Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Ocak 10, 2009, 06:07:47 ÖÖ

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Profil Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt
B O Y K O T   Ü R Ü N L E R I
+  Ümmetin Sanal Kur'an Kursu...... www.ilminadresi.com
|-+  İslamı Öğreniyorum ( Bölüm Yöneticileri: AzRa - Kul Ahmedd )
| |-+  İslam ve Toplum
| | |-+  İslam ve Bilim (Moderatörler: Zemheri__, hakikat)
| | | |-+  AY’IN KEŞFİ SIRASINDAKİ UFO GÖZLEMLERİ
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: AY’IN KEŞFİ SIRASINDAKİ UFO GÖZLEMLERİ  (Okunma Sayısı 712 defa)
NoYaN_ToLGaHaN

NoYaN
Yeni Üye
*


Teşekkür: 2
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 18

AgReSiVe


WWW
« : Ocak 12, 2007, 02:25:49 ÖÖ »



Şimdi, Ay’a ilk adımı atanların serüvenine ve o zamanki kayıtlara bir göz atalım. Bilindiği gibi, Ay’ın keşfi, Neil Armstrong, Edwin Aldrin ve Michael Collins adlarındaki üç Amerikalı astronot tarafından, Apollo-11 uzay aracı ile 20 Temmuz 1969 tarihinde gerçekleşmiştir Bu üç asrtonotun Ay’da başına gelenler oldukça ilginçtir.

Astronotlar, daha yolculuklarının ilk gününde, uzay aracı ile Ay arasında, ne olduğunu anlayamadıkları olağandışı bir nesne görürler. Bu iri ve garip nesne, astronotlara, nasıl ve nereden baktıklarına bağlı olarak değişik biçimlerde görünmüştür. Neil Armstrong, bu anlaşılmaz cismi, “iki birleşik halkaya” benzetir. 

Michael Collins ise şöyle tanımlar ): 

“Bana göre, iki birleşik halkaya değil, içi boş bir silindire benziyordu. Cisim, takla atarken görülebildiğinden, tam pruvada iken, doğrudan içine bakılabiliyordu. İçi boş bir silindirdi. Fakat, daha sonra sekstantın odağını değiştirdiğimizde, silindirin şekli, açık duran bir kitaba benziyordu. Gerçekten çok tuhaftı.”

Apollo-11 uzay aracı Ay’a yaklaşırken, astronotlar, siren seslerine, ya da tren düdüklerine benzeyen radyo parazitleri işitmeye başlarlar. Haberleşme sistemine de karışan bu seslerden şaşkına dönen Houston Uzay Merkezi: “Orada sizinle birlikte başkalarının da bulunmadığından emin misiniz?” diye sorar .

Ay’da ilk adımlarını atan Neil Armstrong, çevreyi incelerken gördüğü garip bir şeyi ise şöyle tanımlar: “Diyebilirim ki, 800 metre kadar ötede yer üzerinde bazı izler var. Sanki tırtıllı bir traktör tarafından bırakılmış gibi”. Tekerlek izlerine benzeyen bu izler acaba neydi? .

Diğer taraftan, astronotların, Ay’da bulundukları süre içersinde Dünya ile yaptıkları konuşmalar büyük ölçüde sansürlenmiştir. NASA’da görevli bilim adamlarından Dr. Farouk El-Baz ); bu konuşmalarda şifreli sözcüklerin kullanılmış olduğunu kabul etmektedir. NASA’nın bilim yazarlarından Otto Binder ise, astronotların, UFO gözlemleri sırasında konuşmamaları hususunda önceden uyarılmış olduklarını belirtmiştir. Böylece, UFO gözlemleri Dünya kamuoyundan saklanmaya çalışılmıştır. Ancak, Apollo-11’in, Houston Uzay Merkezi ile olan konuşmaları başka dinleme merkezlerinden de saptanmıştır. Örneğin, Armstrong ve Aldrin’in Ay yüzeyinden Houston ile yaptıkları bir konuşma kaydı şöyledir :

“Astronot: Neydi o?. Ne biçim şeydi? Anlamak isterdim. 

Houston: … (sansür).

Astronot: Bebekler kocaman! Kocaman! Hayır! Hayır! Bu bir optik yanılgı değil. Hiç bir şey beni   buna inandıramaz.

Houston: Ne? Ne oluyor yukarıda? Size ne oluyor ALLAH aşkına?

Astronot: Onlar burada! Yüzeyin altındalar.

Houston: Ne orada? (Yayın kesiliyor).

Astronot: Ziyaretçiler gördük. Buradalar! Araçlarını gördük.

Houston: Son bilgiyi tekrar edin.

Astronot: Diyorum ki, orada uzay araçları var. Kraterin karşı yanında bir sıra halindeler.

Houston. Tekrar edin! Tekrar edin!

Astronot: Ses bu yörüngede … (kesilme). 6.25’den 5’e kadar … (kesilme). Otomatik Yayın Kontrol’a bağlıyorum. Ellerimi çırpıyorum. Başka bir şey yapamam. Filme alındı mı? Tanrım! Eğer bu lanet kameralar kayıt yaptıysa. Sonra ne?

