gule hasret
Sun 28 June 2009, 04:46 pm GMT +0300
1) Kur’an-ı Kerimi gece gündüz okur, gözlerinden yaşlar boşalır, hâşyetinden yerlere kapanır. O’nu, manasını anlayarak okumanın asla zarara uğramayacak bir ticaret olduğunu bilir. (1)
2) İbadet için adap ve erkânına dikkat ederek abdest alır, gerektiğinde gusleder, su bulamadığında ise temiz bir toprakla teyemmüm eder. Hiçbir halükarda kesinlikle abdesti, guslü ve ibadeti terk etmez. (2)
3) Allah’ı çok zikreder. Gece gündüz O’nu tesbih eder.(3)Allah’ı içinden yalvarıp yakararak yüksek olmayan bir sesle sabah akşam zikreder. Gafillerden olmaz. (4) Unuttuğu zaman da hemen Rabbini hatırlar.(5) Bir günah işlediği zaman hemen Allah’ı hatırlar ve ondan bağışlanma diler.(6)Sonra zikir, mü’mine savaş gibi sıkıntılı anlarda güç ve kuvvet verir.(7) Sevinçli anlarda ise şımarmaktan korunur. Bu yüzden mü’min Kur’an okudukça, namaz kıldıkça, her hâl ve hareketinde O’nu hatırlayıp andıkça gönlü yatışır, huzura kavuşur. (8)
4) Mü’min, Allah’ın emrettiği gibi dosdoğru ve istikamet üzere bir hayat yaşar. Zor olan bu vazifeyi gereği gibi yapmaya çalışır. (9) Bunu başardığı takdirde öldükten sonra mahşerde meleklerin kendini müjdelerle karşılayacağına, cennette büyük mükâfatlara ereceğine inanır. (10)
Mü’min, sabırlıdır. Haramalardan kaçmada, Alah’ın emirlerine sarılmada;(11) ve musibetlere göğüs germede sabrı esas alır.(12)İnkârcıların tâciz edici sözlerine karşı sabreder; gayri Müslimlerin İslam’a ve Müslümanlara yönelik sözlü saldırıları karşısında hemen galeyana gelip İntikam almaya kalkışmaz, telaşlanmaz. (13)Savaş zamanlarında da düşmandan çok daha fazla sabırlı olmaya çalışır. (14)
5) Mü’min affedicidir; affetmeyi sever. Öfkesini yutar ve insanların kabahatlerini affeder. Allah’ın af ve mağfiretine ermek için böyle davranır.(15)
6) Mü’min kendine yapılan kötülükleri iyilik yaparak savmaya çalışır. Karşılık vermeye gücü yettiği halde affetmenin bir fazilet olduğunu; kötülük yapana, iyilik ve güzellikle karşılık vermenin ise daha büyük bir fazilet olduğunun bilincindedir.(16)
7) Mü’min; fedakârdır, cömerttir, diğergamdır. Yeri geldiğinde kardeşini kendine tercih etmesini bilir. Kendisi ihtiyaç sahibi olduğu halde, özveride bulunup daha muhtaç durumda olanlara yardım elini uzatıp, onlar adına kendi hakkından vazgeçer. Bunun ahlakın zirvesi bir davranış olduğunun farkındadır. Kendini, kötü bir ahlak olan bencillikten, pintilikten arındırır. (17)
8) Mü’min, kendisine ne dünya ne de ahirette fayda vermeyecek, bilakis zarar verecek Boş söz ve davranışlardan uzak durur. Cahillerin sataşmasına maruz kalınca “Selametle”der, geçer. (18)
9) Mü’min Allah’ın ayetlerinin alaya alındığı günah ortamlarında bulunmaz. Farkında olmadan veya zaruri bir durum sebebiyle böyle bir ortamda bulunursa, aklını başına alıp hemen oradan uzaklaşmanın yollarına bakar.(19)
10) Mü’min diğer bütün mü’minleri kardeşi olarak bilir. Onlarla asla alay etmez, onu başkalarının yanında gülünecek tarzda aşağılamaz; onunla eğlenmez, onu kötü lakaplarla çağırmaz. Bunun büyük bir günah olduğunu bilir. Onlara suizanda bulunmaz, gizli hallerini araştırmaz ve gıybetlerini yapmaz. Gıybetin, ölü kardeşinin etini yemek gibi çok çirkin bir fiil olduğunun farkındadır.(20)
11) Mü’min, dâvete icabet eder, fakat davetin gerektirdiği âdaba son derece dikkat eder ve rahatsız edici hareketlerden uzak durur. (21)
12) Mü’min karşılaştığı Müslümanlara selam verir. Selamlaşmayı ihmal etmez. Başkalarının evlerine ve özel mekânlarına izin alıp girerken içerdekilere selam verdiği gibi kendi evine girerken içerdeki aile fertlerine de selam verir. (22)
