ve IŞİD'e yönelik politikalarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

İsrail'deki 'Tikun Olam' isimli internet sitesinin haberine göre, İsrail'in kuzeyindeki Afula kentinde bir etkinlikte konuşan Yalon, Suriye'de IŞİD'in kontrolünde bulunan bölgelerden İsrail'e saldırı olduğunda, İsrail'den özür dilendiğini ifade etti.

İsrail Savunma Bakanı, şunları kaydetti:

"Bu şartlar altında sorumlu ve çok dengeli bir politika izlemek zorundasınız. Bu şekilde bir taraftan kendi çıkarlarınızı korurken, diğer taraftan da olaya müdahil olmaktan kaçınmalısınız. Çünkü İsrail, bir taraf adına müdahalede bulunursa bu diğer tarafın çıkarlarına hizmet edecektir. Bu sebeple biz İsrail olarak kırmızı çizgilerimizi ilan ettik. Her kim egemenlik hakkımızı ihlal ederse bizim gücümüzü anında tüm ağırlığıyla hissedecektir. (Suriye'den İsrail'e saldırılar) Genellikle Esed rejiminin kontrolündeki bölgelerden geliyor. Ancak IŞİD'in bulunduğu noktalardan saldırı yapıldığında, IŞİD hemen İsrail'den özür diledi."


http://www.timeturk.com/isid-israil-den-ozur-diledi/haber-602748

 6 
 : Nisan 19, 2017, 09:01:00 ÖÖ 
Başlatan kervan - Son mesaj Gönderen: kervan
On ülke başkanı Esed'i tebrik etti


 
Bazı ülkeler, Suriye’nin “bağımsızlık yıldönümü” için Esed'e tebrik mesajları iletti. Söz konusu ülkeler, 6 yıllık savaş boyunca Esed'i desteklemeye devam ettiklerini de bir kez daha ortaya koymuş oldu.

Suriye Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan ve Şam rejiminin yayın organı olan Sana'nın aktardığı açıklamaya göre, Esed'in bağımsızlık günü dolayısıyla 10 devlet başkanından tebrik mesajı aldığı belirtildi.

Açıklamada, Irak, Rusya, Cezayir, Türkmenistan, Lübnan, Küba, Hindistan, Kuzey Kore, Güney Afrika ve Endonezya devlet başkanlarının tebrik mesajı gönderdiği ifade edildi.

Tebrik mesajlarında, “Suriye'de istikrarın sağlanması temennisinde bulunulduğu, ikili ilişkilerin daha fazla güçlendirilmesi ve Suriye'yle dostluk ve işbirliği vurgusu yapıldığı” açıklandı.

Suriye, 17 Nisan 1946'da Fransız mandasından kurtulmuştu.


http://www.timeturk.com/on-ulke-baskani-esed-i-tebrik-etti/haber-590498

YAZIK..... ÖZELLİKLE 

Cezayir, Türkmenistan, Lübnan ve Endonezya

 BU ZALİMİ NASIL KUTLADILAR !

İRAN'I SAYMAMIŞLAR HER HALDE

İRAN ESED İLE BİRLİKTE KUTLAMALARI KABUL EDİYORDU...!!!!


 7 
 : Nisan 08, 2017, 09:19:21 ÖÖ 
Başlatan kervan - Son mesaj Gönderen: kervan
IŞİD'den referandum tehdidi

BBC Türkçe'nin haberine göre, IŞİD, aylık dergisi Rumiyah'ın 6 Nisan Perşembe günü yayınlanan 8. sayısının Türkçe versiyonunda "Allah'ın dışında başka kanun koyucu seçmek küfürdür" ifadesiyle şu çağrıyı yaptı:

"Referandumda 'Evet' diyenler kâfir olacağı gibi 'Hayır' diyenler de kâfir olur. Müslümanların hiçbir şekilde seçim sandıklarına gitmemesi, o sandıklardan ve mekânlardan uzak durması, [oy kullananlara] düşmanlığını ilan etmesi gerekir.

Tüm muvahhid kardeşlerimizden (…) tüm oy kullanma mekânlarının hedef alınmasını istiyoruz. Oraları basın, yakın, yıkın ve ateşe verin. Hem tağutları hem de referandumda oy kullanarak onlara ibadet eden tüm kâfirleri ve müşrikleri öldürün."


