Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aralık 04, 2008, 08:53:02 ÖS

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Profil Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt
+  Ümmetin Sanal Kur'an Kursu...... www.ilminadresi.com
|-+  İslamı Öğreniyorum ( Bölüm Yöneticileri: AzRa - Kul Ahmedd )
| |-+  Fıkıh ve Akaid (Moderatörler: Zemheri__, hakikat)
| | |-+  İbadet ve duada aracı olmaz (Tevessül ve şirk)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 [2] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: İbadet ve duada aracı olmaz (Tevessül ve şirk)  (Okunma Sayısı 427 defa)
şebnem

Üstad-ı Azam
*****


Teşekkür: 120
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 798


« Yanıtla #14 : Ağustos 08, 2008, 02:31:58 ÖS »

amacimiz kimseyi yermek ,elestirmek kinamak degil
su bir gercekki maalesef bir kavram kargasasi yasaniyor sefaat ve tevvesul konusuda bu kargasa icerisinde yer aliyor..


iSLAM dinin güzelliği buradan geliyor zaten,herkesi şahsi görüşlerini kuranı kerim ve hadisi şerifler ile ortaya koyuyor.
kaygılanacak  birşey yok.
Logged
kervan

Editör
******


Teşekkür: 210
Online Online

Mesaj Sayısı: 1425


WWW
« Yanıtla #15 : Ağustos 08, 2008, 02:48:41 ÖS »


iSLAM dinin güzelliği buradan geliyor zaten, herkes  şahsi görüşlerini kuranı kerim ve hadisi şerifler ile ortaya koyuyor.


Şebnem Kardeşim lütfen konuya nefsi yaklaşma...
Eğer konu nefsi olarak ele alınacak olursa kimseye bir faydası olmaz, günahlarımızı arttırmaktan başka...
Zaten yeterince eksiğimiz, kusurumuz ve günahımız varken bunu bilinçli olarak arttırmayalım/arttırma çabasına girmeyelim... (Nefsimizin şerrinden ALLAH'a sığınırım.)

Yukarıda alıntı yaptığım mantık ile konuları okuyor ve olaya bakıyorsan, zaten ilerleme şansıda kalmaz, şartlı bir bakış ve yaklaşım söz konusu demektir. İfade ettiğin husus "temel dayanağın Kur'an ve sünnet olmadığı" şahsi görüşlerimize kılıf bulmaya çalıştığımız yönündedir. Umarım yanlış anlamışımdır.

Oysa itikadi konularda doğrulara ulaşma adına paylaşımları samimiyetle ve önyargısız olarak okumamız/değerlendirmemiz gerekir.

Selam ve Dualarımla...
Logged

"İçinde (yaşamakta) olduğumuz şehre sor, hem kendisinde geldiğimiz    kervana da.   Biz gerçekten doğruyu söyleyenleriz." (Yusuf Suresi / 82)
şebnem

Üstad-ı Azam
*****


Teşekkür: 120
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 798


« Yanıtla #16 : Ağustos 08, 2008, 03:05:39 ÖS »

sanırım siz kardeşlerim benim ne demek istediğimi anlamak istemiyorsunuz.
bende zaten kuranı kerim ve hadisi şeriflerle konumu açtım.ama görüyorum ki şahsıma karşı tasavvufu sevdiğim için bir önyargı var.
artık yorum yazmayacağım......selam ve dua ile 44fdg
Logged
şebnem

Üstad-ı Azam
*****


Teşekkür: 120
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 798


« Yanıtla #17 : Ağustos 08, 2008, 03:10:28 ÖS »

acaba günde beş vakit rabbimizin  huzuruna çıktığımızda,aklımızdan geçen 40tane tağutlarımız ile  ALLAHa  şirk olmuyormuyuz?
         


şebnem bacım  konu ile bağdaştıramadım ancak dediğinize hak veriyorum inşALLAH.Ancak burda unutulmaması gereken bir noktayı gözden kaçırmayalım kul ile ALLAHu tealanın arasına aracı sokmak başka kulun nefsinden kaynaklanan veyahutta ilmi yönden kendini tamamlamması münasebetiyle huşuyu yakalayamaması başka...

