Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Ocak 10, 2009, 05:11:57 ÖÖ

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Profil Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt
B O Y K O T   Ü R Ü N L E R I
+  Ümmetin Sanal Kur'an Kursu...... www.ilminadresi.com
|-+  İslamı Öğreniyorum ( Bölüm Yöneticileri: AzRa - Kul Ahmedd )
| |-+  Bilgimizi Sınayalım (Moderatörler: Zemheri__, hakikat)
| | |-+  Alttakine Ne Sormak istersin ? (küçük bir bilgi yarışması)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 10 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Alttakine Ne Sormak istersin ? (küçük bir bilgi yarışması)  (Okunma Sayısı 5856 defa)
cumali

Süper Moderatör
*****


Teşekkür: 70
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 741

SENDEN UZAK KALABİLMEK TAŞLAR GİBİ YÜREK İSTER...


« Yanıtla #14 : Nisan 10, 2007, 05:57:47 ÖS »

cevap:Muaz b. Amr b. Cemuh

eğer cevabım doğru ise sorum şöyle olacak:
SORU:Hz.Hamzayı şehit eden vahşi müslüman olduktan sonra bu olay için o kadar çok üzülüyor ki,ALLAH'a dua ediyor ve diyor ki:

"ALLAH'ım bana öyle birini öldürmeyi nasip etki bende bu vicdan azabından birazda olsa kurtulayım."

Hz.Vahşinin öldürdüğü insan kimdir?
selamun aleyküm...ALLAH razı olsun kardeş... muaz bin amr bin cemuh (RA) ve kardeşi muaviz ebu cehil 'i ağır bir şekilde yaralamış ve öldürdüğünü zannetmiştir, senin kaynak olarak gösterdiğin hadislerdede bu yazıyor ama dediğim gibi muaz ve muaviz (RA) ebu cehil'i ağır yaralamışlardır..bu aslında bi nev'i şaşırtma sorusuydu ,yine de ilgi ve alakan için ALLAH razı olsun...oysa ki ebu cehil'i öldüren abdullah ibni mesud (RA) dır...olayın ayrıntıları:

Bedir savaşında, Eshâb-ı kirâmdan Afra hatûnun çocukları Muâz ve Muavviz, kılıç darbeleri ile Ebû Cehil'i kımıldayamıyacak şekilde yaralayıp, yıktılar. Öldüğünü zannedip oradan ayrıldılar. Peygamber efendimiz Ebû Cehil'i merak edip:

- Acaba Ebû Cehil ne yaptı, ne oldu? Kim bakar? buyurarak, araştırılmasını emretti. Aradılar bulamadılar. Gelip durumu bildirince Peygamber efendimiz:

-ALLAHü teâlâ zelil etti

- Aramaya devam ediniz! Eğer onu tanıyamazsanız, dizindeki yara izine bakınız. Birgün ben ve o, Abdullah bin Cûdan'ın ziyâfetine gittik. İkimiz de gençtik. Ben ondan biraz büyükçe idim. Orada onu itince düştü, dizlerinden birisi yaralandı. Bu iz onun dizinden kaybolmadı, buyurarak Eshâbına kolay tanımaları için işâret verdi.

Bunun üzerine, İbni Mes'ûd hazretleri yerinden fırlayıp aramaya gitti. Epey bir aramadan sonra, ölüler arasında ta'rife uygun yaralı birisini gördü. Yanına yaklaşıp sordu:

- Sen Ebû Cehil misin?

- Evet, Ebû Cehil'im.

- Ey Resûlullah düşmanı! Nihâyet ALLAHü teâlâ seni hakîr ve zelîl etti?

Aldığı yaralardan, acılar içinde kıvranan İslâm düşmanı Ebû Cehil, hâlâ inadına, düşmanlığına devam ediyordu. En ufak bir pişmanlık eseri yoktu. Ebedî olarak, Cehennemde kalmak üzere dünyadan ayrılmakta iken bile mel'ûn hâlâ ağzından kin kusuyordu:

- Ne diye beni zelîl ve hakîr edecek ey koyun çobanı! Hakîr olan sizler olacaksınız! Sen bana zaferden bahset! Kim kazandı kim kaybetti?

- Zafer ALLAH ve Resûlünün tarafındadır, ey mel'ûn. Artık sonun geldi. Zehir kusan başını, şu iğrenç vücûdundan ayıracağım.

