Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aralık 04, 2008, 10:34:17 ÖS

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Profil Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt
+  Ümmetin Sanal Kur'an Kursu...... www.ilminadresi.com
|-+  İslamı Öğreniyorum ( Bölüm Yöneticileri: AzRa - Kul Ahmedd )
| |-+  Fıkıh ve Akaid (Moderatörler: Zemheri__, hakikat)
| | |-+  İbadet ve duada aracı olmaz (Tevessül ve şirk)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] 2 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: İbadet ve duada aracı olmaz (Tevessül ve şirk)  (Okunma Sayısı 428 defa)
Gül'e Hasret

Bint-i Mennani
Editör
******


Teşekkür: 610
Online Online

Mesaj Sayısı: 2865

Her hasretin,bir vuslatı vardır...


« : Ağustos 07, 2008, 08:58:51 ÖÖ »

İbadet ve duada aracı olmaz (Tevessül ve şirk) 
 
 
Duâ ve ibâdette bir başka varlığı aracı koyma sapıklık olduğu gibi buna ihtiyaç da yoktur. ALLAH (c.c.) kullarına, kendilerinden daha yakındır. 

 
 
 
 

ALLAH’tan istenebilecek şeyleri, ALLAH’ın dışında başka kişilerden, ölülerden, mezarlardan, yatırlardan, şeyhlerden ve somut veya soyut putlardan istemek, bu anlamdaki sıkıntıların onlar tarafından giderilmesini beklemek Tevhid inancına aykırıdır. ALLAH’tan istenebilecek bir şey kesinlikle ne sağ ne de ölmüş kullardan istenir. Ölmüş kişilerin kendisi için ALLAH’a duâ etmelerini istemek de aynıdır. Bilindiği gibi ölenlerin böyle şeylere güçleri yetmez. Çünkü dünyada iken fani ve gücü çok sınırlı olan insan, öldükten sonra çürüyüp toprak olur. Kendisine bile bir  hayrı olmayan kemiklerin, dirilere ne faydası dokunabilir? Ölmüşlerden medet umanların bu anlayışlarını anlamak mümkün değildir. Böyle bir tavır ALLAH’a ortak koşmaktır ve İslâm’la bağdaşmaz.

İbâdette ve duâda zaten aracı olmaz. İslâm inancı buna izin vermemektedir. İbâdetlerinde herhangi bir şeyi, ölmüşleri  veya putlarını aracı kılanlar, onlarla ALLAH’a yaklaşmak isteyenler müşriklerdir. Onlar, ALLAH’ın dışındaki birtakım varlıklardan, ya da tanrı edindikleri şeylerden istekte bulunurlar, onlara duâ ederler. Bir kulun ALLAH’tan istemesi gereken şeyleri onlardan isterler. Şüphesiz bütün bunlar şirk olan ‘tevessül’ yollarıdır.  Kur’an şöyle diyor: “De ki: ALLAH’ı bırakıp da O’nun yerine kendinize ilâh edindiklerinizi çağırın yardımınıza. Onlar sizin herhangi bir sıkıntınızı gideremeyecekleri gibi, size gelecek herhangi bir belâyı da savamazlar.” (17/İsrâ, 56)

Duâ ve ibâdette bir başka varlığı aracı koyma sapıklık olduğu gibi buna ihtiyaç da yoktur. Tekrar edelim ki ALLAH (c.c.) kullarına, kendilerinden daha yakındır. Duâ veya ibâdet edenin duâsını işitir, ibâdetini bilir ve karşılığını verir. İhlâsla ibâdet edenlerden haberi vardır  ve onların yaptıkları sâlih amellerin mükâfatını fazlasıyla onlara öder (2/Bakara, 186)...

 

Ahmed Kalkan / Müslümanın Akaidi
 
 
Logged

İnsanlar, (sadece) "İman ettik" diyerek, sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar?
{Ankebut-2}


kervan

Editör
******


Teşekkür: 210
Online Online

Mesaj Sayısı: 1425


WWW
« Yanıtla #1 : Ağustos 07, 2008, 11:18:11 ÖÖ »

İbadet ve duada aracı olmaz (Tevessül ve şirk) 
 
 

ALLAH’tan istenebilecek şeyleri, ALLAH’ın dışında başka kişilerden, ölülerden, mezarlardan, yatırlardan, şeyhlerden ve somut veya soyut putlardan istemek, bu anlamdaki sıkıntıların onlar tarafından giderilmesini beklemek Tevhid inancına aykırıdır.  
 