Selametle kalın inşALLAH Hayırlı Cumalar kardeşlerim

iyyakenabüdü derken,evimi arabamı,eşimi,çocuğumu,patronumu,kaç para kazanıp kaç para harcadığımı,düşünüyorsam bunun nasıl şirk olmayacağını söylüyorsunuz.
Logged
ABDULKADIR

Üstad-ı Azam
*****

Teşekkür: 51
Online Online

Mesaj Sayısı: 647


« Yanıtla #18 : Ağustos 08, 2008, 03:14:41 ÖS »

Sözleri dikkatle tartalım dikkatlice okuyalım unutmayalım ki burada bir kelimemiz bir çok kardeşimize etki edecektir ve bu anlamda veabli bize düşmektedir.

Şebnem kardeşim şirk olmayadığını söylemedim dikkatlice okuyun ikisin farklı konular olduğunu dile getirdim.
Logged
şebnem

Üstad-ı Azam
*****


Teşekkür: 120
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 798


« Yanıtla #19 : Ağustos 08, 2008, 06:33:36 ÖS »

sözlerime mahmutusta osmanoğlu k.s güzel bir sözüyle son veriyorum.
 bu hamur daha çok su götürür demişti, evet çok doğru bir söz.
hakka emanet olun.
Logged
нαzαη

Üstad-ı Muazzam
******

Teşekkür: 523
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2473


« Yanıtla #20 : Ağustos 08, 2008, 06:37:40 ÖS »

HZ.PEYGAMBER(a.s.v),hz.ömer(ra.)'dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte:

''ne zaman ki adem (a.s) hatasını anlayıp;''ya rabbi,eğer beni affetmiş isen,muhammed(s.a.v)'ın hakkı için affını diliyorum''demişti.ALLAH-u zülcelal de ona hitaben;

''ya adem! ben onu henüz yaratamadığım halde,sen muhammed(s.a.v)'i nasıl tanıdın?''buyurdu.

o zaman adem adem(a.s);''ya rabbi,sen beni(kudret) elin ile yarattığın ve bana ruhundan nefhettiğin(üflediğin) zaman başımı kaldırdığımda,arş'ın direklerinde;

''la ilahe ilALLAH muhammeden Râsulüllah yazılmış olduğunu gördüm.zatının ismine,ancak yaratılmışların en sevimlisi izafe edeceğini bildim,anladım''dedi.ALLAH-u zülcelal o'na:

''ya adem,doğru söyledin.hakikaten o,bana göre yaratılmışların en sevimlisidir.benden,o'nun hürmetine dilekte bulunduğun zaman,ben de seni affettim.şayet muhammed(s.a.v) olmasaydı,seni yaratmazdım''
(beyhaki delailun nubüvve,mecmuz zevaid c.8,s.253) alınan eser
aktarılan eser:kur'an ve sünnet ışığında adab(seyda muhammed konyevi ks)
Logged
Gül'e Hasret

Bint-i Mennani
Editör
******


Teşekkür: 610
Online Online

Mesaj Sayısı: 2865

Her hasretin,bir vuslatı vardır...


« Yanıtla #21 : Ağustos 08, 2008, 06:43:06 ÖS »

HZ.PEYGAMBER(a.s.v),hz.ömer(ra.)'dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte:

'.şayet muhammed(s.a.v) olmasaydı,seni yaratmazdım''
[/color]


Hazan bacim bu söz Zariyat suresi 56. ayetiyle çelisir
Ben, cinleri de, insanları da, yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım.Zariyat 56
Logged

İnsanlar, (sadece) "İman ettik" diyerek, sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar?
{Ankebut-2}


kervan

Editör
******


Teşekkür: 210
Online Online

Mesaj Sayısı: 1425


WWW
« Yanıtla #22 : Ağustos 08, 2008, 07:25:04 ÖS »

sanırım siz kardeşlerim benim ne demek istediğimi anlamak istemiyorsunuz.
...görüyorum ki şahsıma karşı tasavvufu sevdiğim için bir önyargı var.

Şebnem Kardeşim seni yanlış anlamış olabilirim, belkide sözlerimle kırmış olabilirim... ama şuna eminol ki, amacım seni üzmek, kırmak veya rencide etmek değil...