- Doğrusu beni, senin gibi birisinin öldürmesi bana çok ağır gelecek.

- İşte ALLAH ve Resûlüne karşı gelen, onlara düşmanlık besliyenin sonu böyle zelîl olmaktır. Sen ve senin gibi olanların sonları böyle olacak. Burada zelîl olduğunuz gibi, âhırette daha zelîl olacaksınız! Ebedî olarak, Cehennem ateşi ile yanacaksınız. Cehennemde, şimdiki bu hâlinizi çok arayacaksınız. Fakat bulamıyacaksınız.

İbni Mes'ûd hazretleri, başını kesmek için Ebû Cehil'in miğferini çıkartırken:

- Ne olur hiç olmazsa, boynumu gövdeme yakın kes ki, başım heybetli görünsün, diyerek küfrünün, gurur ve kibrinin ne dereceye çıkmış olduğunu gösterdi.

İbni Mes'ûd, Ebû Cehil'in başını kılıcıyla kopardı. Kılıcını, miğferini aldı. Başına bir ip bağlayıp, sürükliyerek Resûlullahın huzûruna götürdü. Sevinç içinde:

- Yâ ResûlALLAH! Bu, ALLAHü teâlânın düşmanı Ebû Cehil'in başıdır, dedi. Peygamber efendimiz de:

- O ALLAH ki, O'ndan başka ilâh yoktur, buyurdu.

Sonra İbni Mes'ûd hazretleri ile beraber, Ebû Cehil'in cesedinin yanına gitti. Ona hitap ile:

- ALLAHü teâlâya hamd olsun ki seni zelîl ve hakîr kıldı. Ey ALLAHın düşmanı! Sen bu ümmetin fir'avnı idin! buyurdu
Logged

GELECEĞİM MEKKE , MUTLAKA BİR GÜN GELECEĞİM
DÖNECEĞİM SANA VAHYİN KALBİ , MUTLAKA BİR GÜN DÖNECEĞİM...
cumali

Süper Moderatör
*****


Teşekkür: 70
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 741

SENDEN UZAK KALABİLMEK TAŞLAR GİBİ YÜREK İSTER...


« Yanıtla #15 : Nisan 10, 2007, 06:13:16 ÖS »

El-Cevap :     Hz. MERYEM

Hani melekler: "Meryem, şüphesiz ALLAH seni seçti, seni arındırdı ve alemlerin kadınlarına üstün kıldı" demişti. (Al-i İmran Suresi, 42)

SORU :  Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) Efendimizin hayatında tatbik ettiği evinden çıkarken okumuş olduğu duanın ne olduğunu ve anlamını yazar mısınız ?
selamun aleyküm...hakkınızı helal edin...peygamberimizin evden çıkarken bir kaç tane dua ettiğine dair farklı rivayetler var ama ben birini yazıyorum sadece...
Enes (RA) den:
 Rasûlullah (sav) buyurdular ki: "Evinden çıkınca kim: bismillahi alALLAHi tevekkeltü la guvvete illa billah "ALLAH`ın adıyla, ALLAH`a tevekkül ettim, güç kuvvet ALLAH`tandır" derse kendisine: "İşine bak, sana hidayet verildi, kifayet edildi ve korundun da" denir, ondan şeytan yüz çevirir." kütübi sitte 1829. hadis...
 
ALTTAKİNE SORU:
MEZARI İSTANBUL KARAKÖY'DEKİ YERALTI CAMİİ'NİN ,İÇERİSİNDE OLAN SAHABİ KİMDİR?

Selametle...
Logged
007SERHAN

En
Editör
******


Teşekkür: 353
Online Online

Mesaj Sayısı: 2624

FATİHALAR YASİNLER BİTMEZ KARADENİZDE


WWW
« Yanıtla #16 : Nisan 10, 2007, 06:45:44 ÖS »

Hz. Amr b. Âs

Mekke-i Mükerreme’de doğmuştur. Asıl adı Amr b. El-Âs b. Vâil es-Sehmi el-Kureşi’dir. Askeri ve siyasi açıdan bilgili, kabiliyetli ve cesurdur. Sehm kabilesine bağlı olduğundan Kureyş’in önde gelenlerindendir.

