Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Ocak 10, 2009, 05:36:27 ÖÖ

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Profil Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt
B O Y K O T   Ü R Ü N L E R I
+  Ümmetin Sanal Kur'an Kursu...... www.ilminadresi.com
|-+  Hz.Peygamberimiz (S.A.V.) - Sahabeler – İslam Önderleri ( Bölüm Yöneticileri: Gül'e Hasret - Kervan )
| |-+  Peygamber Efendimiz (S.A.V.)
| | |-+  Hadis-i Şerifler (Moderatörler: SUZİDİL, ali turab)
| | | |-+  Bayramların Adabı
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Bayramların Adabı  (Okunma Sayısı 123 defa)
zahide

Yeni Üye
*

Teşekkür: 4
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 15

Gafletten Uyan!


WWW
« : Ekim 12, 2007, 11:22:03 ÖS »

BAYRAMLARIN ADABI

Sene de iki Bayram vardır. Birine ıd-i fıtr, yeni Ramazan Bayramı, diğerine de id-i Udhiye, yani Kurban Bayramı derler. Her müminin gücü yettiğince, bu Bayram gecelerini zikir fikir, tesbih, tehlil, dua, istiğfar ve diğer taatlerle geçirmesi, İSLAMi usul ve adaptandır. Çünkü böyle yapmakla O geceleri ma’nen ihya etmiş olur. Nitekim bir hadis-i şerifte:

Her kim iki Bayram gecesini de ihya ederse, kalplerin öleceği zaman, onun kalbi (asla) ölmez.” buyrulmuştur.

“Biri ölü iken kendisini dirilttiğimiz, ona insanların arasında yürüyecek bir nur verdiğimiz kimse, içinden çakamayacak bir halde karanlıklarda kalan kişi gibi olur mu hiç?” Araf suresinin:122. ayet-i kerimesindeki “ölü” den murad  “küfür”dür; “Diri” den murad ise “iman” dır diye tefsir etmişlerdir. Bu anlama göre, Bayram gecelerini ihya eden kimselerin kalpleri ölmez demektir. Yani ölürken imanla ölüp, ahirete öyle iman üzere giderler, demektir. Çünkü gerek biraz önce zikrettiğimiz hadis ve gerekse ayet, bu anlama delalet etmekte ve bütün Müslümanlara bu müjdeyi vermektedir.

Bayram geceleri yıkanmak da Bayramın adabındandır. Yeni elbiseler giymek, tırnak kesmek, traş olmak, etek traşı olmak da Bayramın adabındandır.

Bayram eğer Ramazan Bayramı ise, Bayram namazına çıkmadan önce, bir miktar tatlı yemek; Kurban Bayramı ise, yemeği Bayram namazından sonraya bırakıp Kurbanın ciğeri ile (yani kavurma ile) iftar etmek adabdandır. Bunun hikmeti fakirlere muvafakat etmektir. Çünkü Ramazan Bayramında fakirlerin de tatlı yiyecek kadar maddi durum ve imkânları bulunması, Kurban Bayramında da kendilerine ihsan edilecek etlerden yararlanmaları imkân dâhilinde olduğu için böyle yapmak ve onlara uygun bir harekette bulunmak hiç şüphe yok ki mendubdur.

Ramazan Bayramında cami’ye sessiz çıkıp gitmek, Kurban Bayramında aşikâre tekbir getirerek gitmek ve Arasat Meydanını hatırlamak, sanki kıyamet kopmuşta herkes Arasat Meydanına çıkıyormuş gibi bir tarzda yürümek ve o düşünce içerisinde olmak da Bayram adabındandır.

Mescid’in adabı anlatılırken, izah edilen bütün adaba riayet etmek de Bayram adabındandır.

                                                                    (Mefatihü’l Cinan, Halebi) [1]

“İnsanın ALLAH yolunda harcamaları yedi yüz misli sevaplandırılır. Anne ve babasına yaptığı harcamalar da yedi yüz misli sevaplandırılır. Kişinin ailesine eşine ve çocuklarına yaptığı harcamalar da yediyüz misli sevaplandırılır. Ramazan bayraminda kurban kesmenin de mükâfatı yedi yüz mislidir.” [2]
Hadis-i Şerif


BAYRAM İLE İLGİLİ HADİSLER

Enes ibni Malik Radiyallâhu Anh anlatıyor:

Cahiliye devrinde yılda iki gün vardı ki, halk o günlerde eğlenirdi. Rasûlullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem Medine´ye gelince şöyle buyurdu:

"Sizin de eğleneceğiniz iki gününüz var. ALLAH, Cahiliye devrindeki o günlerin yerine size daha hayırlısını verdi. Onlar Ramazan ve Kurban Bayramı günleridir." (Nesâi, İydeyn: 1)