Bu çok önemli konuda, nekadar eksik bilgi olduğunu, toplumumuzda bizzat şahid olarak görmekteyiz... Oysa Peygamber Efendimizin (SAV) en büyük mücadelesi bu konudadır;  t12

ALLAH’ın asla affetmeyeceği günah şirk olduğu halde akâidin konusu olarak ele alınıp incelenmedi. ALLAH’tan başkasına ibadet üzerinde durulmadı. Kur’ân’ın birçok âyeti, ALLAH’tan başkasına dua edip yardım beklemeyi müşriklerin en belirgin özelliklerinden saydığı halde akâidin konuları arasına ne dua girdi ne de istiâne.

Herkes ALLAH’ı var ve bir bildiği için hiçbir peygamber ALLAH’ın varlığını ispatla meşgul olmamış, bütün gayretini ALLAH’tan başka ilah olmadığı üzerinde yoğunlaştırmıştır. Akâid kitaplarında bunun tam tersi yapıldı, ALLAH’ın varlığını ve birliğini ispat yani “İspât-ı Vâcib” ana konular arasına girdi. Sonunda “lâilahe illALLAH, yani ALLAH’tan başka ilah yoktur” inancı, “vücut ve vahdaniyet” yani ALLAH’ı var ve bir bilme inancına dönüştü. Yeryüzünde ALLAH’ı var ve bir bilmeyen kimse olmadığı için kafirleri tanıma ve İSLAM’ın farkını gösterme konusunda zihin karışıklığı ortaya çıktı.

Müşrik, ALLAH’ı var ve bir bilir ama onu, yeryüzü krallarına benzetir ve kendinden uzak sayar. Krala, bir yakını aracılığı ile ulaşıldığı için ALLAH’a yakın bildiği birini aracı koyar. Hıristiyanların İsa’yı ALLAH’ın oğlu, Mekkeli müşriklerin putlarını ALLAHh’ın kızları , büyüklerinin ruhlarından yardım umanların da onları, ALLAH’ın dostu saymaları bundandır.

Kur’ân, Mekkeli müşriklerin putları hakkında şöyle dediklerini bildirir: “Onlara kul olmamız, başka değil sadece bizi ALLAH’a iyice yaklaştırsınlar diyedir.” (Zümer 39/3)
Onlar, ilahlarının ALLAH’ın yanında kendilerine şefaatçi olacaklarına da inanırlardı. ALLAH Teâlâ şöyle buyurur: “Onlar, ALLAH’tan önce öyle şeye kul olurlar ki, onlara ne faydası olur ne de zararı. Derler ki, ‘Bunlar, ALLAH katında bizim şefaatçilerimizdir.’ De ki: “Göklerde ve yerde, ALLAH’ın bilmediği bir şeyi mi ona haber veriyorsunuz?” ALLAH, onların şirkinden uzaktır ve yücedir.” (Yunus 10/17-18)

Rabbim bizleri hertürlü şirkten muhafaza eylesin.(Amin)

Logged

"İçinde (yaşamakta) olduğumuz şehre sor, hem kendisinde geldiğimiz    kervana da.   Biz gerçekten doğruyu söyleyenleriz." (Yusuf Suresi / 82)
Gül'e Hasret

Bint-i Mennani
Editör
******


Teşekkür: 610
Online Online

Mesaj Sayısı: 2865

Her hasretin,bir vuslatı vardır...


« Yanıtla #2 : Ağustos 07, 2008, 01:56:29 ÖS »

Müşrik, ALLAH’ı var ve bir bilir ama onu, yeryüzü krallarına benzetir ve kendinden uzak sayar. Krala, bir yakını aracılığı ile ulaşıldığı için ALLAH’a yakın bildiği birini aracı koyar. Hıristiyanların İsa’yı ALLAH’ın oğlu, Mekkeli müşriklerin putlarını ALLAHh’ın kızları , büyüklerinin ruhlarından yardım umanların da onları, ALLAH’ın dostu saymaları bundandır.