http://www.timeturk.com/isid-den-referandum-tehdidi/haber-572952

İŞİD VE BENZERİ ÖRGÜTLERİN İSLAM DÜŞMANLARI TARAFINDAN KURULUP DESTEKLENDİĞİNİ
ARTIK HERKES BİLİYOR  (TRUMP'IN KENDİ AÇIKLAMASINDA BİLE ABD TARAFINDAN KURULDUĞU AÇIKLANMIŞTI)
AMAÇLARI
1-) BÜTÜN DÜNYADAKİ RADİKAL MÜSLÜMANLARI BİR ARAYA TOPLAYIP (TESPİT VE İMHA ETMEK) (Adım Adım, aşama aşama)
2-) İSLAM'I ACIMASIZ, VİCDANSIZ, VAHŞİ, KURAL/NİZAM TANIMAYAN BARBARLAR OLARAK BÜTÜN DÜNYAYA GÖSTERMEK
3-) HALKI MÜSLÜMAN OLAN DEVLETLERİN İDARECİLERİNİ BU KORKU İLE HEGEMONYASI ALTINA ALMAK
4-) PİYON HALE GETİRİLMİŞ İDARECİLERİN DESTEĞİ İLE ÜLKELERİNİ HER YÖNDEN SÖMÜRMEK
5-) BÜTÜN BUNLARI YAPARKEN YAPACAKLARI MASRAFLARI YİNE HALKI MÜSLÜMAN OLAN ÜLKELERİN KAYNAKLARINDAN KULLANMAK
6-) DOĞAL KAYNAKLARI NEDENİYLE BÜYÜK BİR EKONOMİK GÜCÜ OLAN MÜSLÜMANLARIN KAYNAKLARINI, KENDİLERİ İÇİN KULLANMAK, MÜSLÜMANLARIN EKONOMİK BAĞIMSIZLIĞA ULAŞMALARINI ENGELLEMEK
7-) MÜSLÜMAN TOPLUMLAR ARASINDA BÖLÜNME VE PARÇALANMAYI SAĞLAMAK, BİRLİKTE HAREKET ETMELERİNİ ENGELLEMEK, BİRBİRİNİ KÜFÜRLE SUÇLAMALARINI SAĞLAYARAK KAPANMAZ YARALAR AÇMAK.
.......
Görüldüğü gibi sadece benim kısa zamanda aklıma gelen faydaları ! bunlar, benim şu an için düşünemediğim daha ne faydalar ! elde etmiş oluyorlar....
UYAN MÜSLÜMAN UYAN
İŞİD BENZERİ TERÖR ÖRGÜTLERİ MÜSLÜMANLARIN DÜŞMANIDIR
ONLARI KURUP BÜYÜTEN VE BESLEYEN ÜST AKILLARI VARDIR VE HEP OLACAKTIR
OY KULLANMAK BEYAT ETMEK DEĞİLDİR..
..


 8 
 : Nisan 04, 2017, 07:25:49 ÖÖ 
Başlatan kervan - Son mesaj Gönderen: kervan
Trump, 'Eğer şüphesi olan varsa, herkes bilsin diye söylüyorum, Sisi’nin gayet arkasındayız' dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da Mısır'ın darbeci cumhurbaşkanı Abdülfettah Sisi'yle görüştü.

Görüşme öncesinde Sisi'yle poz verip gazetecilere konuşan Trump, ABD ve Mısır'ın 'terörle savaş' konusunda birlikte çalışacaklarını söyledi.

"Terörizme ve diğer şeylere karşı beraber savaşacağız. Çok uzun zaman birbirimizle dost olarak kalacağız. Mısır halkıyla güçlü bir bağımız var" ifadelerini kullandı.

"GAYET ARKASINDAYIZ..."

Eylül ayında kampanya döneminde Sisi ile bir araya geldiğini anlatan Trump, "Eğer şüphesi olan varsa, herkes bilsin diye söylüyorum, Sisi'nin gayet arkasındayız. Çok zor bir durumda harika bir iş yaptı. Mısır'ın ve Mısır halkının çok arkasındayız" dedi.

SİSİ: "SİZE HAYRANIM"

Arapça konuşmasında ABD'ye ilk resmi ziyareti olduğunu ve 8 yılın ardından Washington'a gelen ilk Mısır Cumhurbaşkanı olduğunu belirten Sisi de Trump için, "Kendinize has kişiliğinize derin bir hayranlığım var" dedi. Ayrıca ‘terörle mücadele' vurgusunda bulunan Sisi, "Bu kötü ideolojiyi yeneceğiz" ifadesini kullandı.


http://www.timeturk.com/trump-sisi-nin-gayet-arkasindayiz/haber-565159




SÖMÜRGECİ ANLAYIŞ İÇİN İBRETLİK BİR DELİL;
BUNLAR İÇİN HAK, ADALET, İLKE, DEMOKRASİ.....VS  HEPSİ SAF HALKI KANDIRMAK İÇİN KULLANILAN İÇİ BOŞALTILMIŞ LAFLARDAN İBARET....
ÖNEMLİ OLAN MENFAAT/ÇIKAR...... GERİSİ LAF-I GÜZAF....!