Sadece endoğru bilgilere ulaşmak/ulaştırmak için, bütün samimiyetimle çaba gösteriyorum. Bu samimi çaba karşısında kırıcı sözler duyunca insan ister istemez alınıyor...

Tasavvufa karşı niye olumsuz önyargımız olsun ki;
Aslında tasavvuf diye anlatılan şey; bir hal, İSLAM’ın daha dikkatli ve hassas yaşanma biçimi; zikir, zühd, ibadet ve tefekkür olarak Hz. Peygamber’den beri varolan bir yaşama biçimidir. İSLAM’ın ta kendisidir. Tarikatlar ise –Kitap ve sünnet çizgisinde kaldıkları sürece- tasavvufun mektepleri ve mezhepleridirler. Niye ön tasavvufa-ibadetlere yargılı olalım ki... Bizim karşı olduğumuz husus ibadet olmayan şeylerin, ibadetmiş gibi gösterilmeye çalışılmasıdır.

Şu temel fıkıh kaidelerini mutlaka bilelim, bilelim ki elimizde süzgeç/mihenk taşı olsun;

İbadetler tevkîfidir, yani Hz. Peygamber tarafından sabitlenmiştir, onlarda hiçbir artırma ve eksiltme olmaz. Çünkü ibadetlerin neler olduğu ve nasıl yapılacağı akıl üstü konulardır ve bizler ibadetlerden hiçbir şeyi kaldıramayacağımız gibi, onları değiştiremeyiz ve eklemeler de yapamayız. Onlar tamamen Mabudun hakkıdır ve onlara müdahale bidat sayılır. Efendimizin ifadesiyle; “Bütün bidatler dalalettir ve bütün dalaletler de cehenneme götürür”.

Şöyle de diyebiliriz: Bir ibadet düşünün ki, Hz. Peygamber onu hiç yapmamış, öğretmemiş ve onu izleyen selefi salihin de böyle bir şeyden haberdar olmamıştır. Böyle bir ibadetin olması mümkün değildir.

Öğreti ve uygulamalarında sapmalar gösteren bazı tarikatlerin ise, dikkat edin bu husustaki delilleri çeşitli rivayetler veya sahih olmayan hadislerdir.


Konu ile ilgili bir fetvayı aşağıya aktarıyorum:

Soru;
Bazı büyük zatların yüzü suyu hürmetine duamızı kabul etmesini ALLAH’tan isteyebilir miyiz? Mesela “Ya Rabbi Hz. Muhammed'in yüzü suyu hürmetine veya evliya-i kiram, şehitler ve salihler hürmetine dualarımızı kabul et.” şeklinde dua edebilir miyiz?

CEVAP:
Bu tür dualar Süleyman Çele­bi’nin Mevlid'i gibi kitaplarda yer alır. Ama böyle dua olmaz. Bu konuda Hanefî alim­ler­den İbn Eb’il-İzz şöyle diyor:

“Kişinin, ALLAH’tan başkasını du­asının kabulüne sebep kılması ve onunla tevessülde bu­lun­ması caiz değildir... O şöyle demek ister: “Fa­lanca senin salih kullarından olduğu için duamı kabul eyle.
” Onun ALLAH‘ın salih kulu olma­sıyla berikinin du­ası arasında ne ilgi, ne bağlantı olabilir?
Bu, duada taşkınlık yapmaktır. ALLAH Teâlâ şöyle buyurur:

“Rabbinize için için ve yal­vararak dua edin. O, taşkınlık yapanları gerçekten sevmez.” (Araf 7/55)

Bu ve benzeri dualar, sonradan uydurul­muş­tur. Böyle bir dua ne Hz. Muhammed sallALLAHu aleyhi ve sel­lemden, ne sahabeden, ne tabiînden, ne de imamların birinden ak­tarılmıştır. ALLAH hepsinden razı olsun. Bu, ancak cahille­rin ..yazdığı tılsımlarda bulunabilir[1].”

--------------------------------------------------------------------------------
[1]- Ali b. Muhammed b. Ebî'l-İzz ed-Dimaşkî, (öl. 792 h./1390 m.) Şerh'ül-Akîdet'it-Tahâviyye, Beyrut, 1408/1988, c.I, s.295-297.

 
Selam ve Dualarımla...