Houston: Bir şey alabildiniz mi?

Astronot: Elde kayıt yok. Disklerin veya her neyseler, üç çekimlerini yaptım. Filmi bozuyorlar.

Houston: Kontrol! Burası Kontrol! Yolda mısınız? UFO’lar üstünüzde mi?

Astronot: Buraya indiler! Buradalar ve bizi görüyorlar.

Houston: Aynalar? Aynalar? Onları kullanabildiniz mi?

Astronot: Evet! Doğru yerdeler. Fakat, bu uzay araçları veya her neyseler, yarın gelip alabilirler.”

Bu görüşme, İsviçre Televizyonu ve diğer bazı TV kanalları tarafından Ocak 1997’de yayınlanmıştır ). Dr. Vladimir Azhazha, Armstrong’un “Ay aracının yakınına inen iki  büyük yabancı nesnenin onları gözlediğini” Houston Uzay Merkezi’ne bildirdiğini, ancak bu mesajın NASA tarafından sansür edildiğini yazmıştır .

Dr. Aleksandr Kasantsev’e göre de, astronot Aldrin, Ay aracının içindeyken, UFO’ların renkli filmini çekmeyi başarmış; dışarıya çıkıp Armstrong ile buluştuğunda da film çekmeyi sürdürmüştür .

NASA’dan sızdırılan, Aldrin’in çektiği fotoğraflardan birinde, Armstrong’un hemen arkasında, çok büyük bir ışık kümesi net olarak görülmektedir (). Armstrong tarafından çekilen diğer bir Ay fotoğrafında da, yüzey üzerinde yine “çok güçlü bir ışık saçan büyük bir obje” göze çarpmaktadır . Houston Uzay Merkezi’nce kaydedilen konuşmalarında, gerek Aldrin ve gerekse Armstrong, gördükleri objelerin “çok büyük” (enormous) olduklarını bildirmişlerdir.

11 Ağustos 1969’da, Kanada’nın “Minuit” gazetesi , büyük puntolarla, ABD astronotlarının Ay’da “canlılar” görmüş olduklarını yazmıştır . Gazeteye göre, Armstrong, yumurta biçiminde bir araç görür; bu aracın içinden, kendilerini izlemekte olan ve yuvarlak başlıkları olan insan benzeri “iki yaratık” çıkar. Armstrong, Houston’a, bu konuda ayrıntılı bilgi vermek üzere iken, kendisine, gördüklerinin filmini çekmemesi  ve derhal başka gizli bir kanala bağlanması bildirilir.

Apollo uçuşları sırasında, NASA Yer İzleme Üssü Şefi olarak görev yapan Christopher Kraft, Ay ile NASA arasındaki iletişimin uzun zamandan beri gizlilik kapsamına alındığını, yayınların ancak iki dakikalık gecikme ile Dünya’ya yayınlanmasına izin verildiğini açıklamıştır .

Diğer taraftan, yukarıda da belirttiğimiz gibi, Ay modülünün Ay’a inişinin oval biçimli bir çift UFO tarafından yakından izlenmesi olayı, TV yayınları ve fotoğraflarla çok net bir şekilde saptanmıştır. Hatta bu görüntüye “Life” dergisi kapağında yer vermiş, ancak bu baskı daha sonra toplatılmıştır. Ay’da karşılaşılan canlılarla ilgili görüntü ve bilgiler başka yayınlarda da yer almıştır
Logged

Sad bin muaz ayakta!!

 Ya RasûlALLAH ,

Seni hakdin ile gönderen ALLAH’a and olsun ki , sen bize şu denizi gösterip dalarsan , bizde seninle birlikte dalarız.

ALLAH’ın bereketiyle yürüt bizi..
kervan

Editör
******


Teşekkür: 215
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1418


WWW
« Yanıtla #1 : Ocak 12, 2007, 02:38:42 ÖS »

ÇOK İLGİNÇ BİLGİLER.  ???
ÖZELLİKLE BU KONUNUN UZMANLARI TARAFINDAN YAZILINCA DAHADA İLGİNÇ HALE GELİYOR.

BU KONUDA BAŞKA BİLGİLERİNİZ DE VARSA, PAYLAŞMANIZI SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUM.

BİRDE AHMET DEMİRKAYA UZMANIMIZINDA BU KONUDAKİ GÖRÜŞLERİNİ BEKLİYORUZ....