 9 
 : Şubat 07, 2017, 04:07:47 ÖS 
Başlatan kervan - Son mesaj Gönderen: kervan
Muhasebecilerin Faizi Kayıt Altına Almaları Caiz midir? 

SORUNUN DETAYI: Ben Mali Müşavirim. Kısaca özet geçmek gerekirse devletin koyduğunu kanunlar doğrultusunda vergi mükelleflerinin hesap kitap işlerine bakmaktayım. Bir nevi mükellef ile devlet arasında aracı durumundayım. Fakat aklıma takılan çok ciddi sorular var. Mesela kendim şahsımla ilgili hiçbir alakası olmamasına rağmen, mükelleflerim faizli bir işlem yaptıysa yapılan işlemleri ben açıdan kayıt altına almak durumundayım. Bu işlemlerin benimle hiçbir ilgisi olmamasına rağmen kayıt altına almam benim açımdan caiz midir? 


-CEVAP: Muhasebeciler devlet ile vatandaş arasında vergi vb. mali işleri kayıt altına alır ve bu hizmet karşılığında şirket sahibinden maddi karşılık alırlar. Tabi bazen faizle çalışan şirketlerin işlerini de yürütmek durumunda kalabiliyorlar. Yani onların faizlerini kayıt altına alarak diğer vergiler gibi devlete rapor olarak sunuyorlar.

Cabir (radiyAllahu anh) derki: Rasûlullah (aleyhissalatu vesselam) faiz yiyene ve yedirene, faizi yazana ve şahit olanlara lanet etti ve ‘Onların hepsi aynıdır’ buyurdu. (Müslim)

Hadiste geçen “faizi yazan” kişiden maksat iş bittikten sonra onu ihbar edeni değil, faiz alanla veren arasındaki anlaşmayı kayıt altına alan kişiyi kapsamaktadır. Dolayısıyla muhasebecilerin yaptığı ihbar bu kategoriye dâhil değildir.

Fakat muhasebecilerin sadece faizle meşgul olan banka vb. finansal kurumların ve içki gibi sadece haram malların satışını yapan yerlerin muhasebe işini yapması caiz değildir. Zira bu kötülükte yardımlaşma sayılmaktadır.




http://www.fetvakurulu.com/Detay/Haber/497/muhasebecilerin-faizi-kayit-altina-almalari-caiz-midir-.aspx


 10 
 : Şubat 07, 2017, 04:00:07 ÖS 
Başlatan kervan - Son mesaj Gönderen: kervan
Bankaların verdiği promosyon veya para puanlar faiz mi, caiz mi?

Sıkça sorulan bu soruyu doğru cevaplayabilmek için bankaların verdiği promosyonu, nereden kazandıklarına bakmamız gerekiyor.
Paranın kazanılma kaynağına baktığımızda görüyoruz ki, memurun bankada bekleyen maaşının repodan sağladığı kazançtan veriliyor bu promosyon… Öyle ise bu promosyon nedir? Faiz midir, caiz midir? Faizse caiz değildir, caizse faiz değildir. Demek ki konu, bu paranın faiz olup olmadığını tespitle ilgilidir.

Faizcilik yaparak para kazanan bankalara mecbur olmadıkça para yatırmak caiz değildir. Çünkü bu bankalar, mesela maaşlarınız, hesabınızda olan paralarınız orada kaldığı sürece, sizin paralarınızla faizcilik yapar ve bundan para kazanırlar. Promosyon adıyla size verdikleri de bu faiz gelirinin küçük bir kısmıdır. Bu sebeple haram-helal kaygısı taşıyan Müslümanların paraları, faizcilik yapmayan bankalara yatırmaları gerekir.

Kredi kartlarını da bu bağlamda değerlendirmek uygun olur.

Bilindiği gibi İslam faizin azını ve çoğunu ve bu arada faizli işlem ve akitleri haram kılmıştır.

Faizli bankaların Kredi Kartlarıyla yapılan alışverişlerde, özellikle taksitli ödemelerde banka fazi geliri elde etmektedir. Kazanılan faiz gelirinin bir kısmı bankaya kalmakta, bir kısmını da banka kredi kartı sahibine yaptığı alışverişin miktarına ve çeşidine göre hediye, promosyon adı altında para, mal gibi şeyler vermektedir. Bu arada kredi kartı alanların ayaklarını bankalara alıştırmayı da hedeflemek söz konusudur.