Logged
şebnem

Üstad-ı Azam
*****


Teşekkür: 120
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 798


« Yanıtla #23 : Ağustos 08, 2008, 09:54:23 ÖS »

İslâm tarihinde, peygamber, veli ve alimleri vesile ederk ALLAHu Tealâ’dan bir şey istemenin örnekleri çoktur. Bu manada ilk vesileyi Hz. Adem (A.S.) yapmıştır.

Hz. Ömer (R.A.) naklediyor: Hz. Rasulullah (A.S.) buyurdu ki: Hz. Adem (A.S.), cennetten çıkarılmasına sebep olan hatayı işledikten sonra affedilmesi için şöyle dua etti:

- ‘ALLAH’ım beni Muhammed’in hakkı için affeyle, tevbemi kabul buyur.’ Cenab-ı Hak:

- ‘Sen Muhammed’i nereden tanıyorsun?’ diye sorunca, Adem (A.S.):

- ‘Ya Rabbi! Beni yarattığın zaman başımı kaldırıp arşa baktığımda, arşın üzerinde, Lâ ilâhe illALLAH Muhammedü’r-Rasulullah yazıldığını gördüm. İsmi ALLAH’ın ismiyle beraber yazılan birinin O’nun katında en sevgili bir kul olduğunu anladım. Bundan dolayı onun ismini zikrederek affımı istedim.’ dedi. ALLAHu Tealâ:

- ‘İzzet ve celâlime yemin ederim ki, o senin zürriyetinden gelecek son peygamberdir. Eğer o olmasaydı seni yaratmazdım.’ buyurdu. (Hakim, Beyhakî, Tabaranî, Heysemî)

Peygamberi ve Onun Yakınlarını Vesile Yapmak

Rasullah (A.S.) Efendimiz’in saadetli hayatlarında zat-ı alisini vesile ederek yapılan pek çok tevessül örneği mevcuttur. Biz, tevessülün edebine dikkat edildiğinde, bu ümmetin salihleri ile her zaman yapılabileceğini göstermek için aşağıdaki örnekleri veriyoruz:

Enes b. Malik (R.A.) anlatıyor: “Hz. Ömer döneminde, müslümanlar kuraklık yüzünden kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya geldiler. Durumu halife Ömer’e anlattılar. O da Hz. Peygamber’in amcası Abbas’ı (R.A.) yanına aldı, onu vesile ederek ALLAH’tan yağmur talebinde bulundu, şöyle yalvardı:

- ‘ALLAHım! Bizler daha önce Peygamberimiz’i vesile edinerek sana niyazda bulunurduk, sen de bize yağmur verirdin. Şimdi ise O’nun amcasını vesile kılıyor ve senden talep ediyoruz; bize yağmur ihsan et.’ Dua ve vesilesi kabul edildi; o anda yağmura kavuştular.” (Buhari, Aynî)

Hz. Ömer (R.A.) böyle davranmakla, Hz. Peygamber (A.S.)’dan başka salih insanları ve özellikle Peygamber’e yakınlığı bulunan kişileri vesile edinerek yağmur isteneceği hususuna işaret etmiştir.
burada verilen hadisi şerifler uydurmamıdır?
[/b][/color]
Logged
HAnefi

Süper Moderatör
*****


Teşekkür: 277
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1676


« Yanıtla #24 : Ağustos 09, 2008, 12:12:18 ÖÖ »

GÜVENDİĞİM BİR AİM OLAN (İlmi ile amel eden) Prof.Dr.Hayrettin KARAMAN Hocanın fetvası sanırsam bu konudaki tartışmaları sona erdirecektir;  yahoofo9


Soru:
"... Efendi tarikatına bağlı bir yakınım hac seyahatinde himmet istemiş o da ona yardım etmiş. Direkt ALLAH'tan yardım istemek varken aracı kullanmak ne kadar doğru.