Selam ve Dualarımla...
Logged

"İçinde (yaşamakta) olduğumuz şehre sor, hem kendisinde geldiğimiz    kervana da.   Biz gerçekten doğruyu söyleyenleriz." (Yusuf Suresi / 82)
NoYaN_ToLGaHaN

NoYaN
Yeni Üye
*


Teşekkür: 2
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 18

AgReSiVe


WWW
« Yanıtla #2 : Ocak 14, 2007, 04:03:28 ÖS »

Kervan kardeşim , Ahmet Demirkaya kardeşimin görüşlerini bende merak ediyorum..

inanmayın böyle şeylere derse benim bittiğim andır  :D
Logged
ABDULKADIR

Üstad-ı Azam
*****

Teşekkür: 51
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 637


« Yanıtla #3 : Ocak 14, 2007, 04:31:20 ÖS »

SELAMUN ALEYKÜM,


KARDEŞLERİM BİLDİĞİMİZ GİBİ AMERKİLALILARIN İLK UZAYA ÇIKAN SENARYOSU YALAN OLDUĞU ORTAYA ÇIKMIŞTI.ANCAK BEN BU GİBİ SENARYOLARDA DA HER ZAMANKİ GİBİ KURANI KERİM AKLIMA GELİYOR BİLMİYORUM BU KONUDA KURANI KERİMDE HİÇBİR AÇIKLAMAYA YER VERİLMDİMİ AMA BEN SUANA DEK HİÇ DUYMADIM.SONUÇ OLARAK BİZ İNSANLARIN SÖZDE VAR OLAN UZAYLILAR LA BİR MÜNASEBETİMİZ OLACAKSA NEDEN BUNU ALLAHU TEALA BİZLERE BİLDİRMİŞ OLMASIN BEN SİZDEN BU KONUYLA İLGİLİ AYET VEYA HADİS İSTİYORUM.ŞAYET YOKSA DA BU GİBİ NANKÖR IRKLARIN YAPTIKLARINI ONLARIN İSMİNİ BİLE ALMAK BENİ RAHATSIZ EDİYOR.ONLAR DEĞİLMİ Kİ IRAK ANNELERİ ÇOCUKLARI HİÇ ACIMADAN KATLEDEN.

 ORDAKİ ÇOCUKLARIN HİÇMİ HAYELLERİ YOKTU ONLARDA GEZMEK EĞLENMEK İSTEMEZLERMİYDİ.BUKADAR ACIMASIZ BİR MİLLETİN BİZİM İÇİMİZDE NE ASLA ÖVÜNÜLECEK BİR YERİ OLMAMALI ONLARIN YAPTIĞINI YAPMADIĞIMIZ GİBİ KONUŞMAYALIMDA ONLARA KARŞI ELİMİZDEN GELEN NE VARSA YAPALIM KARDEŞLERİM.

ÇEÇENLERİN BİR ROKET ATARLA NASIL HELİKOPTERİ DÜŞÜRDÜĞÜNÜ KONUŞALIM.MÜCAHİTLERİ KONUŞALIM.ALLAH SİZDEN RAZI OLSUN

ALLAHA EMANET OLUN.
Logged
NoYaN_ToLGaHaN

NoYaN
Yeni Üye
*


Teşekkür: 2
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 18

AgReSiVe


WWW
« Yanıtla #4 : Ocak 15, 2007, 06:55:33 ÖS »

kardeş , burası bilim köşesi..

bir ikincisi , Adamlar çıkmışlar , bayraklarını dikip gelmişler , bize düşen de onların bayraklarını çalışarak onlardan daha ileri ilim öğrenerke ordan sökmek..

hassasiyetini anlıyorum..

Ahmet demirkaya abime de söyledim , Hz. Adem ( r.a )' dan buyana insanlık uzay teknolojisine sahib olmuşlardır .. Hz. Adem (r.a ) tüm ilimlere vakıf olarak yer yüzüne gönderilmedi mi? o ufo denen araçlarda , eskiden uzay teknolojisine sahip olmuş , ve başka güneş sistemlerini keşfetmiş insanoğludur.. bu sadec ebenim teorim.
Logged
HAMZA

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ
Editör
******


Teşekkür: 666
Online Online

Mesaj Sayısı: 2777


WWW
« Yanıtla #5 : Ocak 16, 2007, 08:24:46 ÖÖ »

   Selamunaleyküm...

   
kardeş , burası bilim köşesi..

bir ikincisi , Adamlar çıkmışlar , bayraklarını dikip gelmişler , bize düşen de onların bayraklarını çalışarak onlardan daha ileri ilim öğrenerke ordan sökmek..

hassasiyetini anlıyorum..

   Bizler Forumda burada yanlış yapıyoruz. Noyan Tolgahan Kardeşin dediği gibi bu bölüm Bilim Köşesi...

   Her insanın farklı düşünceleri olabilir. Ama bizler yorum yaparken konu ile alakalı yazılar yazmalıyız.


   Selam ve Dualarımla...
Logged


Ölümü hayata tercih eden kimse için ölümle hayat müsâvîdir.
Zillete boyun eğmektense izzetle ölürüz !
Siz Ey Müslümanlar ! Suskun ve âciz, helâk olmuş ölüler !
Hâlâ kalpleriniz sızlamıyor mu ? Ümmet'in başına gelen bu acı felâketler karşısında !
Hiç mi kimse yok, ALLAH için ve Ümmet'in nâmusu için kızacak ?


“Cânân yolunda canım giderse / Canıma minnet, el-Hükmü lillâh!”