Müslümanların Habeş kralı Necaşi’ye sığındıklarında, Kureyş’in ileri gelenleri Amr b. Âs’ı, Müslümanların Necaşi’ye sığınmaması için elçi göndermiştir, fakat başarılı olamamışlardır. Üstelik Amr b. Âs, Necaşi’nin yaptığı konuşmadan etkilenmiştir. Müslümanlara karşı Kureyş ordusuna kumandanlık etmiştir, ancak Müslümanların büyük başarılarıyla birlikte Müslüman olmaya karar vermiştir. Yaptıklarından daima çok pişmanlık duymuştur.

Hz. Ebû Bekir döneminde az birlikle güneydoğu Filistin’in fethinde büyük başarı kazanmıştır. Ecnâdeyn ve Yermük savaşlarına katılmış. Hz. Ömer döneminde ise Filistin’i tamamen İSLAMlaştırmıştır. Aynı zamanda Mısır Fatihi olarak tanınmaktadır. Sıffin Savaşı’nda Şam süvari birliklerinin kumandanlığını yapmıştır. Hâricîler’in suikastından tevafuken kurtulmuştur. Bu olaydan üç yıl sonra vefat etmiştir.

Hz. Amr b. Âs’ın türbesi Karaköy’deki Yer altı Camii’nde (Kurşunlu Mahzen Camii) bulunmaktadır


SORU:Topukları altından zemzem çıkan ve kendisini bıçak kesmeyen çocuk kimdir?
Logged

HATALIYSAM LÜTFEN ARAMIZDA KALSIN

ÖSS Nedeniyle Bir Müddet Çevrimdışı

eminalak

FİLİSTİN'E ÖZGÜRLÜK!!!!
Süper Moderatör
*****


Teşekkür: 130
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1178

ölümü tadacaksın...


WWW
« Yanıtla #17 : Nisan 11, 2007, 04:07:39 ÖS »

CEVAP:Hz.İsmail'dir.

Hz. İbrahim ALLAH Teâlâ'nın emriyle hanımı Hâcer ve oğlu İsmail'i Filistin'den alıp Hicaz'a götürdü. Hz. İsmail henüz sütte idi. Kâbe'nin daha sonra inşa edildiği yere yakın bir yerde büyük bir ağacın yanına bıraktı. Yanlarına bir dağarcık hurma ve biraz su koydu. O zamanlar henüz Mekke şehri kurulmamıştı, her taraf ıssızdı. Hatta su da yoktu.

Hz. İbrahim dönüp giderken Hacer, "Ey İbrahim, bizi bu ıssız ve kimsesiz vadide bırakıp da nereye gidiyorsun?" dedi. Hacer tekrar, "Ey İbrahim! Bizi burada bırakmanı sana ALLAH mı, emretti?" diye seslendi. Hz. İbrahim, "Evet ALLAH emretti" deyince, Hacer, "Öyleyse ALLAH bize yeter, bizi o korur" diyerek ALLAH'a tevekkül etti. İbrahim Seniye mevkiine gelince Kâbe'nin bulunduğu tarafa yönelerek şöyle dua etmiştir:

"Ey Rabbimiz, ben zürriyetimden bir kısmını senin mukaddes olan evinin yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Şunun için ki, Rabbimiz (orada) namaz (ların)'ı dosdoğru kılsınlar. Artık sen insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir ve kendilerini bazı meyvelerle rızıklandır ki (verdiğin nimete) şükretsinler" (İbrahim: 14/37).

Aradan günler geçti. Yanlarındaki su ve hurma bitti. Etrafta kimseler yoktu, çocuk susuzluktan ağlıyordu.

Hacer su aramaya başladı. Safa tepesine çıktı, etrafa baktı kimseyi göremedi. İndi; koşarak Merve'ye geldi; etrafına bakındı, kimseyi görmedi. Bir yudum su bulmak için Safa ile Merve arasındaki bu gidiş gelişi yedi defa tekrar etti. Yedinci defa Merve'ye çıktığında şimdiki Zemzem kuyusunun bulunduğu yerde bir melek gördü. Ayağının ökçesiyle yeri eşiyordu. Oradan su çıkmıştı. Diğer bir rivayete göre çocuk ayağı ile (veya eli ile) kumları eşelemeye başlamış ve oradan bir su çıkmıştır. Hacer gelip kana kana içti, çocuğuna da içirdi.