13) Mü’minin her türlü hal ve hareketleri ölçülü, yapıcı ve yumuşaktır. O,kâfirlere sert mü’min kardeşlerine merhametli davranır. Fetih: Mü’minlere karşı alçak gönülle muamele eder. Yürüyüşü mûtedildir, yeryüzünde tevazu ile yürür. Sinirlenerek ve gururlanarak yürümez. O, ne yeri yırtabilecek ne de dağlarla boy ölçüşebilecek gücü ve kudreti olmadığının, aciz bir kul olduğunun farkındadır. (23)
14) Mü’min, sohbet meclislerinde, toplantı mekânlarında başkalarına yer açmak, gerektiğinde yer vermenin İslami nezaket anlayışının bir gereği olduğunu, buna uyanlara Cenab-ı Hakk’ın maddi ve manevi genişlik vereceğine, derecelerini yükselteceğine inanır ve öyle davranır. O her zaman ve mekânda elinden geldiği kadar iyilik ve Müslüman kardeşinin problemini çözme ve onun yardımında olma yolunda gayret içinde olur.(24)
15) Mü’min, kendinden sonra gelecek neslini ve zürriyetini düşünür, onların namaz kılan müttakilere önder olan göz aydınlatıcı hayırlı nesiller olması için dua eder.(25)
16) Mü’min ticari ilişkilerde verdiği sözlere ve yaptığı anlaşmalara sadık kalır; onların gereğini yerine getirir. Ahde vefa göstermenin dini bir vecibe olduğunu ve yapılan ahitlerin bir sorumluluk olduğunu bilir.(26)
17) Mü’min ihtiyacı olan kardeşine borç verir. (27) Teğabun:64/17 Eğer borçlu zor durumda olursa, borcunu tahsil için onu sıkıştırmaz, müsamaha gösterir hatta imkanları müsaitse borcu bağışlar. Bunun kendi ahreti için daha hayırlı olduğunu bilir.
18) Mü’min Allah’a şirk koşmaktan, küfür ve isyandan uzak durur. (28) İmansızlığın en büyük musibet ve kafirlerin yeryüzünün en şerli mahlukatı olduğunu, müşriklerin de necis olduğunu bilir.
19) Mü’min, bâtıl; yani İslam’ın reddettiği boş, asılsız ve yararsız inanışların her türünden uzak durur. Fal oklarının ve her türlü haksız kazancın haram olduğunu ve bundan hayır beklemenin doğru olmadığını bilir. (29)
20) Mü’min büyücülerin, Allah’ın izni olmadan, kimseye zarar veremeyeceklerine; kesinlikle iflah olamayacaklarına inanır.Kendisi yönelebilecek kötülüklerden, her şeye gücü yeten ve kulların daima iyiliğini dileyen Rabbine sığınır. (30)
21) Mü’min, şeytanın açık bir düşman olduğunu bilir. Onun adımlarına uymaz, ona uyanların kötü yollara düşeceğini görür ve bundan kaçınır. (31)
22) Mü’minin kıldığı namazı onu her türlü fuhşiyat ve kötülüklerden alıkoyar. Namazlarını vaktinde kılar. Namaz dışında da namazdaki huşû halini devam ettirmeye gayret gösterir. Namazlarını cemaatle kılmaya âzami titizlik gösterir ve bunun içinde çaba sarf eder. Özellikle secdede büyük bir huşû duyar, çünkü Allah’a en yakın zaman diliminin secde hali olduğunu hisseder, bilir. (32)
23) Cuma namazı vakti, ezan-ı Muhammedi’yi duyar duymaz alış verişi bırakır namaza koşar. Namazı bitirince de helalinden kazanmaya, yine her zaman olduğu gibi Allah’ı çok çok zikretmeye devam eder. (33)
24) Mü’min Peygamber efendimiz (S.A.V.)’in “Makâm-ı Mahmud”a erişebilmesi için şart koşulan gece namazına özel bir itina gösterir. Gücü yettiği nispette geceyi ihya etmeye, kıyamda ve secdede geçirmeye çalışır. Böyle yapanlara Cennet; hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın duymadığı ve kimsenin hatırına gelmeyen nice güzel nimetler hazırlandığını aklından çıkarmaz. (34)
25) Peygamber efendimiz (A.S.V.)’in kıldığı rivâyet edilen diğer nafile namazlara da devam eder. Nafile namazlara devam ettikçe Allah’a yakınlığının artacağını; hatta Allah’ın kendisinin gören gözü, işiten kulağı,konuşan dili, tutan eli, yürüyen ayağı olacağına inanır. (35)