CESUR bir gün, KORKAK ise her gün ölür.
Oysa ki ÖLÜM, her ikisine de belirlenen vakitten önce gelmez.
Toplumda zulme uğrayan Mazlûmlar, En az zâlimler kadar cesaretli olmalıdırlar.
Sakın korku putunu yüreğinize dikmeyin, korkuyu korkutmadıkça CESUR ve YÜREKLİ olamazsınız.
Korkulmaya lâyık ise sadece Azîz ve Celîl olan Hazreti ALLAH (c.c.)'dır...


eminalak

FİLİSTİN'E ÖZGÜRLÜK!!!!
Süper Moderatör
*****


Teşekkür: 130
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1178

ölümü tadacaksın...


WWW
« Yanıtla #6 : Ocak 16, 2007, 01:20:49 ÖS »

SELAMUN ALEYKÜM KARDEŞLER

AFFINIZA SIĞINARAK BU BİLGİLERİ BURADA YAYINLAMAK İSTİYORUM.

"'Ay gerçeği' adlı internet sitesinde yayınlanan videoda Ay'a ayak basma görüntülerinin bir film setinde hazırlandığı gösteriliyor. Video'nun yayınlanmasıyla internet sitesinin ziyaretçi sayısında patlama meydana geldiğini söyleyen yöneticiler, NASA yetkililerinin hâlâ daha kaybolan videoyla ilgili tatmin edici açıklamalar alamadıklarını belirtiyorlar."
BURADA DA O BAHSETTİĞİ VİDEO VAR.



"Apollo 11’in görüntülerinin kaybolmasının ardından NASA sözcüsü Grey Hautaloma, “Endişelenecek bir durum yok, zira orijinal bantlarda olan görüntüler zaten mikrofiş ve mikrofilm gibi başka formatlarda elimizde mevcut. Esas mesele ilk orijinal kaydın nerede olduğu” diye konuşmuştu."

http://www.haber3.com/haber.php?haber_id=151734

    KARDEŞLER BURADA TABİ Kİ BİLİM KONUŞMAK LAZIM AMA ŞUNU DA UNUTMAMAK GEREKİYOR.BU BAHİS KONUSU OLAN İNSANLAR NE SÖYLESE DURUP BİRAZ DÜŞÜNMEK LAZIM.ÇÜNKÜ SÖZLERİNİN ÇOĞU YALAN.
    HE SONRA AMERİKALILAR UZAYA ÇIKMIŞ OLABİLİR FAKAT O TARİHLERDE RUSYA İLE ARALARINDA BAYAĞI BİR REKABET VARDI.
    NOYAN KARDEŞİMİN DEDİKLERİNE AYNEN KATILIYORUM.BİZ DAHA ÇOK ÇALIŞIP BAYRAĞI ONLARDAN DAHA YÜKSEĞE DİKMEMİZ LAZIM.
(SÜRÇÜLİSAN ETTİYSEK AFFOLA.)
SELAMETLE....
Logged

Anlatılan bütün bu hikaye aslında tek kişilik yaşantıdan ibaretti
Yani benim sevgilim diyebileceğim kimse yoktu ey kari.
Ben öyle görmek istedim
Ve
Bir sevgilim olacaksa eğer boynunda siyah beyaz filistin atkısı
Ceplerinde fırlatmaya hazır sapan taşları olsun istedim.

MUSTAFA KADİR
NoYaN_ToLGaHaN

NoYaN
Yeni Üye
*


Teşekkür: 2
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 18

AgReSiVe


WWW
« Yanıtla #7 : Ocak 16, 2007, 04:12:27 ÖS »

ALLAH razı olsun kardeş , olabilir.. ben hata yapıyor olabilirim , fakat neil armstrong un mısır da başına gelenleri de okuyunca ne bileyim adamlar gitmişler gibi geliyor bana..

zira kaynağına başvurduğum kişinin tüm kitaplarını okumuşumdur.. kendisi bir kuantum fizikçi olan Muhammed Von Aiberg dir..

Logged
ahmetdk

Aktif Üye
**


Teşekkür: 3
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 68

YAŞASIN KÜRESEL İNTİFADA !!!


« Yanıtla #8 : Ocak 23, 2007, 12:34:24 ÖÖ »

                                  UFO İLE İLGİLİ AÇIKLAMALAR                                                                                 

                                                                                                                SAYFA: 1           
     
Konu detaylı olduğu için uzun tutmak zorunda kaldım. Kardeşler kusuruma bakmaz inşALLAH. Açıklama üç sayfadan oluşmaktadır.

     Hamd, alemlerin rabbi olan rahman ve rahim ALLAH’a mahsustur. Salat ve salam O’nun kulu ve rasulu, bizimde tek önderimiz ve liderimiz olan Hz. Muhammed (s.a.v)’e, onun ailesine, ashabına ve onun yolunda giden İSLAM erlerinin üzerine olsun inşALLAH.   