Hz. Hacer su boşa akmasın diye gölet yapıp suyu muhafaza etmeye çalışıyor, bir yandan da avuçlarıyla kırbasını dolduruyordu. Hz. Peygamber (s.a.s) bunu şöyle anlatmıştır: "ALLAH İsmail'in annesi Hacer'e rahmet eylesin! Eğer o Zemzem'i kendi haline bıraksaydı da, suyu avuçlamasaydı, muhakkak ki Zemzem akar bir kaynak olurdu"(Buhârî, Enbiyâ: 9.)
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU:Uhud savaşında Rasûlullah, üzerinde "korkaklıkta utanç, ileri gitmekte şeref var, kişi korkaklıkla kaderden kurtulamaz" yazılı bir kılıcı eline alarak, "bu kılıcın hakkını kim verir?" diye sormuş, ..............de kılıcı alarak savaşmıştır. Başını kırmızı bir sargı ile saran ................, düşman saflarını yararak Ebû Süfyan'ın karısı Hind'in yanına kadar Ulaşıp, onu yalnız başına yakalamış fakat "Rasûlullah'ın kılıcı ile yalnız bir kadının başını kesmek bana lâyık değildir" diye tekrar geriye dönmüştür. Savaşın kızıştığı ve Rasûlullah'ın öldürüldüğü söylentileri çıkarılarak müslüman ordusunun moralinin bozulduğu sırada Rasûlullah'ın çevresini, Ebû Bekir, Ömer, Ali, Abdurrahman, Sa'd, Zübeyr, Talha, Ebû Ubeyde ve ............. kuşatmışlardı. ............., Rasûlullah (s.a.s.)'in üzerine kapanarak düşman oklarına ve taşlarına karşı kendisini siper etmiş, yaralanmıştır. Müşriklerden Asım ve Ma'bed'i öldüren odur.

bu sahabi kimdir?????
Logged

Anlatılan bütün bu hikaye aslında tek kişilik yaşantıdan ibaretti
Yani benim sevgilim diyebileceğim kimse yoktu ey kari.
Ben öyle görmek istedim
Ve
Bir sevgilim olacaksa eğer boynunda siyah beyaz filistin atkısı
Ceplerinde fırlatmaya hazır sapan taşları olsun istedim.

MUSTAFA KADİR
HAMZA

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ
Editör
******


Teşekkür: 666
Online Online

Mesaj Sayısı: 2777


WWW
« Yanıtla #18 : Nisan 12, 2007, 11:52:32 ÖÖ »

EL-CEVAP:  Hz. Ebû Dücane (r.a.)

   Evet... Hz.Peygamber (S.A.V.)'imizin kılıcında aynen şöyle yazıyordu: "Korkaklıkta ar ve zillet, ilerlemekte şan ve şeref vardır; Kişi korkmakla kaderini değiştiremez."

   Mademki EMİN Kardeş UHUD SAVAŞI 'ndan konu açtı o zaman aynı savaştan devam edelim...

   Harp, olanca şiddeti ile devam ederken Medine'den gelen bir kişi daha İslâm saflarına dahil oldu: Adı ..........

   Ne zaman bu adamın ismi geçse, Rasûlullah Efendimiz O'nun için, ".......... cehennemliktir" buyururlardı. İslâm ordusu, Uhud'a gidip de ..........Medine'de kalınca, kadınlar kendisini ayıplamaya başladılar:

-  Ya ..........! Sen kadın mısın ki harpten geri kaldın. Herkes dövüşteyken ne işin var burada?

   Bu ve benzeri sözler üzerine O da savaşa katılmış, Kureyş kâfirlerine karşı canını dişine takmış dövüşüyor ve karşısına çıkanın canını cehenneme yolluyordu.

   İmân ordusunun müthiş hamleleri karşısında düşman, geriledikçe geriliyordu... Kılıç, ok, mızrak, at kişnemeleri birbirine karışmıştı.

   Bu savaşa kocası Urbe ve oğulları Osman ve Abdullah ile birlikte gelen Nesibe binti Kâ'b da cephe gerisinde kırba ile mücahidlere tas tas su dağıtıyordu.

   Ebu Cabir bin Amr radıyALLAHü anh hazretleri verdiğimiz ilk şehid olmuştu. Şaşırtıcı bir gayretle dövüşen ve yedi kâfiri katleden .......... da ağır yaralanmıştı. Katade bin Numan, yanına yaklaşacak kadar imkan bulunca:

-  Cihadın mubarek olsun ya .......... , küffarla ne güzel dövüştün? İnşâALLAH şehid olursun, dedi.