26) Mü’min infak ehlidir.Malının farz olan zekatını verir. Malının iyisinden, kendi alırken yüzünü buruşturmayacağı kısmından verir.Ayrıca imkanları nisbetinde bol bol sadaka da verir. Allah için verdiği bir danenin yedi yüz yada onun katları kadar uhrevi bir mükafata vesile olacağını bilir. (36)
27) Mü’minin, sadaka vermesi yada hayır yapması için belli bir vakit söz konusu değildir. Gece gündüz, gizli açık verdiği gibi genişlikte de darlıkta da verir.Çünkü veren el alan elden üstündür. (37)
28) Mü’min verirken başa kakma ve incitme gibi, amelin sevabını boşa çıkaracak hatalardan uzak durur.Tatlı bir dil, güler bir yüz ve bağışlamanın eziyetle verilen sadakadan daha hayırlı olduğunun şuurundadır. Sadakasını sağ elinin verdiğini sol eli duymayacak derecede gizli ve ihlaslı olarak verir. (38)
29) Mü’min, Allah yolunda savaşıp şehit olmayı arzu eder. Şehitlere Allah’ın büyük nimetler hazırladığını, onların bizim farkında olmadığımız bir hayatla yaşamaya devam ettiklerini bilir. (39)
30) Mü’min, mü’min olmayanları dost ve sırdaş edinmez. Onların, Müslümanların hayrını istemediklerini bilakis kötülüklerini arzu ettiklerini bilir. Kafirleri dost edinmez.Yahudi ve Hıristiyanları da dost edinmez; onların birbirlerinin dostu olduğunun farkındadır. (40)
31) Mü’min, Müslüman yöneticilere itaat eder. Onlara itaatin İslamın bir emri olduğuna inanır. (41)
32) Mü’min, Allah’ın bir seçkin kulu olduğu için, diğer insanların hayrına olan faaliyetlerden uzak durmaz .Bunların başında: “Emr’i bil mâruf, Nahy Enil munker”daima iyiliği emreder, kötülükten de men eder. (42)
33) Mü’min işlerini hep istişare ile yapar. Önemli kararları alırken mutlaka işi bilenlerin ve değerlendirmelerine müracaat eder. Özellikle idareci olan mü’min, devlet işlerini baskı, keyfi idare tarzı ile yürütmemek; aksine gerekli durumlarda kararları, doğru görüş ortaya koyabilecek şahısların görüşlerini dikkate alarak oluşturmak için istişareyi asla ihmal etmez. (43)
34) Mü’min, insanlar arasında adaletle hükmeder, adaletle hükmedilmesine yardımcı olur. Bu hususta asla haksızların savunucusu olmaz. Dâima adaleti yerine getiren, Allah için şâhitlik eden kimselerden olur. Kendisinin, ana babasının veya akrabâsının aleyhine bile olsa; şahitlik ettiği kimseler zengin veya yoksul da olsalar adâletten asla ayrılmaz. (44)
35) Mü’min, idari işlerde emanetin mutlaka ehline verilmesine, işlerin başına mutlaka ehil kimseler getirilmesine çalışır. Bu konuda üzerine düşen vazifeyi yerine getirmeye gayret gösterir. İdareciliğe talib olmaz, vazife düşerse yada verilirse yapar. (45)
36) Mü’min, faiz yemez hiçbir faizli işleme karışmaz, kazancını ve ticaretini bu pislikten uzak tutmak için bütün gücüyle mücadele eder. Dünyada Allah ve Resulüne savaş açmaktan, ahirette de şeytan çarpmış gibi kalkmaktan korkar. (46)
37) Mü’minin ailesini muhabbet, merhamet ve koruyup kollama temeli üzerine bina eder. Karı-kocanın birbirini haramlardan koruyan bir elbise mevkiinde olduğunu bilir. Müşrik kadınla evlenmez.Mü’min bir kadın ise, hangi inanca mensub olursa olsun gayrimüslimle evlenemez. Mü’min eşini seçerken güzellik, soyluluk veya zenginlik itibarıyla“dindar ve ahlaklı olma”sını tercih eder. (47)
38) Mü’min, ailesine, çoluk çocuğuna namazı emreder, bunda sabır gösterir. Onları ebedi cehennem ateşine sürükleyecek ve böylece sonsuz mutluluğu kaybettirecek kötülüklerden uzak tutmaya gayret gösterir. (48)
39) Mü’min, yakın, uzak her türlü komşusuna güven verir, iyi davranır. Onun hak ve hukukunu korur. (49)
40) Mü’min ana babasını baş tacı eder. Onlara iyilik yapar, merhametli davranır,“öf”bile demez. Her türlü ihtiyaçlarını karşılar. Onlar için her lahza dua eder.(50)
Ya Rabbimiz!