     Öncelikle Kervan abimin iltifatından dolayı kendisine teşekkür eder, söylediği gibi bir uzman olmadığımı belirtmek isterim. Uzmanlığı bir kenara bırakın daha doğru düzgün amatör bir astronom bile değiliz. Ama inşALLAH dualarınızla bu konuda insanların yanlış düşüncelerini iSLAM ışığında bu bilimle yoğurarak gidermeye ve Müslümanlarında imanlarını pekiştirmeye aracı olacak ALLAH (c.c)'ın yüceliğini ve zaman ve mekandan münezzeh olduğunu hatırlatmaya katkı olacak seviyeye ALLAH (c.c) bizi ulaştırır inşALLAH.  -ALLAH (c.c)’ın zaman ve mekandan münezzeh olduğunun en somut örneği uzaydır.-  ALLAH beni ve diğer ilim tahsil eden müslümanları dünya için ilim öğrenmek amacından korusun. Çünkü Rasulullah (s.a.v), dünya için ilim öğrenen insanların cennetin kokusunu bile alamayacaklarını bildirmiştir.

     Noyan Tolgahan kardeşimle -belki kendiside söylemiştir- aynı bölüm ve aynı sınıfta okumaktayız. Ben daha önce de ufo denilen uzaylı varlıklarla ilgili görüşlerimi kendisine de söylemiştim. Benim ufodan kastım dünya dışında yaşayan canlılardır. Sanırım herkesin kastı da budur. Aslına bakarsanız ufoların olup olmadığı konusunu tartışmayı biz Müslümanlar için biraz gereksiz buluyorum. Yalnız, dünyada bir konu hakkında her kesim tarafından bir görüş belirtilmişse Müslümanlarda kendi görüş ve duruşlarını belirtmeleri gerekir. Belki bu yüzden bu konuda duruşumuzu netleştirmek için kendi aramızda tartışma yapılabilir. Bence tartışılması gereken ufolar değil ufoların olup olmadığı. Çünkü ufoları tartışdığımızı söylersek ufoların varlığını kesin olarak kabul etmişiz de artık ufoları nasıl varlıklar olduğunu tartışma safhasına geçmişiz manası çıkabilir. Sanırım kardeşlerin tartışma konusu da bu yönde.

     Baştan bu konuda kendi şahsı görüşümü belirtmem gerekir ki, ben ufo diye adlandırılan dünya dışı canlıların olduğuna inanmayanlardanım. Ama kesinlikle de böyledir demiyorum. Tabiî ki ALLAH’ın her şeye kudreti yeter. Buna şeksiz şüphesiz inanıyoruz ve biz O’na teslim olmuşlarız. Fakat ALLAH’ın dilemesi de önemlidir. Biz aynı zamanda, ALLAH’ın dilediğini yapma konusunda da O’na inanmışlarız. ALLAH (c.c) dilediğini yapmaya muktedirdir. Bu konuda da ALLAH dilemişse dünyanın dışında da bir canlı yaratmıştır, dilememişse de yaratmamıştır. Tasarruf sahibi yalnız ALLAH’tır.

     Dünya dışında canlı olup olmadığı konusuna aramızda gayri müslimlerinde olduğunu varsayarak hem dini hem de bilimsel diye ayırarak iki açıdan da bakmamız gerekir. İlk başta biz Müslümanlar olarak bu konuya kendi dinimiz açısından bakabiliriz. Belki Müslüman olmayan birisine bu şekilde açıklayıcı olamayız fakat biz Müslümanlar olarak ALLAH ve Rasul’u ve onun ashabı bu konuda ne demişler veya dememişler ilk önce buna bakmamız gerekir. Bir gayri müslimi bu konuda ancak bilimsel yaklaşarak tatmin edebiliriz. Bir müslümanın ise bu konuda ki düşüncelerini dini yönden baktıktan sonra, bilimsel yönden bakmakla da iyice pekiştiririz. Bilim, kim ne derse desin bize göre ALLAH’ı aramak ve onun yüceliğini kavramak olduğu için aslında iki bakış açısı da birdir. Yani,  bize göre hiç bir şeyi dini veya bilimsel bakış açısı diye ayıramayız, tıbkı farklı bir tartışma konusu olan, hayatı din işleri ve devlet işleri şeklinde ayıramayacağımız gibi. Biz de elimizden geldiği kadar, kısaca iki açıdan da bakmaya çalışalım.

     ALLAH-u Teala hepimizin bildiği gibi Zariyat 56. ayette kimleri kendisine kulluk etmek için yarattığını belirtmiştir. Bu ayette kulluk etmesi gerekenler insanlar ve cinnlerdir. Bir canlının ALLAH’a karşı sorumlu olmasının şartlarından birisi de, akıllı, mantık sahibi ve kendi başına özgürce karar verme yetisine sahip olmasıdır. Bir canlı niçin bu hayata geldiğini, bu hayatın neresi olduğunu, burada ne yapması gerektiğini ve buradan sonra nereye gideceğini sorgulayabiliyorsa o canlı özgür bir iradeye ve istediği seçeneği seçme hakkına sahip birisidir. Bundan dolayı da bu canlı kendisini dünyaya gönderen varlığa karşı sorumludur. Özgür iradeye sahiptir fakat onu dünyaya gönderen varlık başıboş bırakmamıştır. Arkasından da ne yapması gerektiğini söyleyecek, hangi seçeneği seçerse ölümden sonra kurtuluşa erebileceğini canlılara öğretecek peygamberler, onlarla birlikte de kitaplar göndermiştir.