Enes ibni Mâlik Radiyallâhu Anhın anlattığına göre Rasûlullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem, Ramazan Bayramı günü birkaç tane hurma yemeden bayram namazına çıkmazdı. (Buhari, İydeyn: 4)

Cabir ibni Abdullah Radiyallâhu Anh Rasûlullah Sallallâhu Aleyhi Vesellemin bayram namazını şöyle anlatıyor:

"Bayram günü Rasûlullah Sallallâhu Aleyhi Vesellemle birlikte namazda hazır bulundum. Hutbe okumadan önce, ezan okumadan ve kamet getirmeden namaza başladı. Sonra Bilal´e dayanarak ayakta iken ALLAH´a karşı takva üzere bulunulmasını tavsiye etti. ALLAH´a itaate teşvik ederek halka vaaz ve nasihatte bulundu. Sonra yürüdü, kadınların bulunduğu tarafa gelince onlara vaaz ve nasihatt etti." (Müslim, Salâtü´l-İydeyn: 4)

Bayram namazından sonra sadaka vermek de Rasûlullah Sallallâhu Aleyhi Vesellemin üzerinde önemle durduğu hususlardan biridir. Bu konudaki hadis-i şerifin meali şöyledir:

İbni Abbas Radiyallâhu Anhümâ anlatıyor:

Rasûlullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem, Ebu Bekir, Ömer ve Osman ile birlikte Ramazan Bayramı namazında hazır bulundum. Bunların hepsi de namazı hutbeden önce kıldırır, sonra da hutbeyi okurlardı.

Bir defasında Rasûlullah Sallallâhu Aleyhi Vesellemin hutbeden sonra minberden aşağıya indiğini, cemaatin dağılmaması için eliyle "oturun" işareti yaptığını görür gibiydim.

Sonra yanında Bilâl olduğu halde, erkeklerin saflarını yara yara kadınların bulunduğu yere geldi. Rasûlü Ekrem:

"Ey Peygamber! İnanmış kadınlar, ALLAH´a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek, iyi işi işlemekte sana karşı gelmemek hususunda sana biat etmeye geldikleri zaman, biatlerini kabul et ve onlar için ALLAH´tan mağfiret dile. Şüphesiz ALLAH, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir" (Mümtehine Suresi, 12) âyetini okuduktan sonra kadınlara:

"Sizler bu biat üzere sabit misiniz?" diye sordu.

İçlerinden kim olduğu bilinmeyen bir kadın:

"Evet, ey ALLAH´ın Rasûlü" dedi.

Diğerleri cevap vermedi. Bunun üzerine Rasûlullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem, "Öyle ise sadaka verin" buyurdu.

Bilâl elbisesini yayarak, "Babam, annem size feda olsun! Haydi gelin atın" dedi.

Onlar da halkalarını, yüzüklerini Bilâl´in elbisesi içine atmaya başladılar." (Müslim, Salâtü´l-İydeyn: 1)

Kaynaklar:[1] Mecma’ul Adab
               [2] “ Ramazan Ve Takva Eğitimi” Prof..Dr. Mahmud Es’ad Coşan


Logged

NE İSTERSEN ONU YAP! AMA ALLAH'IN HER ZAMAN SENİN YANINDA HAZIR VE NAZIR OLDUĞUNU HİÇ UNUTMA!
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Kur'ân Tilâvetinin Âdâbı Kıraat ve Tecvid HAMZA 1 510 Son Mesaj Kasım 04, 2006, 12:29:07 ÖÖ
Gönderen: algebraomer
Orucun Âdâbı Oruç veranur 0 201 Son Mesaj Ağustos 29, 2007, 07:31:03 ÖS
Gönderen: veranur
İslâmda Muaşeret (Güzel Geçinme) Adâbı (ÖNEMLİ) İslam ve Sosyal Meseleler KUL AHMEDD 0 135 Son Mesaj Eylül 10, 2007, 09:19:42 ÖS
Gönderen: KUL AHMEDD
Hasta ziyareti ve Adabı Sağlık reyyan 0 116 Son Mesaj Kasım 30, 2007, 10:08:57 ÖS
Gönderen: reyyan
selamlaşma adabı Serbest Kürsü fi-sεвiℓiℓℓαн 2 268 Son Mesaj Mayıs 02, 2008, 04:16:29 ÖS
Gönderen: fi-sεвiℓiℓℓαн

|Site Map|Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Home
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
SMF Theme By: MPDesignZ.com

Dost Sitemiz: ZeynepDer.Org

Valid XHTML 1.0 Transitional