   Ama aldığı cevapla da hayretler içinde kaldı:

-  Ne cihadı; ne şehidliği? Ben müslümanlara yardımı aklımdan bile geçirmedim!

-  Peki Uhud'a niçin geldin öyleyse?

-  Ben Kureyşlilerin Medine'ye girerek hurma bahçelerine zarar-ziyan vermemeleri için kavga ettim, dedi.

   Ve bahtsız adam, az sonra yaşamaktan ümidini kesince, kılıcını karnına saplayıp intihar etti.

   
SORU :   Kimdir bu cahil yaşayıp, ahmak ölen zat...
Logged


Ölümü hayata tercih eden kimse için ölümle hayat müsâvîdir.
Zillete boyun eğmektense izzetle ölürüz !
Siz Ey Müslümanlar ! Suskun ve âciz, helâk olmuş ölüler !
Hâlâ kalpleriniz sızlamıyor mu ? Ümmet'in başına gelen bu acı felâketler karşısında !
Hiç mi kimse yok, ALLAH için ve Ümmet'in nâmusu için kızacak ?


“Cânân yolunda canım giderse / Canıma minnet, el-Hükmü lillâh!”

CESUR bir gün, KORKAK ise her gün ölür.
Oysa ki ÖLÜM, her ikisine de belirlenen vakitten önce gelmez.
Toplumda zulme uğrayan Mazlûmlar, En az zâlimler kadar cesaretli olmalıdırlar.
Sakın korku putunu yüreğinize dikmeyin, korkuyu korkutmadıkça CESUR ve YÜREKLİ olamazsınız.
Korkulmaya lâyık ise sadece Azîz ve Celîl olan Hazreti ALLAH (c.c.)'dır...


007SERHAN

En
Editör
******


Teşekkür: 353
Online Online

Mesaj Sayısı: 2624

FATİHALAR YASİNLER BİTMEZ KARADENİZDE


WWW
« Yanıtla #19 : Nisan 13, 2007, 09:25:15 ÖS »

 Kimdir bu cahil yaşayıp, ahmak ölen zat...

CEVAP:KUZMAN

SORU
ALLAH (c.c.)’ın Kur’an’ı Kerim’inde bildirdiği, Peygamber efendimiz (s.a.v.)’in tarif ettiği insanoğluna mahsus nefis yedi kısımdır.
Bunlar:
a- Nefsi Emmare
b- Nefsi Levvame
c- Nefsi Mutmainne
d- Nefsi Safiyye (Kamile)
e- Nefsi Merdiyye’dir. Bizim saymadığımız diğer ikisini de siz söyleyiniz?
Logged
leyl_i firak...

leyl_i firak...
Yeni Üye
*


Teşekkür: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 11


« Yanıtla #20 : Nisan 14, 2007, 01:19:07 ÖS »

       
  diğer ikiside;
    -Nefsi mülhime
    -Nefsi radiyye
----------------------------
  Soru:Kur'an-ı Kerim de kafirlerden direk olarak hangi ayette bahsedilmiştir?"ey kafirler.."
Logged

bir bak!! zaman ve mekan,nasıl da kuşatılmışız!
belli ki!! en tepeden en dibe atılmışız!!
                                                   N.Fazıl
cumali

Süper Moderatör
*****


Teşekkür: 70
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 741

SENDEN UZAK KALABİLMEK TAŞLAR GİBİ YÜREK İSTER...


« Yanıtla #21 : Nisan 14, 2007, 02:07:07 ÖS »


selamun aleyküm...
tahrim süresi 7. ayet :
Ey kâfirler! Bugün özür dilemeyin! Siz ancak işlediklerinizin cezasını çekeceksiniz...


ALTTAKİNE SORU:
ŞU ANKİ ÇEÇENİSTAN İSLAM CUMHURİYETİ'NİN DEVLET BAŞKANI KİMDİR?

selametle...
Logged
HAMZA

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ
Editör
******


Teşekkür: 666
Online Online

Mesaj Sayısı: 2777


WWW
« Yanıtla #22 : Nisan 16, 2007, 11:40:22 ÖÖ »

EL-CEVAP :   Şu anki Çeçen-İçkerya Devlet Başkanı Dokka Umarov 'dur.