                                                                                         DEVAMI İKİNCİ SAYFADA...                                   
Logged



"Zulmetmekte olanlar nasıl bir inkılaba uğrayıp
devrileceklerini pek yakında bileceklerdir"
(ŞUARA-227)
ahmetdk

Aktif Üye
**


Teşekkür: 3
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 68

YAŞASIN KÜRESEL İNTİFADA !!!


« Yanıtla #9 : Ocak 23, 2007, 12:46:17 ÖÖ »


                                                                                                               SAYFA: 2 
   ... BİRİNCİ SAYFANIN DEVAMI

     Bize gönderilen peygamber (s.a.v) ise herhangi bir kavme gönderilmemiştir. O, tüm insanlığa ve cinnlere gönderilmiştir. Hatta tüm kainata gönderilmiştir. O, kainatın efendisidir. O, mahlukun en şereflisidir. Dikkat ederseniz sadece insanların veya cinnlerin değil tüm mahlukatın yani kainatta kim varsa herkesin efendisi ve en şereflisi, kısacası, varsa dünya dışındaki canlıların da dahil olmak üzere herkesin peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v)’dir. Bu kadar hatırlatmadan sonra ben de diyorum ki; Kainattaki varsa tüm canlıların da peygamberi olan Hz. Muhammed (s.a.v) ve ona bu özelliği bahşeden her şeyden haberdar olan ALLAH (c.c), kainatta ki dünya dışı varlıklardan hiç bahsetmemiştir yani bunu dilememiştir. Tabi ALLAH ve rasulunun bundan bahsetmemiş olması, kainatta bizden başka canlıların olmaması anlamına gelmez bunu kabul ediyorum fakat ben,  ALLAH ve rasulunun böyle bir durumdan biz insanlara haber vereceğine ve bu konuda bizi bilgilendireceğine inanıyorum. ALLAH’ın böyle dilemesinin sebebini de, ALLAH’ın dünya dışında başka bir canlı yaratmayı dilemediğine bağlıyorum. Söz konusu canlılar olsaydı ALLAH ve rasulu bize haber verirdi kanısına varmamın sebeplerinden birisi, biz Muhammed ümmetinin diğer ümmetlerden ALLAH katında üstün olduğunu söyleyen ve Muhammed ümmetinin vasat bir ümmet, yani her şeyde orta yolu tutturan, ne aşırıya kaçan ne de gerektiğinden az yapan bir ümmet olduğunu belirten ayet ve hadislerdir. Dünya dışındaki diğer canlıların da peygamberi ve efendisi olan Rasulullah (s.a.v), ümmetine böyle bir şey varsa neden bilgilendirmesin diye düşünüyorum. Nitekim rasulullah, taif dönüşünde kendisine biat eden cinnlerin haberini ashab-ı kirama vermişti. Biz ki Hz. Muhammed (s.a.v) ümmeti olarak üstün bir ümmetiz. Belki bazıları ALLAH bu konuda onu da bilgilendirmemiş olabilir diyebilir. Ben de diyorum ki ALLAH (c.c), kainatın efendisine ve en şereflisine ve hatta en önemlisi isra ve miraç hadisesinde 7 kat semaya çıkan,  bu çıkışında bütün peygamberlerle görüşen, cennetlikleri ve cehennemlikleri gören, bu konuda meleklerden bilgiler alan ve kendisinden başkasının çıkamayacağı “Sitret’ül Münteha” ya çıkan ve orada ALLAH (c.c) ile karşılıklı konuşan Peygamber efendimize, böyle bir şey olsaydı, ALLAH-u Teala’nın kendisini bilgilendireceğine inanıyorum.

     Kainat kitabı olan Kuran’ı Kerim’de de ALLAH (c.c) dünya dışı varlıklardan bahsetmemiştir. Belki ALLAH bu konuyu gizli olarak kimsenin anlayamayacağı müteşabih ayetlerde belirtmiştir denebilir. Yalnız herkesin şunu bilmesi gerekir ki, ALLAH insana anlamayacağı bilgiler vermez. Böyle bir durumda insanların anlayamayacağı ayetleri, Peygamber (s.a.v) ve onun yolundan giden ALLAH dostları ve mütefessir âlimler mutlaka açıklardı. Ben şu ana kadar Kur’an’ı ve hadisleri tefsir eden sahabeler, âlimler ve şu ana kadar gelmiş geçmiş ALLAH dostları ve mütefessirlerin hiç birisinin dünya dışındaki varlıklardan bahsettiklerine şahit olmadım. Buna şahit olan varsa söylesin. Yine Kur’an’dan örnek verirsek, ALLAH, Kur’an’da insanların ve cinnlerin ahirette hesaba çekileceğinden bahseder, fakat hayvanların hesaba çekileceğinden bahsetmez, çünkü hayvanlar, insan ve cinnler gibi düşünen akıllı varlıklar değillerdir. Daha önce de söylediğimiz gibi akıl ve düşünme yetisine sahip olan herkes ALLAH’a karşı sorumludur ve hesaba çekilecektir. Bizim bahsettiğimiz uzaylı canlılar insanların bile yüz yıllarca yıl sonra ulaşabileceği teknik ve donanıma sahipler. Bu eğer doğruysa bunlar çok zeki, akıllı ve düşünen varlıklar olmalı, aksi takdirde hayvanlardan farkları olmaz ki bahsettikleri tekniklere de ulaşamazlar. Madem söylediklerine göre bu canlılar bu kadar zeki, o zaman ALLAH-u Teala Kur’an Kerim’de kulluk yapması gerekenler ve hesaba çekilecekler olarak insanlar ve cinnlerden başkasından neden bahsetmemiştir. Yoksa onlar için başka bir hesap günü ve hesap yeri mi vardır? Tabi ALLAH dilerse bu da olur fakat daha öncede uzun uzun bahsettiğimiz gibi ALLAH bunu murat etse mutlaka bunu insanlara bildirirdi diye düşünüyorum. Her şeyin en iyisini ALLAH bilir.