Promosyonun ilk verildiği devrelerde faiz olmayabilir şeklinde yorumlar vardı. Bu ihtimale binaen alınabilir diyenler de olabiliyordu.
– Nitekim promosyonu alanlar, bankayla bir faiz anlaşması yapmadıklarından dolayı aldıkları fazlalık faiz olmaz, bankanın kendiliğinden verdiği hediye yerine geçer, diye yorum yapıyorlardı…
– Ayrıca bankanın kazancı içinde faizden başka (ticari işlere aracılık etmek, para nakletmek… gibi) helal kazançlar da vardır; verilen promosyonu bu helal kazançlardan veriliyor diye düşünerek alıp kullanmakta mahzur olmaz, diye degörüşlerini güçlendirmeye çalışıyorlardı…
Bu farklı bakışlar, farklı anlayışları meydana getiriyordu.

Ancak görüşlerine değer verilen ilim adamlarımızın çoğunluğu bu paranın faiz olduğunu tespitte ve bu tespitlerini ifade etmekte gecikmediler. Faiz olunca alınmalı, ancak (çok ihtiyaçlı değilse) bir başka ihtiyaç sahibine hibe edilmeli, diye de uyarıda bulundular.

Nitekim Hayreddin Karaman, bu konudaki sorulara verdiği cevaplarında genişçe sayılan açıklamalar da yaptı. Birinin ilgili kısmını birlikte okuyalım isterseniz.


Bankaların verdiği promosyon:

“Faizci bankalar, maaşların kendilerinden alınması karşılığında hem maaş alanlara hem de bağlı bulundukları kuruma malzeme, alet ve para şeklinde promosyonlar veriyorlar. Bu promosyonların helal olup olmadığına dair yoğun sorulara bir yazıda cevap vermiştim. Cevap iyi anlaşılamamış olmalı ki, sorular ve cevaba itirazlar devam etti.

Bazıları “Biz bu konuda hür değiliz, kurum bize sormadan faizci banka ile anlaşıyor, biz ne yapalım?” diyorlar.
Böyle bir durum varsa maaşın, bankada bekletilmeden ilk imkânda hemen alınması gerekir ki, bankada kalıp onunla daha fazla faizcilik yapılmasın. Buna rağmen banka maaş alana da bir miktar para veya hediye vermişse onu da -alan yoksul değilse- yoksullara vermesi gerekir.
Bu hükmün dayanağı nedir?
Bilindiği gibi İslam, faizin azını ve çoğunu ve bu arada faizli işlem ve akitleri haram kılmıştır.
Bir grup memurun veya çalışanın maaşları faizci bir bankaya yatırıldığı zaman bu banka, o parayı -çekilmediği sürece- sisteme sokmakta ve faizli işlemler yaparak para kazanmaktadır. Kazanılan faiz gelirinin bir kısmı bankaya kalmakta, bir kısmını da banka kurumlara ve memurlara vermektedir.

Maaşlar faizci bankalardan alındığı takdirde iki sakınca doğuyor:
1- Bankaya paranızla faizcilik yapma imkânı vermiş oluyorsunuz.
2- Gelirinin çok büyük bir bölümü faizden olan bir kurumdan hediye kabul etmiş oluyorsunuz. Bu hediyenin de oraya yatırılan maaşlarınızın faizle işletilmesinden elde edildiğini dikkate almamış oluyorsunuz.

Bu durumda ne yapalım:
Mümkünse maaşlarımızı faizli işlem yapmayan katılım bankalarına yatırıp oradan çekelim.
Bunun mümkün olmadığı yerlerde ve şartlarda ise verilen promosyonları yine alalım ama -yoksul değilsek- bunu yoksullara verelim, kendimiz kullanmayalım.” (H.Karaman.net)
***
Benim buraya ekleyeceğim sadece bir tedbirli olma teklifi:
Şayet bu promosyonu kendimiz kullanma ihtiyacı içinde isek bunu, yemede ve giymede kullanmamalıyız. Ahmed Şahin



SORU:
Resmi kurumlarda bankaların verdiği maaş promosyonu alanların, bu parayı yoksul veya borçlu kimselere verilmesi de öneriliyor. Peki, kendi borcumuz çoksa bu parayı borcumuzu ödemek için de kullanabilir miyiz?

CEVAP: Selamünaleyküm. Bu para için faiz gibi haram demiyoruz ama berrak bir para da diyemiyoruz. Kullanmamayı tercih edin diyoruz. Bir insanın ekmeğine kullanması ile borcuna kullanması açısından ne fark olacak? O pencereden bakmayın, kullanayım mı kullanmayayım mı diye bakın. Fetva Meclisi

http://dingorevlileri.com/banka-promosyonu-caiz-midir/

Sayfa: [1] 2 3 ... 10

|Site Map|Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Home
Powered by SMF 1.1.13 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC
SMF Theme By: MPDesignZ.com

Dost Sitemiz: ZeynepDer.Org

Valid XHTML 1.0 Transitional