Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Ocak 10, 2009, 06:31:15 ÖÖ

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Profil Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt
B O Y K O T   Ü R Ü N L E R I
+  Ümmetin Sanal Kur'an Kursu...... www.ilminadresi.com
|-+  İslamı Öğreniyorum ( Bölüm Yöneticileri: AzRa - Kul Ahmedd )
| |-+  İslam ve Toplum
| | |-+  İslam ve Bilim (Moderatörler: Zemheri__, hakikat)
| | | |-+  Arılar,
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Arılar,  (Okunma Sayısı 349 defa)
SerHaN

Üstad
****


Teşekkür: 21
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 394


« : Temmuz 14, 2006, 11:24:07 ÖÖ »

ARILAR,

 

500 GRAM BAL İÇİN ARILAR, 3 MİLYON 750 BİN DEFA ÇİÇEGE KONUP KALKIYOR. BİR KG BAL İÇİN İSE 40 BİN TANE ARI, 6 MİLYON ÇİÇEGİ DOLASIYOR. BAL ARILARI BİR PETEGİ DOLDURABİLMEK İÇİN 100 MİLYON ÇİÇEGİN NEKTARINI EMİYOR VE 100.000 KM KANAT ÇIRPIYOR.


BU DELİ ÇALISMANIN ARASINDA, DÖNÜP 'DÖNÜP ÖBÜR ARI BENİM KADAR DOLASIYOR MU?' DİYE KONTROL GEREGİDE DUYMUYORLAR.



BİRBİRLERİNE TAM BİR GÜVEN İÇİNDE SADECE HEDEFLERİNE ODAKLANMISLAR!... NEREDEYSE KÖLESİ OLDUGUMUZ BİLGİSAYAR SANİYEDE 16 MİLYAR ARİTMETİK İSLEM YAPARKEN, BİLGİSAYARIN DOGADAKİ RAKİBİ BAL ARILARI BU SÜREDE DAHA AZ ENERJİ HARCAYARAK 10 TRİLYONLUK İSLEM YETENEGİNE SAHİP. DEMEK Kİ BİLGİSAYARDA HALA BILL GATES'İN KESFEDEMEDİGİ BİR SEYLER VAR..!



BİR KOLONONİN PAZARLANACAK 1 KG BAL ÜRETMESİ VE YASAMINI SÜRDÜREBİLMESİ İÇİN, 8 KG BAL TÜKETMESİ GEREKİYOR . BU DA KOLONİNİN 6 KEZ DÜNYA ÇEVRESİNİ DÖNMESİ DEMEK...



ONLAR BU İSİ CANLA BASLA YAPIYOR, VE GENETİK OLARAK NESİLDEN NESİLE AKTARILMIS BİR TEMBELLİK ASLA SÖZ KONUSU OLMAMIS! BU ARI CUMHURİYETİNDE CİNLİK YAPMAK İÇİN 'BİRKAÇ GRAM BAL DA KENDİME SAKLAYAYIM' DİYE PETEGİ HORTUMLAYANADA SİMDİYE DEK RASTLANMAMIS.

 

HEPSİ GÜNESİN 'KALK' ZİLİYLE ÇALISMAYA BASLAYIP, GÜNESİN PAYDOS' ZİLİYLE DİNLENMEYE ÇEKİLİYORLAR.



HİÇBİR ARI, 'KRALİÇE HANIM İSİN KAYMAGINI YİYECEK DİYE BEN GEBERENE KADAR ÇALISMAM ABİ...'DE DEMEMİS, BİRLİKTEN VE KOVANDAN ÇIKININI ALIP BASKA YOLLARA DÜSÜP BASKA BİR KOVANDA CUMHURİYET KURMAYI DÜSÜNMEMİS!

 

KARSI KOVANDAKİLERİ KISKANIP O PETEGE DADANMAMIS! ARI, VÜCUT AGIRLIGININ 330 KATI YÜK ÇEKİYORMUS.

 

HER BİR PETEK GÖZÜNÜN ALTIGEN PRİZMA SEKLİNDE İNSA EDİLMESİ ESAS PETEGİN DİRENCİNİ SAGLIYORMUS. BU NEDENLE KİLOLARCA BALI RAHATLIKLA TASIYABİLİYOR.