Cevap:
Mümin bunaldığında, dara düştüğünde, kendisini çaresiz hissettiğinde Sonsuz Kudret Sahibi ALLAH'a sığınarak ondan yardım diler. Fatiha suresinde bulunan ve devamlı okuduğumuz "Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz" mealindeki âyet, manevi bir kaynaktan yardım dilenecekse bunun ancak ALLAH olabileceğini açıkça ifade etmektedir. Aslında maddi bir kaynaktan mesela güçlü, kudretli, zengin... kimselerden gerekip de yardım dilediğimizde de onlardan gelen yardımın ALLAH'tan olduğunu bilmemiz, bu şuur içinde olmamız gerekir; çünkü onlara bu güç ve imkanı veren de ALLAH'tır, onların bize yardım etmelerine izin ve imkan veren de ALLAH'tır.
Bu konuda tartışılan mesele, "tevessül" kelimesiyle ifade edilen "ALLAH'ın yardımını dilerken araya vasıta koymaktır". Burada dikkat edilmesi gereken husus "Yardımın yalnızca ALLAH'tan geleceğidir"; eğer böyle değil de ALLAH'tan başka bir varlığın da, O'ndan bağımsız olarak kullara yardım edebileceğine inanırsak şirke düşmüş oluruz.
"Yardım, himmet, feyiz..." yalnızca ALLAH'tan gelir. Pekiyi bu yardımı dilerken "Ya Rabbi, filan kulunun (peygamberin, şeyhin, velînin...) başı, hatırı, nezdindeki yeri... için bana şunu ver, lütfet, şu dileğimi kabul buyur..." dersek bu şirk olur mu? Şirk olmazsa meşru mudur, faydası var mıdır?
Yardım ALLAH'tan dilendiğine; Onun, verecekse araya vasıta koymadan da verebileceğine inandıktan sonra "dilekleri kabul etmesi için faydalıdır" inancı ile araya, O'nun sevdiğine inanılan birinin konması; yani "onun hatırı için" denmesi elbette ki şirk olmaz.
"Meşru mudur ve faydası var mıdır?" sorusunu ise İSLAM alimleri farklı şekillerde cevaplandırmışlardır. Bir guruba göre ölmüş bir kimseyi araya koymanın faydası yoktur, böyle bir uygulamanın sahih delili de bulunmadığı için meşru değildir.

Diğer guruba göre Hz. Peygamber, onun amcası Abbas vasıta kılınarak ALLAH'a dua edilmiş, ondan yağmur istenmiştir. Diriler için caiz olan ölüler için de caiz olur; çünkü ALLAH'ın sevdiği kullar fani dünyadan ayrıldılar diye ALLAH katındaki itibar ve değerlerini yitirmezler.

Şeyhten himmet (yardım) istemek yukarda açıklanan tevessül şeklinde olmuş ise bunun hükmünü açıklamış olduk. Böyle değil de doğrudan şeyhten bir şey istenmiş, mesela "bana şifa ver, derdime çare bul, beni şu sıkıntıdan kurtar..." denilmiş ise büyük hataya düşülmüş demektir, tövbe etmek ve bir daha yapmamak gerekir.


http://www.hayrettinkaraman.net/sc/00155.htm
Logged

Kur'an öyle bir zengilliktir ki ,
artık ondan sonra bir fakirlik ve onun dışında bir zenginlik yoktur.

Hayırda kalın...


Dikkat!.Forum Kuralı: Mesajlarınızda sadece Alıntı ve Smiley (ifade) kullanmak site kurallarına uygun değildir.
Sayfa: 1 [2] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
NOBEL: Emperyalizmin Bir Aracı (İSMET ÖZEL) Sohbet mustafa kadir 0 96 Son Mesaj Ekim 22, 2006, 03:32:06 ÖS
Gönderen: mustafa kadir
Beş çeşit şirk Fıkıh ve Akaid mucahide 0 222 Son Mesaj Aralık 02, 2006, 12:36:58 ÖÖ
Gönderen: mucahide
TEVESSÜL Fıkıh ve Akaid hakikat 1 173 Son Mesaj Şubat 20, 2008, 05:49:02 ÖS
Gönderen: AzRa
DUÂDA ÇOCUK OLMAK Dualar reyyan 0 44 Son Mesaj Eylül 16, 2008, 05:56:02 ÖÖ
Gönderen: reyyan
Cehennemi kızdıran şirk Dini Soru ve Cevaplar reyyan 0 32 Son Mesaj Kasım 12, 2008, 10:23:12 ÖÖ
Gönderen: reyyan

|Site Map|Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Home
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
SMF Theme By: MPDesignZ.com

Dost Sitemiz: ZeynepDer.Org

Valid XHTML 1.0 Transitional