Rabbim bizleri hertürlü şirkten muhafaza eylesin.(Amin)



amin insALLAH

 a.r.o. kervan abi buna hristiyanlarin papazlarini araci etmelerini, onlar araciligiyla gunah cikarip affedildigini düsünmelerini de ekleyebiliriz sanirim  7124
iSLAMda araci yok muracaatlar bizzat olmali....iSLAM çok sade asiriliktan uzak ibadet ve duanin yaratan ve yaratilan arasinda oldugu bir din
Rabbim bizleri iSLAM üzere yarattigin için sana sonsuz hamdler olsun Tevhid yolundan ayirma bizleri.....amin
Logged
kervan

Editör
******


Teşekkür: 210
Online Online

Mesaj Sayısı: 1425


WWW
« Yanıtla #3 : Ağustos 07, 2008, 06:10:45 ÖS »

buna hristiyanlarin papazlarini araci etmelerini, onlar araciligiyla gunah çikarip affedildigini düsünmelerini de ekleyebiliriz sanirim  7124
[/size]

Çok Haklısın Kardeşim, Hıristiyanlardaki bu çarpık (papazları aracı kılma) anlayışı ile cahil müslümanlardaki (şeyhleri, şehidleri...vb)aracı kılma anlayışı çok benzeşmektetir;

“ALLAH bu sevgili kullarına bazı yetkiler, imkanlar, özellikler bahşetmiştir, bunlar şefaatçilerimizdir, bizler günahkar olduğumuz için doğrudan ALLAH’tan istemeye yüzümüz yok, belki bunlar sayesinde ALLAH dileklerimizi kabul eder. ”
Bu gibi yanlışlar sebebiyle, ölmüş bir din büyüğünü ALLAH’ın yakın dostu sayma, ona hayali yetkiler verip ALLAH’a onun aracılığı ile ulaşma hastalığı müslümanlara da bulaşmıştır.

Rabbim Tevhid ehli (şirk koşmayan) müslümanlar olmayı cümlemize nasib etsin.(Amin)
Logged
UnreaL

Administrator
*******


Teşekkür: 206
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 289


WWW
« Yanıtla #4 : Ağustos 07, 2008, 06:22:10 ÖS »



Rabbim Tevhid ehli (şirk koşmayan) müslümanlar olmayı cümlemize nasib etsin.(Amin)


amin  a.r.o.
Logged

"Düşüncelerine dikkat et;
Sözlere dönüşüyorlar,
Sözlerine dikkat et;
Eyleme dönüşüyorlar,
Eylemlerine dikkat et;
Alışkanlıklarına dönüşüyorlar,
Alışkanlıklarına dikkat et;
Kişiliğine dönüşüyorlar,
Kişiliğine dikkat et;
Kişiliğin kaderin oluyor!"



ABDULKADIR

Üstad-ı Azam
*****

Teşekkür: 51
Online Online

Mesaj Sayısı: 647


« Yanıtla #5 : Ağustos 07, 2008, 07:49:49 ÖS »

ALLAH razı olsun kardeşim Hayırlı paylaşımlar inşALLAH
Logged
Gül'e Hasret

Bint-i Mennani
Editör
******


Teşekkür: 610
Online Online

Mesaj Sayısı: 2865

Her hasretin,bir vuslatı vardır...


« Yanıtla #6 : Ağustos 07, 2008, 09:47:17 ÖS »

ALLAH razı olsun kardeşim Hayırlı paylaşımlar inşALLAH
amin ecmain olsun insALLAH
Logged
şebnem

Üstad-ı Azam
*****


Teşekkür: 120
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 798


« Yanıtla #7 : Ağustos 07, 2008, 09:52:41 ÖS »

acaba günde beş vakit rabbimizin  huzuruna çıktığımızda,aklımızdan geçen 40tane tağutlarımız ile  ALLAHa  şirk olmuyormuyuz?
         
Logged
ABDULKADIR

Üstad-ı Azam
*****

Teşekkür: 51
Online Online

Mesaj Sayısı: 647


« Yanıtla #8 : Ağustos 08, 2008, 08:18:50 ÖÖ »

acaba günde beş vakit rabbimizin  huzuruna çıktığımızda,aklımızdan geçen 40tane tağutlarımız ile  ALLAHa  şirk olmuyormuyuz?
         