 

'GERÇEKTEN DE EN AZ BALMUMU HARCAYARAK, MAKSİMUM ÖLÇÜDE BAL DEPOLAMAK İÇİN EN UYGUN SEKİL, ARILARIN İNSA ETTİGİ ALTIGEN PRİZMADIR' DİYE ONAYLIYOR FİZİKÇİLER.

 



Logged

Surda Bir Gedik Açtık Mukaddesmi Mukaddes,
Ey Deli Rüzgar Artık Ne Yandan Esersen Es.
Necip Fazıl Kısakürek
kervan

Editör
******


Teşekkür: 215
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1418


WWW
« Yanıtla #1 : Temmuz 14, 2006, 12:29:32 ÖS »

Serhan Kardeşim,

Yine çok güzel bilgileri bizlerle paylaşmışsın.

ALLAH (cc), ibret almayı cümlemize nasip etsin. Amin.

Selam ve dualarımla...               Selam ve dualarımla...                    Selam ve dualarımla...
Logged

"İçinde (yaşamakta) olduğumuz şehre sor, hem kendisinde geldiğimiz    kervana da.   Biz gerçekten doğruyu söyleyenleriz." (Yusuf Suresi / 82)
SerhanGenç

Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Ağustos 29, 2006, 12:22:23 ÖS »

DİŞİ BAL ARISI

 
Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. - Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır. (Nahl Suresi, 68-69)

Her arının çok fazla görevinin olduğu arı kolonilerindeki tek istisna erkek arılardır. Erkek arılar ne kovanın savunmasına, ne temizliğine, ne besin toplamaya, ne de petek veya bal yapımına bir katkıda bulunurlar. Erkek arıların kovan içindeki tek fonksiyonları kraliçe arıyı döllemektir.4 Çiftleşme organları dışında diğer arılarda bulunan özelliklerin hemen hemen hiçbirine sahip olmadıkları için erkek arıların kraliçe arıyı döllemekten başka bir iş yapmaları da mümkün değildir.

Koloninin tüm yükü üzerinde bulunan işçi arıların ise, kraliçe arılar gibi dişi olmalarına rağmen yumurtalıkları gelişmemiştir, yani kısırdırlar. Kovanın temizliği, arı larvalarının ve yavrularının bakımı, kraliçe arı ve erkek arıların beslenmesi, bal yapılması, peteklerin inşası ve onarım işleri, kovanın havalandırılması, kovanın güvenliği, nektar (bal özü), polen (çiçek tozu), su, reçine gibi malzemelerin toplanması ve bunların kovanda depolanması gibi görevleri vardır.

Arapçada iki çeşit fiil kullanımı vardır ve fiillerin bu kullanımlarından, öznenin erkek mi yoksa dişi mi olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim yukarıdaki ayetlerde arı için kullanılan fiiller (altı çizili kelimeler), fiilin dişi için olan şekliyle kullanılmıştır. Böylece Kuran'da bal yapımında çalışan arıların dişi olduğuna işaret edilmektedir.5

Unutulmamalıdır ki arılarla ilgili bu gerçeğin bundan 1400 sene önce bilinmesi mümkün değildir. Ama ALLAH bu gerçeğe dikkat çekerek Kuran'ın bir mucizesini daha bize göstermiştir.