                                                                                                   DEVAMI ÜÇÜNCÜ SAYFADA...
Logged
ahmetdk

Aktif Üye
**


Teşekkür: 3
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 68

YAŞASIN KÜRESEL İNTİFADA !!!


« Yanıtla #10 : Ocak 23, 2007, 01:00:18 ÖÖ »


                                                                                                              SAYFA: 3
...İKİNCİ SAYFANIN DEVAMI

     Dünya dışı varlıkların olup olmadığı bilimsel araştırmalarla da bu kadar tekniğe rağmen hala ispatlanamamıştır. Her nedense görülen ufolar hep amatör kameralar veya olayla hiçbir alakası olmayan kişiler tarafından görülmektedir. Hiçbir profesyonel astronom ufolarla ilgili net bir açıklama yapmamıştır. Ufolarla ilgili haberler ve yorumlar, hep popüler kültür ve medya tarafından şişirilerek insanlara anlatılmışlardır. Bunların astronomiyle yakından uzaktan alakaları bile yoktur. Bir astronomun ufoları gördüğüne dair bir açıklaması varsa da bunu ispatlayamaz ve ispatlayamamıştır. Bu açıklamalar hep şahsi açıklamalardır, bağlı olduğu üniversite veya herhangi bir kurum bu yönde açıklama yapmamışdır. Dünyada, mevcut olan en gelişmiş son tekniklerle profesyonel astronomlar tarafından yapılan araştırmalarda ve gözlemlerde şu ana kadar ufoların olduğunu gösteren herhangi bir kanıt bulamazsınız. Dünyadan, uzayın her bir tarafını 50 yıldır 24 saat boyunca aralıksız olarak gözetleyen radyo teleskoplar bu süre zarfında hiç bir bilinmeyen obje ile karşılaşmamıştır. Ne bir sinyal ne de ufoların olduğunu gösterecek herhangi ufacık bir ipucu. Bu gözlemlerden hiçbir şey elde edilememiştir. Radyo teleskopların haricinde, Hem atmosferin dışında dünyanın yörüngesinde yani uzayda olan, hem de yerde olan bütün optik teleskoplarla uzayın her bir tarafı gözetlenmesine rağmen, optik teleskoplardan da şu ana kadar görülen herhangi bir tanınamayan objeye rastlanmamıştır. Şimdi soruyorum; evreni 24 saat boyunca durmadan izleyen radyo ve optik teleskoplar, şu ana kadar ufoları veya herhangi tanınamayan bir cismi görmedi de, uzayla ilgili hiçbir bilgisi olmayan, elinde tevafuk eseri bir kayıt cihazı taşıyan kendi halinde bir kişi mi gördü?  Hatta öyle ki bazıları tarafından ilginç hikayeler de anlatılır; Yok bir ufo gelmiş, tarlada çalışan çiftçinin bulunduğu tarlaya inmiş, onu alıp götürmüşler, biraz gezdirip o arada da bu insan nasıl varlık diye anatomisini incelemişler, işlerini gördükten sonra da getirip aldıkları yere koymuşlar. Yok, bir adam inşaatta çalışırken hani şu alışkın olduğumuz iri ve çekik gözlü ufoya benzer esrarengiz bir varlık gelmiş insanlar hakkında bilgi almış falan filan, sonra aklıma gelmeyen değişik uydurmalar işte. Buna kargalar bile güler.

     Her şeyi bir kenara bırakıp bir de dünya dışı varlıkların olduğunu farz edelim. Eğer dünya dışında bir canlı varsa, o canlılarda ancak bizim yaşadığımız gezegen gibi bir gezegende yaşayabilirler. Bizim güneş sistemimiz neredeyse artık her şeyi ile biliniyor. Şu an bizim güneş sistemimizde olan, dünya dışındaki hiç bir gezegende hayat olmadığı, dünyanın döndüğü ve yuvarlak olduğu gibi kesin bir şekilde biliniyor. O zaman diğer güneş sistemlerine yani yıldızlara bakmamız gerekiyor. Astronomlar şu an yine de bir ümitle diğer yıldızların etrafında dolanan gezegenlerin dünya benzerleri olanlarına hayat var mıdır diye bakıyorlar. Bu konuda astronomlar da kesinlikle evrende bizden başka canlı yoktur demiyorlar ve araştırmalarını yapıyorlar, ama mantıklı bir şekilde ve ayağı yere basan yöntemler ve tetkiklerle çalışmalarını sürdürüyorlar. Bunda zaman kazanmak için de dünya benzeri gezegenlere bakıyorlar. Çünkü onlar da biliyorlar ki, dünya benzeri dışında herhangi bir gezegende canlı olabilme ihtimali sıfırdır. Yaşam için en ideal ortam dünya ve varsa dünya benzeri diğer gezegenlerdir.