9 Mart 2007 KAVKAZCENTER.COM sitesinde yapmış olduğu röportajın bir kısmı aşağıdadır:

Rahman, Rahim olan ALLAH'ın adıyla...

Öncelikle bu imkanı fırsat bilerek Çeçenya'daki kadar olmasa da Kremlin rejiminin baskılarına maruz kalan tüm Ukrayna halkına en iyi dileklerimi iletmek istiyorum.

Evimizde ve Kuzey Kafkasya'daki duruma gelince, Putin ve onun Çeçenya'daki kuklalarının iddialarının aksine savaş devam ediyor. Enformasyon ablukası, savaşın bittiği şeklindeki Moskova'nın yalanlarına inanmak isteyenler için geçici bir yanılsama oluşturabilir, ama bu olayın gerçek durumunu değiştiremez. Bir kez daha açıklıyorum, savaş devam ediyor.

2006 yazında iki önemli liderimizi Devlet Başkanı Abdulhalim Saydulayev ve Devlet Başkanı Yardımcısı Şamil Basayev'i kaybetmiş olmamız elbette planlanan askeri operasyonların temposunda etkili oldu. Bunun dışında geçen sonbahar, köylerde ve şehirlerdeki güçlerimizin eylemlerine yaklaşımımızın değişmesine bağlı olarak taktiklerimizi değiştirme kararı aldık. Başka bir ifade ile şu anda yeni taktikle savaşı yürütmeye uygun olarak askeri düzenimizi yeniden şekillendiriyoruz.

Sonbahar ve kış daha çok hazırlık çalışması ile geçti. Bizim büyük problemimiz, cihada katılmak isteyen gençlerin akını. Tüm isteyenlere silah sağlayamıyoruz, ama bu problemi çözmeye gayret ediyoruz. Bu süre zarfında planlı askeri operasyonlara tek bir gün ara verilmedi. Özellikle dağlık bölgelerinde olmak üzere birliklerimizin yürütmüş olduğu operasyonların sadece yüzde 5-10'u medyaya yansıyor.

Cephe önünde bulunan bizler için bu savaşın geleceği açık. Başarıdan ve bizi kesinlikle işgalcilerin Kafkasya'dan sürülmesine götürecek olan Rusya imparatorluğunun mağlubiyetinin kaçınılmaz olduğu konusunda şüphemiz yok. Putin televizyonuna bakan ve Kadirov masallarını dinleyenler için durum farklı görünüyor. Ama bu onların problemi ve bizi ilgilendirmiyor.

Her şeyin zamanı var. Biz hiç bir yere acele etmiyoruz. İnanan bir Müslüman için cihad, herkesin katılma şansı elde edemediği ALLAH'ın bir lütfu. Bunu hak etmek lazım...


http://www.kavkaz.org.uk/tur/content/2007/03/09/2901.shtml



GELELİM SORUMUZA İnşALLAH....

Hicretin ........ senesinde .................... Yemâme'de peygamberlik davasına kalkıştı.

.........., daha önce Benî Hanife temsilcileri ile görüşüp Müslüman olmuştu. Yemâme'ye dönünce irtidâd etti. (1)

İrtidat ettikten sonra Peygamberimiz (s.a.v.)e ortak olduğunu iddia etmeye ve yaymaya başladı. Kısa zamanda, hokkabazlık ve sihirbazlığıyla Benî Hanif ve Yemâme halkından bir çok kimseyi kandırıp etrafına topladı.

Hattâ, bir ara Kur'an-ı Kerim'i bile taklide kalkıştı. Bir takım gülünç sözler dizip Kur'an diye okurdu. Uydurduğu laflardan bazıları şunlardı:

"Fil nedir? Filin ne olduğunu sana ne bildirdi?
"Onun hurma lifinden ip gibi kuyruğu ve uzun hortumu vardır.
"Bu Rabbimizin yarattıklarından azıcığıdır!"


.......... 'yi gülünç duruma sokan bir başka sözü ise şuydu:

"Ey kurbağa kızı kurbağa! Ne diye nak nak, vak vak edip duruyorsun? Üstün suda, altın balçıkta! Sen, ne suyu bulandırabilirsin, ne de içene mani olabilirsin! Yarasa, sana ölüm haberini getirinceye kadar bekle!" (2)

Peygamber Efendimiz (S.A.V.); Necid diyarında bulunan Müslümanlara da haber göndererek, ................................. 'ın hakkından gelmelerini emir buyurdu.