BALDAKİ ŞİFA


 Yapılan klinik gözlemler ve deneysel araştırmalar sonucunda, balın antibakteriyel ve antienflamatuar özelliklere sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Bal, yaralardaki enfeksiyonun ve bu bölgedeki ölü hücrelerin ağrısız olarak temizlenmesinde ve yeni dokuların gelişmesinde son derece etkilidir. Balın ilaç olarak kullanılışından en eski tarihi yazıtlarda dahi bahsedilmektedir. Günümüzde de bilim adamları ve doktorlar balın yaraların tedavisindeki etkisini yeniden keşfetmektedirler.
20 yıldır bal araştırmasının öncülüğünü yapan ve Yeni Zelanda'daki Waikato Üniversitesi'nde biyokimya profesörü olan Dr. Peter Molan, balın antimikrobik özellikleri konusunda bir uzman olarak şöyle dejmektedir: "Gelişigüzel yapılan denemeler balın yanık yaralarındaki enfeksiyonu kontrol etmede, hastanelerde çoğunlukla antibakteriyel merhem olarak kullanılan gümüş sülfadiazinden daha etkilidir ve yeni dokuların gelişimini harekete geçirmektedir." 6
Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır. (Nahl Suresi, 68-69)
Bal, yukarıdaki ayetlerde vurgulandığı gibi, "insanlara şifa" olma özelliği taşımaktadır. Bilimde en ön sıraları alan ülkelerde, balın insan sağlığı açısından öneminden ötürü, arıcılık ve arı ürünleri artık başlı başına bir araştırma dalı olmuştur. Balın yararları genel hatlarıyla şöyle sıralanabilir:

Kolayca sindirilir: İçindeki şekerlerin bir başka cins şekere (fruktozun glikoza) dönüşebilme özelliği sayesinde bal, yüksek miktarda asit içermesine rağmen, en hassas mideler tarafından bile kolaylıkla sindirilir. Aynı zamanda bağırsakların ve böbreklerin daha iyi çalışmasına yardımcı olur.

Süratle kana karışır; hızlı bir enerji kaynağıdır: Bal ılık suyla karıştırıldığında 7 dakika içinde kana karışır. İçerdiği serbest şekerlerden dolayı beynin çalışması kolaylaşır. Bal, fruktoz ve glikoz gibi basit şekerlerin doğal bir karışımıdır. Yapılan son araştırmalara göre, şekerlerin bu kendine has karışımı yorgunluğun giderilmesinde en etkili yöntemdir ve atletik performansı artırmaktadır.

Kan yapımına destek olur: Bal, kan yapımı için vücudun gereksinim duyduğu enerjinin önemli bir bölümünü karşılar. Ayrıca kanın temizlenmesine de yardımcı olur. Kan dolaşımını düzenleyici ve kolaylaştırıcı yönde etkisi vardır. Damar sertliğine karşı önemli bir koruyucudur.

Antimikrobiktir: Antimikrobik etmenler belirli bakterilerin, mayanın ve küfün büyümesine engel olur. Balın, bakterinin barınmasına olanak tanımayan özelliği "inhibine etki" olarak adlandırılır. Balın antimikrobik olmasını sağlayan pek çok sebep vardır. Bunların arasında, mikroorganizmaların, büyümek için ihtiyaç duydukları su miktarını sınırlayan yüksek şeker içeriği, yüksek asit oranı (düşük pH), bakterileri büyümeleri için ihtiyaç duydukları nitrojenden mahrum bırakan içeriği sayılabilir. Balda hidrojen peroksit bulunması ve balın içerdiği antioksidanlar da bakterinin çoğalmasına engel olur.

Antioksidandır: Antioksidandır: Sağlıklı yaşamak isteyen herkesin özellikle antioksidan tüketmesi gerekir. Antioksidanlar, hücrelerde normal metabolizmanın zararlı yan ürünlerini temizleyen bileşenlerdir. Bunlar gıdaların bozulmasına yol açan ve birçok kronik hastalığa sebep olan yıkıcı kimyasal tepkimeleri yavaşlatabilen element4elerdir. Uzmanlar antioksidan bakımından zengin besinlerin kalp hastalıkları ve kanser gibi hastalıkları önleyebileceğine inanmaktadırlar. Balın içeriğinde de güçlü antioksidanlar mevcuttur: Pinocembrin, pinobaxin, chrisin ve galagin. Bunlardan pinocembrin, yalnızca balda bulunan bir antioksidandır.7

Vitamin ve mineral deposudur: Bal, fruktoz ve glikoz gibi şekerlerin yanı sıra magnezyum, potasyum, kalsiyum, sodyum klorür, kükürt, demir ve fosfor gibi mineralleri de içerir. Nektar ve polen kaynaklarının niteliklerine göre değişmekle birlikte, balda B1, B2, C, B6, B5 ve B3 vitaminleri bulunmaktadır. Ayrıca bakır, iyot, demir ve çinko da az miktarlarda bulunur.