     Herkesin bildiği gibi, yıldızlar dünyaya çok uzaktır. Bu yüzden yıldızlarla bizim güneş sistemi arasındaki mesafeleri ışık yılı veya parsek birimini kullanarak ifade ediyoruz. (1 parsek =3.24 ışık yılıdır, 1 ışık yılı ise = -yaklaşık- 10 trilyon km’dir). Dünyaya en yakın yıldız güney yarım küreden görünen ve uzaklığı 4.26 ışık yılı olan "proxima centauri" adında bir yıldızdır. Yani birisi oradan buraya ışık hızı ile bile gelse 4.26 yılda dünyaya ulaşabiliyor. Şu an astronomlar direkt olmasa da dolaylı yollardan matematiksel ve fiziksel işlemlerle ve yahut radyo teleskoplarla sinyal göndererek veya gelen sinyalleri inceleyerek yakın uzaydaki yani örneğini verdiğimiz yıldız ve diğer yakın yıldızlarda olan gezegenlerde hayat olamayacağı kanısına az çok varmışlardır. Astronomlar ve diğer bilim adamları insanın ulaştığı ve mantıklı olarak düşünüldüğünde ulaşabileceği teknolojiyi de göz önüne alarak en azından şu an, bazılarına göre hiçbir zaman, dünyaya diğer güneş sistemlerinden canlı gelebileceğini mümkün görmüyorlar. Yani dünya dışı canlıların olabileceğini belirterek, hangi ileri teknikte olurlarsa olsunlar en azından şu an dünyaya ulaşmalarının mümkün olmayacağı kanısındalar.

     Bu kadar gerekli veya gereksiz söylemden sonra ben yine diyorum ki; siz de takdir edersiniz ki, bu gibi konularda fazla derine girerek çeşitli hülyalara dalmak en azından şimdilik boş işler. İnsanı çeşitli hayallere daldırabilir ve en önemlisi biz Müslümanların öncelikle düşünmesi ve yapması gereken görevlerini arka plana attırabilir ki, bu da olmaması gereken bir gelişmedir. Uzayda canlı var veya yok bence o kadar da önemli değildir. Eğer yapması gerekseydi, ALLAH (c.c)’ın hemen her konuda kendisine her şeyi öğrettiği tek liderimiz ve önderimiz rasulullah (s.a.v), bu konuda insanları bilgilendirir ve kendide bu konuda araştırmalar yapabilirdi. Ancak, hele şu zamanda öncelikle düşünmemiz ve yapmamız gereken misyonlar varken bütün düşüncemizi ve gayretimizi o yönde harcarsak rasulullah (s.a.v)’in metodundan uzaklaşmış olabiliriz. İSLAM’ın topraklara ve gönüllere hakim olduğu zamanlarda İSLAM alimleri ve müslüman bilim adamlarının elinde ilmin yüceldiği gibi, zamanı geldiğinde bizde de olacaksa o da olur. Hem de ALLAH dostu bilim adamlarının ellerinde, önceden olduğu gibi, en güzel şekliyle.

   ALLAH’ın rahmeti ve bereketi tüm kardeşlerimin üzerine olsun.  VESSELAM…

                                                                              ...SON
Logged
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
KUR’AN’I AÇIKLAMADA KUR’AN’IN GÖSTERDİĞİ YÖNTEMLER NELERDİR ? Dini Soru ve Cevaplar kervan 1 284 Son Mesaj Haziran 29, 2006, 02:11:08 ÖS
Gönderen: kervan
Sokak çetelerinden Islâm’a = AMERIKA’ DA MEKSIKA’LI BIR MUHTEDI: ALI Nasıl Müslüman Oldular ? kervan 0 186 Son Mesaj Eylül 25, 2006, 01:59:59 ÖÖ
Gönderen: kervan
’Hügo, bölen kahramanım benim’’ Sohbet 007SERHAN 0 179 Son Mesaj Mart 31, 2007, 04:14:33 ÖS
Gönderen: 007SERHAN
’’Dünyada Hangi Orduda Böyle Bir Asker’’ Serbest Kürsü 007SERHAN 0 180 Son Mesaj Ocak 18, 2008, 02:41:43 ÖS
Gönderen: 007SERHAN
Kur’ân’a Karşı Mes’ûliyetimiz Kur'anı Kerim ile ilgili Makaleler SeVDe_NuR 1 241 Son Mesaj Şubat 23, 2008, 05:50:47 ÖS
Gönderen: hafiz-ul_esrar

|Site Map|Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Home
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
SMF Theme By: MPDesignZ.com

Dost Sitemiz: ZeynepDer.Org

Valid XHTML 1.0 Transitional