Resûl-i Kibriyâ Efendimizin ebediyyet âlemine irtihalinden sonra, Hz. Ebû Bekir, Halid bin Velid komutasında ............ 'nin üzerine bir ordu gönderdi. Vahşi bin Harb, Hz. Hamza'yı şehid ettiği mızrağıyla onu öldürdü.


1. Sîre, 4:223; Taberî, 3:162.
2. Tabakât, 4:551; Taberî, 3:254.


SORU :   Peygamberlik iddiasında bulunan bu zevat kimdir, lakabı ve Hicri senesini yazınız.
« Son Düzenleme: Nisan 16, 2007, 11:46:53 ÖÖ Gönderen: HAMZA » Logged
007SERHAN

En
Editör
******


Teşekkür: 353
Online Online

Mesaj Sayısı: 2624

FATİHALAR YASİNLER BİTMEZ KARADENİZDE


WWW
« Yanıtla #23 : Nisan 17, 2007, 05:23:27 ÖS »

Müseylime-i Kezzabın  (MÜSEYLİME)
hicretin onuncu senesinde

Alttakine soru : Aşerei Mübeşşire nedir ve kimlerdne oluşur ???
Logged
HAnefi

Süper Moderatör
*****


Teşekkür: 285
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1612


« Yanıtla #24 : Nisan 17, 2007, 05:41:22 ÖS »


Alttakine soru : Aşerei Mübeşşire nedir ve kimlerdne oluşur ???

CEVAP:
Yaşarken cennetle müjdelenen on sahabeye denir.

1 - Hz. Ebu Bekir

2 - Hz. Ömer

3 - Hz. Osman

4 - Hz. Ali

5 - Hz. Sad Bin Ebi Vakkas

6 - Hz. Zeyd Bin Sabit

7 - Hz. Talha Bin Ubeydullah

8 - Hz. Zübeyr Bin Avvam

9 - Hz. Ebu Ubeyde Bin Cerrah

10-Hz. Abdurrahman B. Avf

ALTTAKİNE SORU :

Hz. Peygamber'in süt kardesi olan Sa'd b. Bekirogullari kabilesinden Seymâ binti Hâris'i esir alan komutan kimdi ? ve hangi savaşta esir aldı ?
Logged

Kur'an öyle bir zengilliktir ki ,
artık ondan sonra bir fakirlik ve onun dışında bir zenginlik yoktur.

Hayırda kalın...


Dikkat!.Forum Kuralı: Mesajlarınızda sadece Alıntı ve Smiley (ifade) kullanmak site kurallarına uygun değildir.
leyl_i firak...

leyl_i firak...
Yeni Üye
*


Teşekkür: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 11


« Yanıtla #25 : Nisan 22, 2007, 08:37:42 ÖS »

el-cevap:
            Hz.Aişe                                Cüveyriye bn. El-Huzaa 
            Hz.Hafsa                              Hz.Safyye
            Sevde bn. Zem'a                   Zeynep bn. Cahş
            Meymune bn. El-Haris             Ummü seleme
            ümmü habibe

-------------------------------
Alttakine soru..
                  Efendimizin adını vererek beddua okuduğu 6 müşrk kimlerdir??   
[/color]
Logged
leyl_i firak...

leyl_i firak...
Yeni Üye
*


Teşekkür: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 11


« Yanıtla #26 : Nisan 24, 2007, 09:47:31 ÖS »

benim bildiğim kadarıyla mescidi nebevinin yanındakı odalar hane i saadetti ve mekkede sadece bu hanımları vardı diye biliyoırum..dogrusunu oğrenınce paylaşırız inşALLAH..
Logged
eminalak

FİLİSTİN'E ÖZGÜRLÜK!!!!
Süper Moderatör
*****


Teşekkür: 130
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1178

ölümü tadacaksın...