Yaraların tedavisinde kullanılır:
- Yaraların tedavisinde kullanıldığında, balın havadan nem çekebilme özelliği, iyileşmeyi hızlandırarak yara izi kalmasını önler. Çünkü bal, yaranın üzerini kaplayan yeni deriyi oluşturan epitel hücrelerin büyümesini hızlandırır. Böylece büyük yaralarda bile bal kullanıldığında doku nakli yapılması ihtiyacı ortadan kalkar.

- Bal, iyileşme sürecine dahil olan dokuları yeniden büyümeleri için uyarır. Yeni kılcal damarların oluşumunu hızlandırarak, derinin daha derindeki bağ dokusunun yerini alan fibroblastların büyümesini teşvik eder ve iyileşmenin gücünü artıran kolajen liflerinin üretimini hızlandırır.

- Balın, yaranın etrafındaki şişkinliği azaltan antienflamatuar bir etkisi vardır. Bu, kan dolaşımını artırır; böylece iyileşme süreci hızlanmış olur ve hissedilen acı azalır.

- Bal, yaranın altındaki dokulara yapışmaz; bu nedenle pansuman sırasında yeni oluşan dokuların yırtılması ve acı söz konusu olmaz.

- Radyasyon tedavisi uygulanan kanserli hastaların vücutlarında oluşan yara ve ülserlerin tedavisinde başarıyla kullanılmaktadır.8
- Ayrıca balın daha evvel belirttiğimiz antimikrobik etkisinden ötürü, bal enfeksiyon oluşmasını önleyen koruyucu bir engel oluşturur. Mevcut enfeksiyonu da yaralardan hızla temizler. Bakterilerin antibiyotik dirençli özelliklerine karşı bile etkilidir. Antiseptiklerin ve antibiyotiklerin tersine, yaradaki dokuların üzerinde olumsuz etkiler oluşmaz.9

Bu bilgilerden de anlaşılacağı gibi bal, "şifa" yönü son derece güçlü bir besindir. Kuşkusuz bu da, sonsuz kudret sahibi ALLAH'ın indirmiş olduğu Kuran'ın mucizelerinden biridir.

10-13 Eylül 2000 tarihlerinde Avustralya'nın Melbourne şehrinde yapılan "Dünya Birinci Yara Tedavisi Kongresi"nde, enfeksiyonlu yaraların tedavisinde balın kullanılması konuşuldu. Toplantı şu yorumlar çerçevesindeydi:
"Birçok antibakteriyel madde bakteriden dolayı enfeksiyon kapmış yaraların tedavisinde antibiyotiklere direnç gösterirler. Bu durum önemli bir tıbbi sorun oluşturur. Aynı şekilde birçok doğal madde de yaraların tedavisinde etkili değildir. Ancak bal çok farklıdır, yaralı dokuların tedavisindeki kullanımı 4 bin yıllık bir geçmişe sahiptir. Balda çok güçlü anti-bakteriyel aktiviteler mevcuttur; dolayısıyla yaralardaki enfeksiyonun temizlenmesinde ve yaraların enfeksiyondan korunmasında çok etkilidir."10


Kaynak:www.harunyahya.org
Logged
Sema

::..Hüzünlü..::
Üstad
****


Teşekkür: 78
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 391

I'm Muslim Elhamdulillah No Problem....From Turkey


WWW
« Yanıtla #3 : Kasım 10, 2006, 12:40:53 ÖS »

 :)Selamün aleyküm
Serhan arkadaşım bu güzel paylaşımın için ALLAH senden razı olsun..Daha yeni olduğum için biraz acemiyim bir hata yaparsam lütfen uyarın...
    Dua ile kalın....
Logged

(سما)... "Müjdecim,Kurtarıcım,Efendim,Peygamberim; Sana Uymayan Ölçü,Hayat Olsa Teperim..."


ÖSS 'ye Hazırlık Maratonum Başladı...Du'a İstiyorum _?
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


|Site Map|Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Home
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
SMF Theme By: MPDesignZ.com

Dost Sitemiz: ZeynepDer.Org

Valid XHTML 1.0 Transitional