Hakkıyla her dem sana gerçek manâda kulluk eden “MÜ’MİN” kullarından eyle. Aile efradıyla beraber hayatının her zerresini Allah’a adayan; batıl, şer, faiz, zulüm ve haksızlık üzerine inşa edilmiş beşeri kanun ve nizamların pisliğinden muhafaza et, bütün İslam ümmetinin her ferdinin, Kur’an’a endekslenmiş ter-u taze ve mâna dolu bir hayatı nasib ve müyesser eyle.AMİN...
Kerim’i Mâbud olan Rahman’a emanet olunuz
------Ayet Numaraları ----------
(1) A.İmran:3/113-İsra:17/107,109-Fatır:35/29
(2) Nisa:4/43-Maide: 5/6
(3) Ahzap:33/41-42
(4) A’raf :7/205
(5) Kehf:18/24
(6) A.İmran:3/135
(7) Enfal:8/45
(8) Râd:13/28
(9) Hud:11/112
(10) Fussilet:41/30-32;Ahkaf:46/13-14
(11) Tâha: 20/132;Meryem:19/65
(12) Bakara: 2/155-157
(13) İnsan:76/24;Arâf:7/199;Bakara:2/109;Maide:5/13.
(14) A.İmran:3/200
(15) A.İmran:3/134;A’râf:7/199 Nur:24/22
(16) Fussilet: 41/34
(17) Haşr:59/9 Muhammed:47/38-Teğabun:64/16
(18) Mü’minun:23/3-Furkan:25/72-Kasas: 28/55 Furkan:25/63
(19) Nisa:4/140-Enâm:6/68
(20) Hucurat:49/10 Hucurat:49/11-Hümeze:104/1 Hucurat:49/12
(21) Ahzap:33/53
(22) Nur:24/27-Nisa:4/86 Nur: 24/61
(23) Fetih:48/29. Maide:5/54. Lokman:31/18-19-İsra:17/37-Furkan:25/63
(24) Mücadele:58/11
(25) Bakara:2/128-129 -İbrahim:14/40-Furkan:25/74
(26) Maide:5/1-Bakara:2/177
(27) Teğabun:64/17 Bakara:2/280
(28) Nisa:4/36 Enfal:8/55-Beyyine:96/6 Tevbe:9/28
(29) Maide:5/3
(30) Bakara: 2/103 Yunus:10/77 Felak: 113/1-5
(31) Yasin: 36/60-61
(32) Ankebut:29/45 Bakara:2/238 Meâric:70/23. Bakara: 2/43 Alak:96/19
(33) Cuma:62/9-10
(34) İsra:17/79 Furkan: 25/64 Zümer:39/9 Secde: 32/17
(35) Hadisi Nebi-Buhari,Rikak:38
(36) Bakara: 2/3 Bakara: 2/267 Bakara: 2/261
(37) Bakara: 2/274
(38) Bakara: 2/262-264 Bakara: 2/271;Buhari,Ezan:36;Müslim:zekat:91
(39) Bakara: 2/154-A.İmran: 3/169,171
(40) A.İmran: 3/118 Nisa: 4/144 Maide: 5/51
(41) Nisa: 4/5-Mümtehine:60/12
(42) Hac:22/41-A.İmran: 3/104-110
(43) Şûra:42/38-A.İmran:3/159
(44) Nisa: 4/58-Sâd: 38/26 Nisa: 4/105 Nisa:4/135
(45) Nisa: 4/58 (Buhari,Ahkam 7;Müslim,İmare 15)
(46) Rum: 30/39 -A.İmran:3/130 -Bakara:2/275,297(47) Rum: 30/21 Bakara:2/187 Bakara: 2/221. (Buhari,Nikah:15)
(48) Tâha: 20/132 Tahrim: 66/6
(49) Nisa: 4/36
(50) İsra: 17/23
BETKÂRİLİ ENTEROĞLU