WWW
« Yanıtla #27 : Nisan 29, 2007, 11:45:44 ÖS »

1. (5598)- Hz. İbnu Mes'ud (radıyALLAHu anh) anlatıyor: "Rasûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Ka'be'nin yanında namaz kılarken, Ebu Cehl ve arkadaşları da orada oturuyordu. Bir gün öncesi bir deve kesilmişti. Ebu Cehl arkadaşlarına: "Falan ailenin kestiği devenin işkembesini kim getirip, secdeye gidince Muhammed'in omuzları arasına bırakacak?" dedi. Oradakilerin en bedbahtı fırlayıp, işkembeyi kaptığı gibi, Aleyhissalâtu vesselâm secdeye kapanınca iki omuzu arasına bıraktı. Buna hepsi güldüler, (keyflerinden) birbirlerinin üzerine eğilmeye başladılar. Ben (biraz uzaklarında) ayakta durmuş onlara bakıyordum. Eğer bir destekcim olsaydı onu sırtından atardım. Rasûlullah secdede idi, başını kaldırmıyordu. Derken biri kalkıp Hz. Fatıma (radıyALLAHu anhâ)'ya haber verdi. O, henüz küçük bir kızcağızdı, geldi, işkembeyi sırtından yere attı. Sonra onlara yönelip, hakaretler savurdu. Aleyhissalâtu vesselâm namazını tamamlayınca, sesini yükseltti ve hepsine bedduada bulundu. Rasûlullah dua etti mi üç kere tekrar ederdi, bir şey isteyince de üç kere isterdi. Namazı bitince:

"ALLAH'ım, Kureyş(in helakini) sana havale ediyorum!" dedi ve üç kere tekrar etti. Rasûlullah'ın sesi kulaklarına gelince onlardan gülme gitti. Duasından korkuya düştüler. [Beddua edince bu onlara çok ağır geldi. Zira onlar bu beldede yapılan duaların kabul edildiğini biliyorlardı.] Sonra Rasûlullah:

"Ey ALLAH'ım, Ebu Cehl İbnu Hişam'ın, Utbe İbnu Rebia'nın, Şeybe İbnu  Rebia'nın, Velid İbnu Utbe'nin, Ümeyye İbnu Halef'in, Utbe İbnu Ebi Muayt'ın helaklerini  sana havale ediyorum" dedi. Bir yedinciyi de zikretmişti, aklımda tutamadım. Muhammed'i hak ile gönderen Zat-ı Zülcelal'e yemin olsun, Rasûlullah'ın ismen zikrettiği bu adamları, Bedir günü hep yerlere serilmiş gördüm. Bunlar, sonra da kuyuya, Bedir kuyusuna sürüklenip atıldılar." [Buharî, Vudu 69, Salat 109, Cihad 98, Cizye 21, Menakıbu'l-Ensar 29, Megazî 7; Müslim, Cihad 107, (1794); Nesâî, Taharet 192, (1, 161).]

kardeş zannımca sorunun cevabı bu olması lazım ama ben biraz siyer kitaplarını karıştırdım ve şu isimlerede rastladım.

"Yemame Hükümdari Hevze,Gassan Hükümdarı Ebu Şimr Gassani Haris,Uteybe bin Ebu Leheb,Kisrâ,Muhallim bin Cessâme"

peygamber efendimiz bunlarında adını anarak beddua etmiştir....

tabi ki cevap doğruysa ....

SORU:Sıfat-ı İlahiyye, Sıfat-ı Selbiyye,Sıfat-ı Subutiyye nedir?
Logged
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 10 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
ajan yarışması Komedi algebraomer 0 138 Son Mesaj Aralık 18, 2006, 07:45:47 ÖS
Gönderen: algebraomer
adres sormak !!!!:) Komedi Reis 2 102 Son Mesaj Eylül 29, 2007, 09:45:24 ÖÖ
Gönderen: Reis
Çürük elma için ne istersin İbretlik Hikayeler 007SERHAN 0 76 Son Mesaj Aralık 08, 2007, 02:39:03 ÖS
Gönderen: 007SERHAN
Beynime mi girmek istersin, kalbime mi girmek istersin? İbretlik Hikayeler reyyan 2 108 Son Mesaj Haziran 13, 2008, 09:10:46 ÖÖ
Gönderen: reyyan
Elazığ, Kur'an Meali Bilgi Yarışması'na hazırlanıyor Duyurular... veranur 1 59 Son Mesaj Aralık 18, 2008, 01:26:12 ÖS
Gönderen: Gül'e Hasret

|Site Map|Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Home
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
SMF Theme By: MPDesignZ.com

Dost Sitemiz: ZeynepDer.Org

Valid XHTML 1.0 Transitional