şebnem bacım  konu ile bağdaştıramadım ancak dediğinize hak veriyorum inşALLAH.Ancak burda unutulmaması gereken bir noktayı gözden kaçırmayalım kul ile ALLAHu tealanın arasına aracı sokmak başka kulun nefsinden kaynaklanan veyahutta ilmi yönden kendini tamamlamması münasebetiyle huşuyu yakalayamaması başka...

Selametle kalın inşALLAH Hayırlı Cumalar kardeşlerim
Logged
kervan

Editör
******


Teşekkür: 210
Online Online

Mesaj Sayısı: 1425


WWW
« Yanıtla #9 : Ağustos 08, 2008, 11:03:44 ÖÖ »


burda unutulmaması gereken bir noktayı gözden kaçırmayalım kul ile ALLAHu tealanın arasına aracı sokmak başka
kulun nefsinden kaynaklanan veyahutta ilmi yönden kendini tamamlamaması münasebetiyle huşuyu yakalayamaması başka...


Abdülkadir Kardeşim konun ayrım noktası olan Şirk ve Günah çizgisini çok net bir şekilde ayırmış, yüreğine sağlık kardeşim.  thumbsp

Burada dikkat etmemiz gereken bizler nefsimiz için birşeyler söylemeye çalışmadığımız ve iddia etmediğimizin bilinmesi ve bu samimiyetle gerçeği anlamaya ve öğrenmeye çalışmamızın gerekliliğidir.
Nefsimi şeytanın (ALLAH'ın laneti üzerine olsun) emrine sunmaktan (sığınılacak tek merci olan) ALLAH'a (cc) sığınırım..

Şebnem Kardeşim,  dikkat etmemiz gereken en önemli husus, İSLAMın giriş kapısı olan Kelime-i Tevhid ile hiç bir zaman ve hiçbir şekilde çelişkiye (şirke) düşmemektir. şirke yaklaştıran/götüren uygulamalardan uzak durmaktır. İnsan günah işleyebilir, ya tevbe eder, yada cezasını çeker kurtulur. Ama şirke düşüp (fark etmeyip devam ederse) sonra iyilikte yapsa, ibadette yapsa kurtulamaz ilelebet cehennemde kalır. ALLAH (cc) şirk koşanı affetmez


Gerçekten, ALLAH, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar. Kim ALLAH'a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur.   (NİSA SURESİ / 48)

Onların tümünü toplayacağımız gün; sonra şirk koşanlara diyeceğiz ki: "Nerede (o bir şey) sanıp da ortak koştuklarınız?"   (EN'AM SURESİ / 22)

De ki: "Ondan ve her türlü sıkıntıdan sizi ALLAH kurtarmaktadır. Sonra siz yine şirk koşmaktasınız."   (EN'AM SURESİ / 64)

Konu bu yüzden çok önemli ve çok dikkat/hassasiyet gerektiriyor.
Nasıl bir toplumda yaşadığımız malum. Merdiven altı üretimlerle/uygulamalarla din öğretilmeye çalışılıyor. Birçok eksiklik, noksanlık ve yanlışlar geleneksel olarak İSLAMi eğitimin/anlayışın ve yaşayışın içine girmiş...

Onlar, ALLAH'ı bırakıp bilginlerini ve rahiplerini rablar (ilahlar) edindiler ve Meryem oğlu Mesih'i de.. Oysa onlar, tek olan bir ilah'a ibadet etmekten başka bir şeyle emrolunmadılar. O'ndan başka ilah yoktur. O, bunların şirk koştukları şeylerden yücedir.   (TEVBE SURESİ / 31)


Bunları ayırabilmek, fark edebilmek için Kelime-i Tevhidi çok iyi anlamamız, bilinçli bir Müslüman olmamız şarttır.

İSLAM İNANÇTA TAKLİDİ BİR DİN değildir, Müslümanda TAKLİTÇİ değildir.

Ya da: "Bizden önce ancak atalarımız şirk koşmuştu, biz ise onlardan sonra gelme bir kuşağız; işleri batıl olanların yaptıklarından dolayı bizi helak mi edeceksin?" dememeniz için.   (A'RAF SURESİ / 173)


İSLAM TAHKİKİ BİR DİNDİR, Müslüman  bilerek, anlayarak ve isteyerek ALLAH'A (CC) TESLİM OLANDIR. (arada aracılara, şefaatçilere ihtiyaç yoktur) O, bizlere bizden daha yakındır, bırakın aracıları....

Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız. (KAF SURESİ / 16)

Eğer onlara dua ederseniz, duanızı işitmezler, işitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet gününde ise, sizin şirk koşmanızı tanımayacaklardır. (Bunu her şeyden) Haberi olan ALLAH gibi sana (hiç kimse) haber vermez.   (FATIR SURESİ / 14)

Bu hassasiyetle öğrendiklerimizi, bildiklerimizi tevhid süzgecinden geçirmemiz şarttır.

Selam ve Dualarımla...



Logged
şebnem

Üstad-ı Azam
*****


Teşekkür: 120
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 798


« Yanıtla #10 : Ağustos 08, 2008, 02:11:16 ÖS »

İSLAM TAHKİKİ BİR DİNDİR, Müslüman  bilerek, anlayarak ve isteyerek ALLAH'A (CC) TESLİM OLANDIR. (arada aracılara, şefaatçilere ihtiyaç yoktur) O, bizlere bizden daha yakındır, bırakın aracıları....
 böyle düşünecek olursak,peygamberlerde bir aracı ,cebrail a.s. bir aracı.
şefaatçileri bırakacaksak ALLAH Râsulüne niye selatü selam getiriyoruz?
açıklarmısınız?
Logged
Gül'e Hasret

Bint-i Mennani
Editör
******


Teşekkür: 610
Online Online

Mesaj Sayısı: 2865

Her hasretin,bir vuslatı vardır...


« Yanıtla #11 : Ağustos 08, 2008, 02:19:29 ÖS »


 böyle düşünecek olursak,peygamberlerde bir aracı ,cebrail a.s. bir aracı.
şefaatçileri bırakacaksak ALLAH Râsulüne niye selatü selam getiriyoruz?
açıklarmısınız?


sebnem kardesim sefaat konusuna ayet ve hadislerle aciklik getiren bir konu paylasmistik buyrun insALLAH


http://www.kurankursumezunlari.com/forum/s_e_f_a_a_t-t15529.0.html
Logged
şebnem

Üstad-ı Azam
*****


Teşekkür: 120
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 798


« Yanıtla #12 : Ağustos 08, 2008, 02:25:52 ÖS »

 sorumun cevabını kervan kardeşimden istiyorum.bir sakıncası yoksa
Logged
Gül'e Hasret

Bint-i Mennani
Editör
******


Teşekkür: 610
Online Online

Mesaj Sayısı: 2865

Her hasretin,bir vuslatı vardır...


« Yanıtla #13 : Ağustos 08, 2008, 02:27:38 ÖS »

birde sunun altini cizmek istiyorum
amacimiz kimseyi yermek ,elestirmek kinamak degil
su bir gercekki maalesef bir kavram kargasasi yasaniyor sefaat ve tevessul konusuda bu kargasa icerisinde yer aliyor..

 yapmamiz gereken iSLAMin delillerine bakmak bir anlasmazliga dustugumuzde öncelikle Kur'an ve sunnete basvurmaliyiz

kervan abimiz sorunuza cevap verecektir insALLAH  7124 icon_neutral

« Son Düzenleme: Ağustos 08, 2008, 02:42:01 ÖS Gönderen: Gül'e Hasret » Logged
Sayfa: [1] 2 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
NOBEL: Emperyalizmin Bir Aracı (İSMET ÖZEL) Sohbet mustafa kadir 0 96 Son Mesaj Ekim 22, 2006, 03:32:06 ÖS
Gönderen: mustafa kadir
Beş çeşit şirk Fıkıh ve Akaid mucahide 0 222 Son Mesaj Aralık 02, 2006, 12:36:58 ÖÖ
Gönderen: mucahide
TEVESSÜL Fıkıh ve Akaid hakikat 1 173 Son Mesaj Şubat 20, 2008, 05:49:02 ÖS
Gönderen: AzRa
DUÂDA ÇOCUK OLMAK Dualar reyyan 0 44 Son Mesaj Eylül 16, 2008, 05:56:02 ÖÖ
Gönderen: reyyan
Cehennemi kızdıran şirk Dini Soru ve Cevaplar reyyan 0 32 Son Mesaj Kasım 12, 2008, 10:23:12 ÖÖ
Gönderen: reyyan

|Site Map|Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Home
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
SMF Theme By: MPDesignZ.com

Dost Sitemiz: ZeynepDer.Org

Valid XHTML 1.0 Transitional